TARİKAT YURTLARI “İSLAM ÖĞRETİSİ”NİN NERESİNDE?

Enes KARA Tıp öğrencisi. Kaldığı öğrenci yurdunda yaşadıkları onu intihara sürükledi.

Terörü kınamayan, LGBT'ci, bu olayla zihin altındaki İslam düşmanlığı depreşen, bi-namaz, içki sofrası müdavimi, ama ezan, cami, din dendi mi ahkâm kesen istismarcılar. Hele siz çenenizi bir kapatın.

Ben de "nasıl oluyor da gencecik bir öğrenci, İslam'ı öğretme ve temsil iddiasında olan bir cemaat yurdunda canından vazgeçecek kadar bunalıma girebiliyor veya sokuluyor?” diye sorguluyorum.

Ama "üzüm yemek” için, "bağcıyı dövmek” için değil. Neyse konumuza dönelim.

FETÖ yurtlarındaki bir öğrenci "Cemaat abisi; Allah'ı hiç aklından çıkarma. Allah'ı bir saniye aklından çıkarırsan içine şeytan girer dedi. Denedim. Mümkün olmadı. Beni şeytanın teslim aldığını düşünmeye başladım. Yine bir abi, daha üst mevkideki bir abisinin çoraplarını akşamdan suya ıslattı ve bu suyu içti. Sordum. Feyz alıyorum, sen de böyle yap dedi. Benzer uygulama, manevi cebir ve şiddet altında psikolojim bozuldu. İntiharı düşündüm. Ailem, yurtta mutluyum sanıyordu. Babama açtım. Çok şaşırdı. Yurttan aldı. Bana destek oldu. Psikiyatriste götürdü. Kur'an-Sünnet eksenli bir İslam anlayışını edinmemi sağladı. Elhamdülillah! Şimdi çok iyiyim” demişti. Bunu dinlediğimde kanım dondu. Bu manevi cebir ve şiddeti Enes KARA'nın da yaşadığı anlaşılıyor.

Tarikat ve cemaatler, öğrenci velilerinin "çocuğum güvenli bir yerde kalsın, dinini öğrensin ve yaşasın, uyuşturucuya, ahlaksızlığa bulaşmasın” şeklindeki samimi duygularını ve "öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını”, "adam kazanma fırsatı” olarak görüyorlar ve bu temel ihtiyacı sömürüyorlar.

Bu yurtların çoğunda kişisel sorunlarla ilgilenme, anlayış, merhamet yoktur. "Hazır yurda gelmişken bu genci nasıl cemaatin ve tarikatın müridi yaparız?” düşüncesi ile gözleri kör olmuştur.

İslam'ı öğrettiklerini iddia etmelerine rağmen Kur'an yerine kendi öğretilerini dikte ederler.

Tarikat ve cemaatlerin çoğu, dinin temel kaynaklarını öğretmek, Allah'a ve Resulüne itaate çağırmak yerine, Allah ve Peygamber söylemlerini vasıta olarak kullanarak Şeyhlerine, Gavslarına, Liderlerine itaate çağırır, diğer cemaat ve anlayış mensuplarını ise tekfir ederler. Böyle olunca müritler Allah ve Resulüne itaat yerine, aklını ve iradesini ipotek etmiş tarikat öğreti ve emirleriyle hareket eden birer robota dönüşürler.

FETÖ; dershane ve yurtları kullanarak yavrularımızı Hasan Sabbah fedailerine dönüştürmedi mi? Diğer cemaatler de bu manada potansiyel birer tehlikedir. (Allah ve Resulüne itaate çağıranlar müstesna)

Din tercihinde ve ibadette, insanın iradesine ve tercihine değer vermek, ikna etmek, sevdirmek esastır. İnançta, ibadette, kabahatte insanın iradesi ve tercihi yoksa sevap da günah da yoktur.

Zorlamak gençleri dinden soğutmaktan, ateist ve deist yapmaktan başka bir işe yaramaz.

"Allah, kolaylığı murat eder, zorluğu değil” (Bakara 185), "Dinde zorlama yoktur.” (Bakara 256) ayetleri ve "Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin” hadisi karşısında zorla namaz kıldırmak, gösterilen kitapları okutmak, cemaat derslerine katılmaya zorlamak dine aykırıdır.

Yeni 15 Temmuzlar yaşanması istenmiyorsa siyasi partiler, tarikat ve cemaatleri oy deposu olarak görmekten vazgeçmeli, iktidar da bu kaygıyla bürokrasiye müritler yerleştirmemelidir.

Bu yurtlara derhal, biri gececi diğeri gündüzcü iki vaiz ile bir pedagog atanmalı, hurafe ve tarikat öğretisi değil, Kur'an-Sünnet eksenli bir İslam öğretisi verilip verilmediği gözetlenmelidir…

Selam ve dua ile…


Yazarın Diğer Yazıları