Reklam
Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete

Diyanet İşleri Başkanı Görmez:

'Dünyanın en zor işini yapıyoruz çünkü bizde her görevin rolü olur ama bizim görevlerimizin rolü olmaz. Her görev icra eden rol yapabilir ama biz yapamayız. Yaptığımız zaman dünyayı da kaybederiz ahireti de kaybederiz' 'Dini hayatı yaşayan insanları bekleyen en büyük tehlike dini hayatın rutinleşmesidir. Mutfakta yemek yapmakla namaz kılmanın eşit bir davranışa dönüştüğünü düşünün. Bahçe sulamak ile başka bir ibadetin aynı kategoriye indirilip rutinleşmesi, dindar bir insan için en büyük tehlike

24 Şubat 2018, C.tesi günü, saat 10:00 'de eklendi. Font boyutu:

Notice: Undefined variable: ReklamHaberIci in /home/yenikonya/web/yenikonya.com.tr/public_html/pages/ajanshaberleridetay.php on line 131

KAHRAMANMARAŞ (AA) - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Dünyanın en zor işini yapıyoruz çünkü bizde her görevin rolü olur ama bizim görevlerimizin rolü olmaz. Her görev icra eden rol yapabilir ama biz yapamayız. Yaptığımız zaman dünyayı da kaybederiz ahireti de kaybederiz." dedi.

Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde "Din Görevlileri ile Buluşma Programı"na katılan Görmez, yaptığı konuşmada, din görevlilerinin işlerini, güçlerini bir tarafa bırakıp kalplerini hesaba çekmeleri gerektiğini söyledi.

Bütün genelgeleri, yönetmelikleri, müftülüğün toplantılarını, diyanetin talimatlarını, hepsini bir tarafa bırakıp diyanet camiasının önce kalbini hesaba çekmesi gerektiğini vurgulayan Görmez, "Mihrabın abidi olmadan mihrabın imamı olunmaz. Minberin alimi olmadan minberin hatibi olamazsınız. Kürsünün arifi olmadan kürsünün vaizi olamazsınız. Onun için buradan başlamak lazım." diye konuştu.

Dünyanın en zor işini üstlendiklerine dikkati çeken Görmez, şunları kaydetti:

"Dünyanın en zor işini yapıyoruz çünkü bizde her görevin rolü olur ama bizim görevlerimizin rolü olmaz. Her görevi icra eden rol yapabilir ama biz yapamayız. Yaptığımız zaman dünyayı da kaybederiz ahireti de kaybederiz. Allah muhafaza eylesin. Onun için bence buradan başlamak lazım. Bizim kalbimizi çözdüğümüz zaman diğer bütün sorunları çözeriz. Milletin çocuklarını, annelere, babalara, Kur'an-ı Hakim'i öğretiyoruz. O Kur'an-ı öğretirken acaba bununla birlikte Kur'an ahlakını ne kadar verebiliyoruz? Kur'an-ın hükmüyle birlikte hikmetini ne kadar öğretebiliyoruz?"

Görmez, diyanet camiası olarak ciddi bir muhasebeye ihtiyaçları olduğunu, muhasebeye başlanacak yerin de kalpleri olduğunu anlattı.

- "Müftü için en büyük tehlike nedir?"

İhlas ve samimiyet, aşk ve heyecanın kaybedilmesi halinde bu millete verebilecek hiçbir şey kalmayacağını ifade eden Görmez, "Her birimiz allameicihan olsak, her birimiz dünyanın en büyük hatibi olsak, her birimiz dünyanın en büyük hizmet için koşturan insanı da olsak biz ihlas ve samimiyeti elden terk ederek, oradan uzaklaşarak başarılı olamayız. Hep birlikte bunun üzerinde durmalıyız. Mihrabın abidi olmak cümlesini asla unutmamalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Görmez, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizi bekleyen en büyük tehlike, dini hayatı yaşayan insanları bekleyen en büyük tehlike, dini hayatın rutinleşmesidir. Mutfakta yemek yapmakla namaz kılmanın eşit bir davranışa dönüştüğünü düşünün. Bahçe sulamak ile başka bir ibadetin aynı kategoriye indirilip rutinleşmesi, dindar bir insan için en büyük tehlikedir. Mihrap görevlisi, din görevlisi için en büyük tehlike nedir? Vaiz, vaize için, imam, müftü için en büyük tehlike nedir? Yaptığı işin sıradanlaşmasıdır. Sadece Fatiha'yı düzgün okumakla biz imamlık yapamayız. Okumalıyız."

Program, basına kapalı olarak devam etti.

Yorumlar
KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ