Reklam

İlkay Özer

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yaşlanma ve deri

Yaşlılık biyolojik, sosyal ve psikolojik yönleriyle karmaşık bir süreçtir. Yaşlanmanın doğal sonuçlarından biri olan deri yaşlanması sadece biyolojik bir süreç değil bireyin ruhsal durumu, beden imgesi, benlik saygısı ve kişiler arası ilişkilerini etkileyen bir süreçtir. Deride oluşan kırışıklık, sarkma, kuruluk gibi belirtiler hemen herkeste bir takım kaygılara yol açar ve bir uyum süreci gerektirir. 65 yaş ve üzeri yaşlılık olarak değerlendirilirken artan sosyoekonomik koşulların iyileşmesi sayesinde bu yaş sınırı daha ileri sayılara ilerletileceğe benzemektedir.

20 yaşına kadar yaşlanmanın belirtileri büyüme ve gelişme olarak gözlenirken, 20 yaşından itibaren deride yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaktadır. Deri yaşlanması kronolojik yaşlanma olarak da bilinen ve genetik olarak programlanmış doğal bir süreç içerisinde oluşan içsel (intrinsik) yaşlanma ve özellikle uzun süreli güneş maruziyeti ve çevresel faktörlerin neden olduğu dışsal (ekstrinsik) yaşlanma şeklinde sınıflandırılmaktadır. İntrensek nedenler: genetik, endokrinolojik (hormonal) faktörler, tümörler ve enfeksiyonlar iken ekstrensek faktörler başta kronik güneş maruziyeti olmak üzere, olumsuz çevresel faktörler, yetersiz beslenme, sigara, alkol ve ilaç alışkanlıklarıdır. Yaşlanmanın başlamasında suçlanan şey hasar birikiminin hasar kontrol sistemindeki önleme, tespit, onarım ve yerine koyma kontrolünün bozulmasıdır.

DERİ YAŞLANMASINI ETKİLEYEN BAŞLICA FAKTÖRLER:

1) Hormonal faktörler:

Derinin fonksiyonel kapasitesi için hipofiz, tiroid ve gonodal hormonların yeteri miktarda olması gerekmektedir. Kadınlarda menopozla birlikte beliren deri kuruluğunda artış, deride gevşeklik, epidermal incelme elastikiyetin azalması pigment bozuklukları, azalan östrojenin bir göstergesidir. Menopoz sonrası alınan hormon replasman tedavisi cildin su tutma kapasitesini arttırmaktadır, fakat kloasma (gebelik maskesi) benzeri lekelere neden olabilmektedir.

2)Ultraviole:

Yaşlanmanın kaçınılmaz doğal sürecini en fazla etkileyen faktör kronik güneş hasarının yol açtığı çevresel etkidir, önlenebilir nedenlerinde başında gelen ultraviole deri yaşlanmasının %90’dan fazlasını oluşturmaktadır. Foto yaşlanmanın ultraviole spektrumu tam olarak ayırt edilememiştir. Buna rağmen genel olarak UVB'nin daha çok epidermal hasara, UVA’ nın ise dermal hasara neden olduğu düşünülmektedir. Foto yaşlanma süreci ile elastik liflerde önce sayıca çoğalma ve kalınlaşma olur.


Mikrofibriler komponentteki değişim derinin gevşek bir hale gelmesine yol açıp kırışmayı kolaylaştırır. Solar hasar en fazla keratinosit ve melanosit hasarı yapmaktadır.
3)Sigara:

Güneş hasarından sonra deri yaşlanmasında en fazla rolü üstlenen faktör sigaradır. Serbest oksijen radikali oluşumuna neden olarak deri yaşlanmasına katkıda bulunmaktadır. Nikotin vazokontraksiyona (damar daralmasına) ikincil olarak oksijen ve gıdasal dengeyi bozmaktadır. Sigara içen ve içmeyen iki grup arasında yapılan bir çalışmada ciddi ve orta ciddi kırışıklık oranlarında anlamlı fark bulunmuştur.

YAŞLANMANIN KLİNİK BULGULARI

Yaşlanmanın kliniği intrensek ve ekstrensek olmasına göre farklılıklar göstermektedir. İntrensek yaşlanma kendini deride incelme, kuruluk, ince kırışıklıklar ve tümöral yapılar olarak gösterirken, ekstrensek yaşlanmada: deride ince ve kaba kırışıklıklar, düzensiz pigmente lekeler, deri renginde yer yer açık yer yer koyu lekeler, kaba pürüzlü görünümü, kılcal kan damar genişlemeleri, küçük travmalar ile deri morarmaları izlenmektedir.

Deri yaşlanmasından korunma

Deri yaşlanmasının temel prensibi korumaya yöneliktir. Korumanın ana ilkesi de extrensek yaşlanmanın temel nedeni olan ultravioleden korunmaktır. Fotokoruma; fotoyaşlanma ve deri kanseri nedenleri benzerdir. Bu yüzden yaşlanma karşıtı fotokoruma deri kanseri gelişimini de azaltacaktır. Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için gün ortası saatlerde güneş temasından kaçınmak koruyucu giysi ve gözlüklerin takılması gibi basit önlemlerin yanında güneşten koruyucu kremlerin kullanılması da gerekebilmektedir. Güneşten koruyucular fiziksel ve kimyasal koruyucular olarak ikiye ayrılmaktadırlar. Deri yaşlanmasının önlenmesi için dengeli beslenmen çok önemlidir. Özelikle Koenzim Q10 ve A, B, C, E vitaminden zengin beslenmek derinin yaşlanma sürecini geciktirebilmektedir.

12 Mayıs 2015 Bu Haber 10218 Kez Okundu...
Bu Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır...

Yorum Yap

Başbakan'ın Teşrifleriyle Kontv Açılışı
Whatshapp
YAZARLARIMIZ
Niyazi DÜNDAR
Kazım ÖZTÜRK
Fatih KÜT
Fahri ÖZPARLAK
Recep Öğütçü
Ömer Lütfi ERSÖZ
Mustafa SÜS
Fatma Tunçer Öncü
Alaettin EKİZER
İbrahim ARICI
Ali GÜNAYDIN
Mehmet Akif TEKİN
Yılmaz ALTUNSOY
Nurettin BAY
Mehmet Yıldırım
Volkan Erikçi
Kemal SOYLU
Ahmet ŞİMŞEK
Yaşar TOY
Ali Günaydın.
Şinasi Sefa TORUN
Oktay SINIĞ
Uzm Dr. Abdulcelil KALEM
Taha ÖZER
Dr. Rana ECEVİT
Yılmaz BiLGİ
Seyfullah Koyuncu
Cenap ŞİRİN
Uzm. Dr. HALİT KARACA
Halil USLU
Ahmet AKBIYIK
Uzm. Dr. Mehmet Portakal
Cemil PASLI
İlkay Özer
Yusuf KOÇ
Mehmet Sözer
MEHMET SAMİL SENALP
Merve ÖLMEZ
Hüseyin ALTUNBAŞ
Mehmet ÇOLAKOĞLU
MUSTAFA YALÇIN
Selahattin AKÇAKAYA
Yasin Paksoy
Prof Dr. Necdet Gök
Ahmet TAŞGETİREN
Yaşar GÜR
Ayşe Hümeyra BİÇER
Mehmet Halife Doğan
Gül ÇERAĞ
Ayşe Yaşar ÜMÜTLÜ
Belge.com.tr
BUGÜNKÜ GAZETE
25.03.2017
Kontv Milletin Kanalı
Anmeg Reklam
Kanalon
Tivibu
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin hakkı sakldır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
©2012-2014 Anadolu Medya Grubu (ANMEG)