KIL DÖNMESİ TEDAVİSİNDE GELİŞMİŞ YÖNTEMLER

KIL DÖNMESİ TEDAVİSİNDE GELİŞMİŞ YÖNTEMLER

KIL DÖNMESİ TEDAVİSİNDE GELİŞMİŞ YÖNTEMLER
18 Şubat 2020, Salı günü, saat 15:45 'de eklendi.

 

Pilonidal sinüs halk arasında kıl dönmesi olarak bilinen bir hastalıktır. %95 oranla kuyruk sokumu bölgesinde nadiren ise göbek deliği çevresinde görülmektedir. Bu yazımızda kıl dönmesi hastalığının ne olduğu, neden olduğu ve tedavi seçenekleri ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
 

Kıl dönmesi hastalığı için geçmişten günümüze kadar birçok farklı tedavi tekniği denenmiştir. Bu nedenle tedavilerin çokluğu hastaların kafa karışıklığı yaşamasına neden olmaktadır. Kafa karışıklığının giderilmesine yardımcı olmak amacıyla yazımızda en güncel tedavileri karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.
 

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) Nedir?

 

Kıl dönmesi saç ve cilt döküntülerinin deri altında birikerek içi kılla dolu anormal bir kist oluşturmasıdır. Tıbbi adı pilonidal sinüstür. Latincede pilus kıl, nidus ise yuva anlamına gelmektedir. Yani pilonidal sinus en basit tabiri ile kıl yuvası/ kıl kisti olarak tanımlanmaktadır. Deri altında biriken kıllar vücut tarafından kendini korumak amacı ile bir kapsül içerisine hapsedilir. İçi kılla dolu bu kapsüle kıl dönmesi kapsülü ismi verilmektedir.
 

Kıl dönmesi çok büyük oranla kuyruk sokumu bölgesinde meydana gelir. Nadiren ise göbek deliği çevresinde meydana gelmektedir. Daha nadiren ise parmaklarda kıl dönmesi sorunu ile karşılaşılabilmektedir.
 

Kıl Dönmesi Neden Olur?

 

Kıl dönmesinin ortaya çıkması kılların kuyruk sokumunda beklemesine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kılların burada birikmesi zamanla kalçaların sürtünmesine bağlı olarak kılların deri altına geçerek kıl dönmesi oluşturmasına neden olmaktadır.
 

Sorun uzun süre oturanlarda, aşırı kilolu olanlarda, ailesinde kıl dönmesi öyküsü bulunanlarda kıl dönmesi hastalığı daha sık görülmektedir.
 

Kasım 2008'den 2010'a kadar kıl dönmesi teşhisi ile cerrahi kliniğine sevk edilen hastalar incelenmiştir. İnceleme sonucunda hastaların%71,7'sinde aile öyküsü pozitif olarak görüldü. Hastaların%70,7'sinde vücut kitle indeksinin normalden yüksek olduğu yani hastaların fazla kilolu olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca hastaların %66 sının uzun süre oturmayı gerektiren mesleklerde çalıştığı tespit edilmiştir. Hastalar hijyen açısından değerlendirildiğinde ise kıl dönmesi şikayeti olanların haftada 3 kereden az banyo yaptığı tespit edilmiştir.
 

Kıl Dönmesi Belirtileri Nelerdir?

 

• Kıl giriş deliklerinin oluşması
• Apse ve şişlik oluşumu
• Ağrı
• Akıntı ve kötü koku
• Akıntının cildi tahriş etmesine bağlı olarak kaşıntı gibi şikayetler gözlenmektedir.
 

Apse oluşumu her hastada görülmeyebilir. Bazı hastalarda vücudun kılları yok etmek için salgıladığı sıvı cilt altında birikerek apse oluşmasına neden olur. Apse oluşumu her hastada görülmez. Apse olan hastalarda kuyruk sokumu bölgesinde şiddetli ağrı görülebilir.
 

Kıl Dönmesi Kimlerde Görülür?

 

Kıl dönmesi genellikle 15-35 yaş arasındaki erkeklerde daha sık görülmektedir. İlerleyen yaşlarda ise nadiren kıl dönmesi hastalığı görülmektedir. Kıl dönmesi erkeklerde kadınlardan 3 4 kat daha fazla görülmektedir.
 

Türkiye'de 19 bin hastanın katıldığı bir çalışmada kıl dönmesi hastalığının görülme sıklığının araştırılmıştır. Araştırma sonucunda 72'si (% 0,37) kadın ve 1186'sı (% 6,23) erkek olmak üzere toplam 1258 (% 6,6) adayda pilonidal sinüs saptanmıştır. Örnekte de görüldüğü üzere kıl dönmesi erkeklerde daha sık görülmektedir. Araştırma sonucunda hastaların yaş ortalamalarının 28 olduğu yani sorunun genç nüfusta daha çok görüldüğü tespit edilmiştir.
 

Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?

 

Kıl dönmesi hastalığının tedavisinde esas olan kılların ve kılları çevreleyen kaspülün vücutan tahliye edilmesi ve sinüs boşluğunun temizlenmesidir. Bunun için uygulanan tedaviler 3 başlıkta incelenmektedir. Bunlar klasik ameliyatlar, çağdaş ameliyatlar ve ameliyatsız tedavilerdir.
 

Klasik Kıl Dönmesi Ameliyatları

 

Klasik ameliyatlar geçmişte kıl dönmesi hastalığının tedavisi için geliştirilmiş cerrahi girişimlerdir. Günümüzde uygulayıcı giderek azalmakta olan tekniklerdir. Klasik ameliyatlarda uygulanan kesi miktarı fazladır. Bu nedenle sağlıklı dokularda zarar görmekte ve iyileşme süreci uzun olmaktadır. Bu nedenle yeni teknikler geliştirilme ihtiyacı duyulmuştur. Daha avantajlı tekniklerin geliştirilmesi klasik ameliyatlara olan talebi azaltmıştır. Klasik ameliyat olarak birçok farklı ameliyat bulunmaktadır. Bunlardan en sık kullanılanlar açık bırakma ve flap teknikleridir. Diğer yöntemlerin pek kullanılmadığı için yazımızda yer verilmemiştir.
 

Kıl Dönmesi Açık Bırakma Ameliyatı

 

Cerrah açısından uygulaması kolay ancak hasta açısından konforu oldukça düşük bir tedavi tekniğidir. Tedavi için ilk olarak hastahene ortamında anestezi uygulanır. Sonrasında kıl dönmesinin bulunduğu alan genişçe kesilerek kıllar ile birlikte çıkartılır. Tedavinin adından da anlaşılacağı üzere kesi yapılan alana dikiş atılmaz açık bırakılır.
 

Açık bırakılan alanın zaman içerisinde kendi kendine dolması beklenir. Süreç hasta için meşakkatli ve enfeksiyon oluşumu açısından risklidir. Bu nedenle açık bırakma tekniği hastalar açısından oldukça konforsuz bir tedavidir.
 

4-10 gün hastane yatışı gerektirir. Açık alanın tamamen iyileşmesi ise yaklaşık 6 ay gibi bir süreçte tamamlanmaktadır. Bu süreçte hastanın günlük olarak pansuman uygulaması yapması gerekmektedir.
 

Ayrıca tedavi için böyle büyük bir kesi yapılması iyileşme sonrasında dikkat çekici bir iz kalmasına neden olmaktadır.
 

Kıl Dönmesi Flap Ameliyatı

 

Flap ameliyatında açık bırakma tekniğinde olduğu gibi kıl dönmesinin olduğu alan kesi yapılarak çıkarılır. Ek olarak yanlardan sağlıklı doku getirilerek kesi yapılan alan kapatılır.
 

Büyük çaplı bir müdahaledir. Bu nedenle genel anestezi altında uygulanır. Tedavi sonrasında hastaların 10-15 gün istirahat etmesi gerekir. Kesi yapılan alanın sağlıklı doku ile kapatılması tekrar riskini azaltır. Ancak hastalar açısından uzun ve meşakkatli bir tedavi olmasından dolayı çok talep edilmez.
 

Minimal kesi ile yapılan çağdaş tekniklerin geliştirilmesi klasik ameliyatların güncelliğini yitirmesine neden olmaktadır.
 

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatları

 

Çağdaş kıl dönmesi ameliyatları mikro cerrahi girişimler olarak tanımlanabilir. Klasik ameliyatlarda ortaya çıkan sağlıklı doku kaybını azaltmak ve hasta konforunu yükseltmek amacıyla geliştirilmiştir. Çağdaş tekniklerde minimal kesi yapılması sayesinde hasta konforu yüksek ve iyileşme süresi kısadır. Çağdaş ameliyatlardan en sık uygulananlar bascom ve mikro sinüsektomi teknikleridir. Sinüsektomi bascom tekniğinin geliştirilmiş halidir. Bu nedenle iki tedavi ayrı ayrı ele alınmamış yalnızca mikro sinüsektomi tekniğine yer verilmiştir.
 

Mikro Sinüsektomi İle Kıl Dönmesi Tedavisi

 

Mikro sinüsektomi tekniğinde amaç kılların ve kılları çevreleyen kapsülün minimal kesi ile çıkarılmasıdır. Tedavi mikro cerrahi girişim olması sayesinde genel anesteziye gerek kalmadan klinik ortamında lokal uyuşturma ile yapılabilmektedir.
 

Kıl giriş deliklerinin olduğu alan lokal olarak uyuşturulur. Ardından 2*2 cm boyutunda kesi yapılarak kıllar ve kıl dönmesi kapsülü kesi yapılarak çıkartılır. Sonrasında kesi yapılan alan estetik dikişle kapatılarak tedavi sonlandırılır.
 

Tedavi sonrasında hasta bir müddet dinlendikten sonra aynı gün içerisinde gündelik hayatına dönebilmektedir. Hastane yatışına gerek kalmadan, lokal anestezi altında uygulanabilmesi ve iyileşme süresinin kısa olması açısından hastalar için oldukça avantajlı bir tekniktir. Ayrıca kesinin az olması ve kesi yapılan alanın estetik dikişle kapatılması sayesinde tedavi sonrasında kalan iz yok denecek kadar azdır.
 

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavileri

 

Ameliyat korkusu olan ya da ameliyatla tedavi olmak istemeyen hastalar için ameliyatsız tedaviler geliştirilmiştir. Ameliyatsız tedavilerde kıllar herhangi bir kesi ve dikiş yapılmadan sinüs boşluğundan temizlenmektedir. Başarı oranları yüksek, uygulaması kolay tedavilerdir. Hasta açısından da oldukça avantajlıdır.
 

Ameliyatsız olarak uygulanan tedaviler şunlardır; kristalize fenol, gümüş nitrat, sinüsotomi ve lazerle tedavidir.
 

Kristalize fenol ve gümüş nitrat kimyasal madde yardımı ile uygulanan tedavilerdir. Kimyasal maddelerin yakıcı olmasında dolayı riskli ve başarı oranları diğer tedavilere göre düşüktür. Bu nedenle ameliyatsız tedaviler içerisinde bu tedavilere yer verilmemiştir. Ameliyatsız tedavi olarak sinüsotomi ve lazer tedavisi ele alınmıştır.
 

Sinüstomi Tekniği ile Kıl Dönmesi Tedavisi

 

Sinüsotomi tekniği ile kıl dönmesi tedavisi amacı kılların herhangi bir kesi uygulamadan vücuttan çıkarılmasıdır. Bunun için ilk olarak kıl giriş deliklerinin çevresi lokal olarak uyuşturulur. Sonrasında dermal punch ve radyo frekans cihazı yardımıyla kıl giriş delikleri genişletilir. Genişletilen deliklerden küret ve tel fırça yardımı ile girilerek sinüs boşluğu temizlenir. Ardından sinüs boşluğu antiseptik solüsyonla yıkanarak tedavi tamamlanır.
 

Tedavi sonrasında genellikle dikiş atılmaz. Ancak bazı durumlarda doktorun gerekli görmesi durumunda tek dikiş atılabilir.
 

Tedavi yaklaşık 10-15 dakikada tamamlanır. Sonrasında hasta 10-15 dakika dinlendikten sonra gündelik hayatına dönebilir.
 

Günü birlik uygulanan ve başarı oranı yüksek bir tedavidir. Hasta konforunun da yüksek olması sayesinde cerrahlar ve hastalar tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.
 

Lazerle Kıl Dönmesi Tedavisi

 

Ameliyatsız tedaviler arasında en çok talep gören lazer tedavisidir. Lazer tedavisi uygulama basamakları açısından sinüsotomi tekniği ile benzerdir.
 

Lazer tedavisinde de ilk olarak kıl giriş delikleri genişletilerek sinüs boşluğu temizlenir. Sonrasında kıl giriş deliklerinden ve varsa apse çıkış deliğinden lazer cihazı ile giriş yapılarak sinüs boşluğu ve delikler lazer ışını ile yakılır. Bu sayede delikler kapatılmış olur. Deliklerin kapatılması sorunun tekrar etme riskini en aza indirmektedir.
 

Lazer tedavisi 15 dakika gibi bir sürede lokal anestezi ile uygulanır. Sonrasında hasta 15 dakika dinlendirilerek gündelik hayatına dönebilir.
 

Ameliyatsız tedavilerde kesi olmaması sayesinde hastalar aynı gün içerisinde sosyal hayatına dönebilir. Ayrıca kesi olmaması sayesinde pansuman gibi özel bakımlara ihtiyaç duyulmaz ve rahatsız edici ameliyat izi kalmaz.
 

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavileri Kimlere Uygulanabilir?

 

Kıl dönmesi hastalarının yaklaşık olarak %95ine ameliyatsız tedaviler uygulanabilmektedir. Ancak ilerlemiş vakıalarda ameliyatsız teknikler yetersiz kalmaktadır. Bu vakıalarda ise minimal cerrahi girişim olan mikro sinüsektomi tekniği uygulanmaktadır.
 

Kıl Dönmesi Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilir?

 

Kıl dönmesi kuyruk sokumunda yani makat bölgesi civarında görülen bir hastalıktır. Makat bölgesinde görülen hastalıklar genel cerrahi branşı doktorları tarafından tedavi edilmektedir. Genel cerrahi çok geniş bir alandır. Bu nedenle birçok alt branşı bulunmaktadır. Proktoloji genel cerrahinin makat hastalıkları ile ilgilenen alt dalıdır. Bu nedenle doktor tercih ederken proktoloji alanında uzman bir genel cerrah tercih edilmesi tavsiye edilmektedir.
Referans: https://www.ideatip.net/kil-donmesi-tedavisi-nasil-yapilir

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ