Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Emrah SAVSAR
Emrah SAVSAR
esavsar@yenikonya.com.tr

Temeli Sarsılan Yıkılmaya Mahkûmdur

30 Kasım 2018, Cuma günü eklendi. Font boyutu:

Bir bina düşünün temeli sarsılmış yerinden oynamış konumundan sapmış…

Böyle bir temel üzerinde değil 10 kat 1 katlık bir yapı bile olsa o yapı yıkılmaya mahkûm olur…

Peki, bu yapı ayakta durabilir mi sizce?

Elbette duramaz ve sonunda dayanamaz yıkılır…

Verdiğim bu misaldeki temel aile, bina ise toplumdur…

Bir toplumun merkezidir, çekirdeğidir, başlangıç noktasıdır aile kurumu…

Merkezi sapan bir toplum ne kadar ayakta kalabilir ki..?

Toplumun başlangıç noktası olan aile yapısı bozulursa eğer gelecekte o toplumu büyük tehlikeler bekliyor olacaktır…

Çünkü toplum aile ile ayaktadır ve toplumun önemli değerleri aile yapısından kaynaklanır…

Son zamanlarda duyduğumuz, gördüğümüz olaylar özelikle de aile içinde vuku bulan şiddet olayları beni büyük bir endişeye sevk ediyor…

Burada bu tür olayları ayrıntılı bir şekilde ele almayacağım…

Zira bu olayları sürekli ısıtıp ısıtıp sunmakta olumsuz yönde etkiliyor toplumu…

Bu konuda sözüm ona basın camiasında bulanan bazı meslektaşlarıma bazen çok kızıyorum. Toplumu olumsuz etkileyen olayları derinlemesine tüm ayrıntıları ile yayımlıyorlar yetmiyor o olayı farklı açılarıyla ısıtıp ısıtıp sunuyorlar…

Bence bir konu ne kadar çok dillendirilirse o kadar yer eder dimağlarda…

Hele hele ahlak dışı olayları, şiddet içeren olayları kısacası ailevi düzeni bozabilecek her türlü olayı topluma aktarmanın başta çocukları, gençleri ve bütün toplumu olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdır…

Ahlaki boyutu tamamen bitmiş magazinsel haberleri konu bile etmiyorum dikkat edin…

Şüphesiz aile düzenin bozulmasında en büyük etken medyadır…

Medya gerçekten kontrol altına alınmadıkça aile kurumu ve haliyle toplum tehdit altındadır…

Hele sözüm ona şu ahlak dışı diziler yok mu?

İnanın toplasanız ahlaka uygun, ailevi değerleri tehdit etmeyen, şöyle ailecek oturup izlenebilecek dizilerin sayısı iki elin parmaklarını geçmez maalesef…

Aslına bakarsanız iyi niyetli olsa bile ben dizilerin boşa vakit harcamak olduğunu düşünüyorum…

Çünkü vakit bir servettir bence bu serveti doğru kullanmak gerek çarçur etmek büyük bir kayıptır insan için…

Vakti değerlendirmede yapacağınız en basit şeylerden biriside kitap okumaktır bu bile en iyi diziden, filmden evladır. En azından ufkumuz genişler, kültürümüz artar. Dizi ne katıyor bize? Hiçbir şey…

Haa iki dizi hariç oda biri "Diriliş Ertuğrul” diğeri ise "Payitaht Abdülhamid” ama dikkat edin bu diziler bile bir şey katmıyor yaşantımıza bir kitap okumak kadar.

Mesela tarih öğrenmemiz mümkün değil bu dizilerden. Ama tarihi dokuyu o zamanki o ambiyansı verecek kadarda başarılı oldukları da bir gerçektir…

Toparlayacak olursak; birçok dizi maalesef aile yapısını büyük ölçüde bozmakta ve birçok olumsuz olayların oluşmasına zemin hazırlayacak örnekler teşkil etmektedir…

Üzülerek söylüyorum bozulan aile yapısı haliyle topluma sirayet etmiş durumda…

Küçüğün büyüğe saygısı, büyüğün küçüğe sevgisi, evladın ana babaya sevgisi saygısı kısacası insanın insana olan saygısı sevgisi büyük ölçüde azalmış durumda…

Ailevi düzeni tehdit edecek her türlü şeyin devlet olarak, millet olarak ve ferdi olarak önüne geçmemiz lazımdır yoksa toplumun temeli olan aile kurumu sarsılırsa toplum yıkılır…

Cumamız Mübarek Olsun…

Allah'a Emanet Olun…

Bu yazı 1302 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ