Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fahri ÖZPARLAK
Fahri ÖZPARLAK
fahriozparlak@yenikonya.com.tr

KONYA’MIZIN TİCARET İKLİMİ

14 Temmuz 2017, Cuma günü eklendi. Font boyutu:

Derbentler iki çeşitti: Birincileri yurtluk ve ocaklık şeklinde tı-mar sistemi içerisinde kullanılan derbentler, ikincileri vergi muafiyet-leri usulü ile kurulan derbentlerdir. Bu ikinciler vakıf, has veya boş topraklar üzerinde kurulmaktadır. Bir başka açıdan derbentler kale mahiyetinde olanlar, vakıf şek-linde bulunanlar, han ve kervansaray olarak kullanılanlar, köprü ci-varlarında bulunanlar olarak kısımlara ayrılabilirler. Derbentler, XVII. yüzyıldan itibaren kırsal kesimde güvenliğin azalmasına paralel olarak, bozulmaya başlamışlar, görevlerini yapa-maz duruma düşmüşler ve askeri mahiyette olanları hariç, yerlerini bırakmışlardır. Bu durum da güvenliğin ortadan kalkmasına ve çevre köy hatta kasaba ahalilerinin eşkıya baskınlarından korunmak için yerlerini terk etmelerine yol açmıştır. Devlet XVIII. yüzyıl başlarından itibaren bu bozuk duruma müdahale ederek derbent ahalisini eski yerlerine yerleştirmeye veya yeni ahali sevk etmeye başladı. Osmanlılarda Ticari Posta ve Yol Murakabesi: Resmî haberleşme, "ulak teşkilâtıyla sağlanırdı. Başlangıçta iyi ata binen tatarlar arasından seçildikleri için kendilerine "tatar” denilen bu ulaklara sonraları "sâî, haberci, postacı” da denilmiştir. Kendilerine mahsus elbise ve kalpak giyerlerdi. Bu elbiselerin başkaları tarafından giyilmesi yasaktı. Bir ulak güzergâhın topografyası, yol üzerinde su kuyuları, meskûn yerler bulunup bulunmaması, menzillerin ve atların durumuna göre ve namaz vakitleri hesaba katılırsa günde 12 ilâ 48 mil gidebilirdi. Bunlar askerî yollar üzerindeki menzilhanelerden beygir değiştirmek, ihtiyaç gidermek için yararlanırlardı. Her menzilde yor-gun hayvan ve ulak değiştirilirdi. Ama haberler gizli ve önemli ise ulaklar değiştirilmezdi. Menzil teşkilâtı özel haberleşme için kullanılmazdı. 50-60 ulağı olan vezir daireleri vardı. Ulaklar yolları üzerindeki şehir ve kasaba-larda ahaliyi Şer'î mahkemelere toplayarak taşıdıkları ferman ve hü-kümleri okuturlardı. Taşradan merkeze gönderilen evrakı da yine ulaklar getirirdi. Özel haberleşme sâî'lerle yapılırdı. Bunlara da yaptık-ları hizmet karşılığı ücret ödenirdi. 1839 yılında menzil teşkilâtı terk edilerek posta teşkilâtı kurul-muştur. Osmanlı İmparatorluğu'nda deniz taşımacılığının iskeleleri Karadeniz kıyılarında, Akdeniz cihetinde ise Mora'ya ulaşan sahiller-de ve Cebel-i Tarık'a kadar uzanan Ege, Kuzey Afrika kıyılarında sıralanmışlardır. Bu iskeleler menzilhânelerin ilga olmasından sonra kurulan posta teşkilatı için kullanılmışlardır. Posta teşkilatıyla beraber menzil teşkilatı ortadan kaldırıldığından, Osmanlı ülkesi içinde büyük devletlerin postaları da Osmanlı postalarının kullandığı yollar ve im-kânlardan yararlanabiliyorlardı. Üstelik Batılı posta teşkilatları daha deneyimliydi. Ayrıca Avrupa'dan ülkemize mektup, gazete ve dergi gönderen gayrimüslimler ve Jöntürklerce de tercih edildiklerinden rekabette üstünlük sağlamışlardı.

Bu yazı 313 kez okundu.
Yorumlar
KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ