Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Alaettin EKİZER
Alaettin EKİZER
alaettinekizer@yenikonya.com.tr

Zalimlerin Sonunun Hüsran Olduğu Tarihle Sabittir

16 Nisan 2018, Pazertesi günü eklendi. Font boyutu:

Esed, geçtiğimiz gün İdlip'te kendi halkına karşı kimyasal saldırı düzenledi.

Bu vahşi, barbar saldırıda çoğu çocuk yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Çok sayıda yaralı var.

Bu Esed'ın işlediği ilk cinayet de değil. Demek ki; Esed'ın elinde hâlâ kimyasal silahlar var.

ABD Başkanı Trump, birden Suriye halkının koruyucusu ve barış güvercini kesiliverdi.

Cumartesi sabahı da Esed'e ait bir kısım hedefleri vurdu.

ABD ve müttefikleri bunu Suriye halkını düşündüğü için yapmadı.

Amaç, Esed'i iktidardan indirmek veya Suriye krizini çözmek de değil.

Kadın, çocuk, ihtiyar demeden milyonlarca Müslümanın katledilmiş olması inanın zerre kadar umurlarında değil.

ABD ve müttefikleri, Türkiye, Rusya ve İran Astana ve Soçi görüşmeleriyle Suriye krizini çözmek için ön ve insiyatif aldı. Bu ABD ve müttefiklerinin eli zayıflattı.

ABD; Esed'ın kimyasal silah kullanmasını bahane ederek yaptığı bu saldırı ile Suriye denklemine yeniden elini güçlendirmek istiyor.

Türkiye, Rusya ve İran başta olmak üzere "ben buradayım, ben olmadan çözüm olmaz”, dünyaya "istediğim anda, istediğim ülkeyi vururum” mesajı vererek dünya egemenliğini pekiştirmeye çalışıyor.

Silahlarının gücünü dünyaya gösteriyor. Silah sanayiinin karlarını artırarak ekonomisini güçlendirmek istiyor.

Bu arada da İsrail'in güvenliğini sağlamış oluyor.

Suriye'de çözüm olur, barış sağlanırsa tüm emperyalist ülkeler bu amaçlarını gerçekleştiremezler. Bu nedenle Suriye'deki savaşın sürmesi başta ABD olmak üzere tüm süper güçlerinin lehinedir.

BM'in karar mekanizmaları diğer tüm dünya sorunlarında olduğu gibi Suriye konusunda da bir çözüm üretemiyor.

Kısacası Suriye konusundaki çözüm de kilitlenmiş görünüyor.

Zamanında bir kral pazarda gezerken evli bir kadını beğenir. Bunu bana alın der. Yetkililer bunun mümkün olmadığını söylerlerse de kral laf anlamaz. Yetkilileri "bu emrimi yerine getirmezseniz ölümlerden ölüm beğeninin” diye tehdit eder. Kadının kocası marangozdur. Yetkililer kadının kocasına "sana kırk gün müsaade. Bu sürede on bin tabut yapacaksın, değilse kral seni öldürecek” derler. Yapılması imkansız bir emir verirler ki; kadının kocası öldürülsün, karısı da krala kalsın.

Karı koca bütün güçleriyle uğraşırlarsa da sipariş edilen sayıda tabut yapamazlar.

Kırkıncı gün kapı çalınır. Gelen kralın adamlarıdır. Marangoz koca ölüme gideceğini anlar.

Ama hiç beklenmedik bir şey olur. Kralın adamları, "kral öldü, bize bir tabut ver” derler.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Zalimler cezasını bulur, mazlumlar kurtulur. Bu tarihle sabittir.

Bize düşen birlik olmak, çok çalışmak, sabretmek ve dua etmektir.

Allah tüm mazlum Müslümanların yar ve yardımcısı olsun…

Bu yazı 1717 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ