ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÖNEMLİ NOKTALAR

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÖNEMLİ NOKTALAR

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÖNEMLİ NOKTALAR
11 Kasım 2019, Pazertesi günü, saat 15:00 'de eklendi.

Zeytin yetiştiriciliği son yıllarda ülkemiz tarım sektöründe artış gösteren bir yatırım aracı olmaya başlamıştır. Ülkemizin Akdeniz'e kıyısı olması ve neredeyse tüm kıyı bölgelerinin zeytin yetiştiriciliğine uygun olması ve zeytinin çok ağır killi topraklar haricinde taşlı kumlu tüm toprak çeşitlerinde yetişebilmesi yatırımcıları cezbetmektedir. Zeytin ağacına "Fakir toprakların, zengin ağacı” denmesinin bir nedeni de belki zeytinin çok da seçici olmamasıdır.


Bu kadim ağaç yüzyıllar boyunca bu topraklarda yetişmiş ve meyvesinden, yağından, yapraklarından ve oksijeninden yararlanılmıştır. Fakat son yıllarda her şeyde olduğu gibi tarımda da teknolojik ve bilimsel gelişmeler artmış ve zeytin yetiştiriciliğinde verimi arttırmak için çok önemli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar ışığında artık dekar başına zeytin verimini arttırıcı çalışmalar yatırımcılar ve çiftçiler tarafından uygulanmaya başlanmıştır.
Her ne kadar çok seçici olmasa da zeytin ağacı da bir canlıdır ve daha iyi toprak ve sulama ile daha fazla ve kaliteli ürün alındığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu sebeple zeytin yetiştiricileri, genelde Marmara, Ege, Akdeniz ve Güney doğu Anadolu bölgelerinde, Güneye bakan, 600 metre rakıma kadar olan, geçirimli, taban suyu olmayan ve PH ı fazla yüksek olmayan toprakları tercih etmeli ve mümkünse yaz aylarında mutlaka ve mutlaka sulamalıdır. Sulama damlama sulama şeklinde tercih edilmelidir.


Toprak seçiminden sonra, zeytin cinsi seçilmelidir. Bu da öncelikle yetiştiricinin sofralık olarak mı yoksa yağlık olarak mı yetiştiricilik yapacağına karar vermesiyle başlar. Tabii bulunduğu bölgenin de bu seçimde önemli bir etkisi vardır. Ülkemizde yüze yakın yerli çeşit mevcutsa da bunlardan 10-15 çeşidi çok daha yaygındır. Örneğin, Gemlik (Trilye) cinsi zeytin daha çok sofralık olarak kullanılan ve siyah salamura ve sele zeytin olarak değerlendirilmesine karşın yağlık olarak da kullanılır. Ayvalık (Edremit) cinsi zeytin ise genelde Kuzey Batı Ege yöresinde yetiştirilen, yeşil çizik zeytin olarak kullanılan ama soğuk sıkım zeytinyağı şeklinde işlendiğinde aroma ve nefaseti çok yüksek olan bir çeşittir. Yine, İzmir ve Aydın yöresinde en çok yetiştirilen Memecik cinsi de yağlık için çok uygun bir çeşittir. Domat ve Uslu cinsi zeytinlerde, yeşil biberli sofralık için uygun türlerdir. Hangi cins olursa olsun mutlaka sertifikalı (tercihen mavi sertifikalı) fidanlar kullanılmalıdır. Fidanları sertifikalı olması hastalıklardan ari olduğunu ve verimli olan klonların kullanıldığını gösterir. Periyodisite yani fidanın bir yıl meyve verip diğer yıl vermemesi konusu da mutlaka araştırılmalı ona göre seçim yapılmalıdır. Bu araştırmaları yapmak, sonradan geri dönüşü olmayan sorunları baştan ortadan kaldırır.


Son dönemlerde, İspanya'dan ithal bodur, sık dikime uygun bazı ırklarda ülkemize gelmiştir. Bu türler daha çok makine ile dikime, budamaya ve hasada uygun cinsler olup işçilik giderlerini ciddi oranda düşürmektedir. Fakat bu türlerin düz ve büyük arazilerde kullanılması daha uygun olacaktır. Bu cinslerde genelde yağlık olup çok kısa sürede hasat edilip, yüksek ve stabil kalitede zeytinyağı elde edilmesi mümkündür.


Dikimden önce mutlaka toprak analizi ve dip suyu ölçümleri yapılmalıdır. Dip suyundan kurtulmalı eğer bu mümkün olmuyorsa sırta dikim tekniği uygulanmalıdır. İlk beş yıl içinde mutlaka ağaçlarda şekil budaması yapılmalı ve goble şeklinde budama tercih edilmelidir. Her yıl gerekli ve doğru budamalar yapılmalı ve budamalardan sonra mutlaka göz taşı atılmalıdır. Zirai ilaçlar mümkünse damlama sulama yöntemi ile az ama daha sık atılmalı ve zararlılara karşı mücadele edilmelidir. Bu yöntemler uygulandığında meyve verimi çok daha fazla olacaktır.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ