Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete

Gerçek dostlar kromozom saymaz

21 Mart Down Sendromlular Günü için dünyada ve Türkiye'de her yıl çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Gerçek dostlar kromozom saymaz
03 Nisan 2019, Çarşamba günü, saat 16:50 'de eklendi.

21 Mart Down Sendromlular Günü için dünyada ve Türkiye'de her yıl çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Eğitimler, konferanslar vb. uygulamalarla Down Sendromu ile ilgili toplumsal bir farkındalık yaratmak, bu konuda olumlu dönütler alabilmek açısından önemli. Her yıl 3 bin civarında Down sendromlu bireyin dünyaya geldiği düşünülürse, bu konuda yapılan çalışmalar ve etkinliklerin gelecek açısından önem arz ettiği oldukça açık.
21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü için farkındalığımızı artıracak bir röportaj yaptık. Bu röportaj Down Sendromlu ve tüm özel gereksinimli bireylerin hayata katılımlarına ufacık da olsa bir katkı sağlayabilecekse ne mutlu bize. Tuba Subaşı Adıbelli hayallerinin mesleğini yapan az sayıdaki şanslı insanlardan birisi. Uzun yıllardır özel gereksinimi olan çocuklarla çalışıyor ve bu yaşına kadar yaptığı en anlamlı şeyin bu çocukların hayatlarına dokunmak olduğunu düşünüyor. Keyifli geçen o röportajımız sizlerle...



Ayşegül Büyüksarı ŞENCAN: DOWN SENDROMU NASIL GENETİK BİR FARKLILIKTIR
Tuba Subaşı Adıbelli: İnsanda 21. kromozom çiftinde bir fazla kromozomun bulunması sonucunda ortaya çıkar. Vücutta fonksiyonel ve yapısal değişiklikler gözlemlenir. Bu kişiler zihinsel kavramada eksiklik, kendine has yüz görünümü ve öğrenme güçlüğü ile karakterize olabilirler. İnsanlarda bulunan hücreler genlerden meydana gelmiştir. İnsanın taşıdığı fiziksel özellikler, kişilik yapısı genlerde yer alır. Genler ise kromozomlarla birbirine bağlıdır. Kromozomlar çiftler halinde kümelenmiş olup, 23 çift kromozom bulunmaktadır. Yani toplam 46 kromozom olmalıdır. Down sendromlu kişilerde bu sayı 47 tanedir. Buradan anlaşılacağı gibi hastalıktan ziyade, sadece genetik farklılıktan oluşan bir durum söz konusudur.

Ayşegül Büyüksarı ŞENCAN: ZEKA SEVİYELERİ FARKLILIK GÖSTERİYOR MU?
Tuba Subaşı Adıbelli:Down Sendromlu çocuklar, normal gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırıldıklarında tüm gelişimsel alanlarda gerilik gösterdikleri görülmektedir. Erken çocukluk döneminde, Down sendromlu çocukların gelişimleri, normal gelişim gösteren çocuklarınkine benzer şekilde, aynı sırayla fakat daha yavaş olarak gerçekleşmektedir. Down sendromlu çocuklar bilişsel, dil, kişisel-toplumsal gelişimi alanlarında gerilik göstermektedir. Bu gerilik yaşamın erken döneminde çok belirgin olmamaktadır. Ancak çocuğun büyümesiyle belirgin hale gelmekte ve zamanla yaşıtları ile arsındaki fark daha da açılmaktadır.

Kazım ÖZÇELİK: DOWN SENDROMLU BEBEKLERİN DİĞER BEBEKLERE GÖRE GELİŞİMLERİNDEKİ FARKLILIKLAR NELERDİR?
Tuba Subaşı Adıbelli: Down sendromlu çocukların nörolojik sistemlerindeki yetersizliğin zihinsel süreci etkilemesi sonucu, çocuğun hareketleri, çevresini algılaması, çevresinde bulunan insanlarla iletişimi, öğrenmesi, ses çıkarması, koordinasyonu, konuşması gibi pek çok gelişimsel süreç olumsuz olarak etkilenebilmektedir. Down sendromlu bireylerin normal gelişim gösteren bebeklere göre daha pasif, gevşek, çevrelerine ilgisiz, sesiz ya da fazla huysuz olmaları söz konusu olabilmekteyse de, büyük çoğunluğu yaşamlarının ilk aylarında diğer bebeklerden farklı değillerdir.Down sendromlu bebeklerin konuşma ve dil gelişimi yaşamın ilk yıllarından beri genellikle gecikme göstermektedir. Bu gecikme iştme kaybı, ağız ve dil kaslarındaki hipotoni (kas gevşekliği) ve çocuğun bilişsel gelişimindeki geriliğin etkisi sonucunda olabilmektedir. Araştırmalar, Down sendromlu bebeğin en çok dil alanında geri olduğunu, bu alandaki geriliğini çevresinin dille ilgili özellikleriyle de bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Normal gelişim gösteren çocuklar, ikinci yılın sonuna doğru sözcüklerin birbiri ile olan ilişkilerini anlamaya başlarken, bu süreç Down sendromlu çocuklarda çok daha geç olmaktadır. Normal gelişim gösteren bebeklerde3. veya 4. aylarda çıkardıkları sesler artmakta daha sonra ilgisini konuşmaktan çok çevresine ve konuşulanlara çevirdiği için çıkardığı seslerde azalma görülmektedir. Down sendromlu bebeklerse daha geç olarak ses çıkarmaya başlamakta, çevrede konuşulanları dinlemediği ve dikkat etmediği için çıkardığı seslerde diğerlerindeki gibi azalma olmamakta, bu azalma daha sonra görülmektedir.



Kazım ÖZÇELİK: DOWN SENDROMLU ÇOCUKLAR İLKÖĞRETİM ÇAĞINDA MUTLAKA ÖZEL EĞİTİM KURUMUNA  VEYA ÖZEL ALT SINIFLARA GÖNDERİLMELİDİRLER
Tuba Subaşı Adıbelli: Ülkemizde tüm bireylerin, bu arada Down sendromlu bireylerin de- ayrım gözetmeksizin- eğitim hakkı bulunmaktadır.? Eğitimde ve bu arada özel eğitimde temel ilke ve uygulama, gecikmeden bir an önce eğitime başlanması şeklindedir.?Eğitimin aksamaması o kadar önemlidir ki; hatta tıbbi-eğitsel tanılama daha sonra yapılabilir. Özel Eğitimde ‘kaynaştırma' asıldır; "en az sınırlandırılmış ortam” kaynaştırma uygulamaları ile sağlanır.?Tüm öğrencilerin herhangi bir yetersizliği olmayan akranları ile birlikte aynı çatı altında eğitime devam etmesi temel amaçtır. Kademeli eğitime geçişle birlikte yukarıdaki tespit bir ihtiyaçtan çok zorunluluk haline dönüşmüş bulunmaktadır.?

Kazım ÖZÇELİK:  ÖZEL EĞİTİM,FİZİK TEDAVİ VE DİL TERAPİLERİNİN GELİŞİMLERİN DE FAYDALARI NELERDİR
Tuba Subaşı Adıbelli: Down sendromunun tedavisi yoksa da Down sendromu olan kişilerin hayat kalitesini arttırmak için uygulanan down sendromu terapileri ve eğitim destek programları bulunmaktadır. Uygulanacak yöntemin işleyişi kişinin yaşı, genel sağlık durumu, çevre koşulları, güçlü ve zayıf yanları dikkate alınarak belirlenir ve kişiden kişiye değişiklik gösterir.Tahmin edebileceğiniz üzere bu yöntemlerin başarılı olması için erken müdahale son derece önemlidir. Küçük çocukların konuşma becerisi ve motor kabiliyetleri sürekli gelişim halindedir. Bu nedenle, ebeveynler erken davranarak uygun davranışların ve fiziksel becerilerin çocuklarında bir alışkanlık haline gelmesini sağlayabilirler. Daha okul çağına gelmemişken bile Down sendromlu bir çocuğun faydalanabileceği birçok terapi çeşidi bulunmaktadır. Down sendromu terapileri içinde en yaygın uygulanan dil ve konuşma terapisi telaffuz ve bilişsel becerilerin geliştirilip dil ve dudak kaslarının da güçlendirilmesiyle iletişim ve dil becerilerinin iyileştirilmesini amaçlar. Fizik tedavi kişinin hareket etme şeklini geliştirmeyi amaçlar. Genellikle Down sendromlu kişilerin kasları zayıf ve elleri küçüktür. Fizik tedavi bu özelliklerden kaynaklanan zorlukların aşılmasını sağlayabilir.  

Ayşegül Büyüksarı ŞENCAN: HAYAT BOYU ÖĞRENME DEVAM EDİYOR MU? EĞİTİMİN GELİŞİMDE ETKİSİ NEDİR?
Tuba Subaşı Adıbelli: Çocuğun genleri öğrenme yeteneğini etkileyebilir ancak öğrenme fırsatını yaratacak olan, ailenin ona sağlayacağı eğitim imkanlarıdır. Aile ve ait olduğu çevre, okul çocuğun gelişiminde genleri kadar etkilidir. Down sendromlu çocuğun ileride ulaşabileceği düzeyi bebeklikte tahmin etmek imkansızdır. Ancak biliyoruz ki; bunların çok büyük çoğunluğu okuma yazma öğrenir ve ilköğretimi tamamlar. Hatta lise veya 2 yıllık üniversite okuyan, ikinci dil öğrenenler dahi vardır. Çalışma hayatına katılıp, yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler. Fakat bu durum, doğumdan itibaren başlayan, düzenli ve disiplinli cabaların sonucudur. Çocuğu doğru değerlendirerek ayakları yere basan, gerçekçi gelecek planları yapılmalıdır. Daha öncede bahsedildiği gibi bu bireylerin gelişimleri geriden gelmektedir. Bu gerilik yaş büyüdükçe daha belirgin olarak gözükmekte, ama uygun eğitim programları ile onlar da pek çok başarıya imza atmakta ve toplum hayatı içinde anlamlı hayatlar kurabilmektedirler. Burada erken ve sürekli eğitim ve bol tekrar en önemli faktördür.

Ayşegül Büyüksarı ŞENCAN: DOWN SENDROMU KONUSUNDA TOPLUMDA FARKINDALIK YARATMAK İÇİNATILMASI GEREKEN ADIMLAR NELERDİR? Tuba Subaşı Adıbelli: 21 Mart'ta toplumda down sendromu konusunda farkındalık yaratmak için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Birleşmiş Milletler'in, 10 Kasım 2011 kararı ile 21 Mart tarihini resmi Dünya Down Sendromu Günü olarak tanımasının ardından dünya genelinde çeşitli etkinlikler farkındalık yaratıyor. 21 Mart'ta kutlanmasının ise ayrı bir sebebi var. 21. kromozomlarının 2 tane yerine 3 tane olması takvimlerde 21 ve 3 rakamını özel kılıyor. Bu yüzden Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü 21 Mart'ta kutlanıyor. Dünya genelinde 6 milyon insan bu genetik farklılığı taşıyor Dünya Down Sendromu Günü gibi farkındalık yaratacak organizasyonlar, tüm toplumun kapsamlı bir bakış açısı ile Down Sendromu hakkında bilgilendirilmesine olanak sağlıyor. Basın yoluyla, ulusal ve uluslararası sanat ve spor aktiviteleri ile down sendromlu öğrencilerimizin toplumla kaynaşmasına hizmet ediyoruz

Yorumlar
KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ