ESKİMİŞ VE ESKİMEYE BAŞLAMIŞ MESLEKLER

Osmanlı maden sanatının bolca ürettiği eşyalardan biri buhurdandır. Gövdeleri soğan ve kapakları kubbe biçiminde olan, bazen üç ayaklı bir tablaya, bazen de bir ayaklık üstüne oturan buhurdanlar, döküm tekniğiyle, gümüşten veya tombaklanmış bakırdan yapılmıştır. Buhurdanları desenlendirmede ajur ve kazıma teknikleri, girift Rumî ve bitkisel kıvrımlar en çok kullanılan teknikler ve desenlerdir. 14. ve 15. yüzyıllarda Suriye, Mısır ve Güney Anadolu Bölgesi'nde yaygın olan gümüş kakma tekniği, Osmanlı metal işçiliğinde çok az uygulanır. Osmanlı döneminde, gümüş ve altın, yalın olarak işlenmiştir. Soymetallerden eserler yapılırken, devletin denetimi daima sanatçının üzerinde olmuş, yapılan her eser kontrolden geçirilip "sah" damga- sı ("Sahihtir" kelimesinin kısaltılmışı) ve sultanın tuğrası vurulmuştur. Maden ve maden alaşımlarının kullanıldığı diğer bir zanaat dalı da kuyumculuktur. Her alanda olduğu gibi bu alanda da saray ve halk işi diye bir ayrım yapılabilir. Özenle hazırlanan eserlerin, kıymetli taşlarla süslenerek önce saraya, sultan ve çevresine sunulması adettir; Topkapı Sarayı Hazine Dairesi'nde sergilenen eserler, bunların en güzel örnekleridir. Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde üretilmiş ve bu yörelerin adlarıyla tanınan halk işi örneklerin yapımında, her döneminde tercih edilen madenler gümüş, bakir ve pirinçtir. Dövme ve kalıp yoluyla hazırlanan bu eserlerin üzerleri genellikle altın, mercan ve emay ile renklendirilirdi. Bu yolla yapılmış kemer, tepelik, askı ve çeşitli takılar Osmanlı sanatçılarının ince sanat zevkinin en güzel göstergeleridir. Geniş topraklara yayılan Osmanlı İmparatorluğu' nun egemenliği altındaki bütün maden atölyelerindeki, ince sanat anlayışının varlığına, günümüze kalan değişik formlarda- ki binlerce eser tanıklık etmektedir.  

Yazarın Diğer Yazıları