Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fahri ÖZPARLAK
Fahri ÖZPARLAK
fahriozparlak@yenikonya.com.tr

ESKİMİŞ VE ESKİMEYE BAŞLAMIŞ MESLEKLER

10 Ekim 2017, Salı günü eklendi. Font boyutu:

Bu gibi olaylara karşın Osmanlı Devleti'nin II. Mahmud döneminde yaşadığı değişim, 1839'da Tanzimat fermanının ilanıyla yeni bir evreye girmiş, ardından her alanda yapılan reformlar ,gedik düzenini de etkilemiştir. 1826'da Yeni Ocağı'nın kaldırılmasıyla devlet katındaki en önemli koruyucu gücünü yitiren esnaf ve zenaatkarlara ilişkin ilk hukuki düzenleme 28 Zilhicce 1277/ 7 Temmuz 1861 tarihli Gedik Nizamnamesi'dir. Gedik hakkını sınırlayıcı hüküm1erin yer aldığı bu nizamnamede 1831' den sonra kurulmuş gedikler geçersiz sayılmış ve gediklerin vakfedilememesi öngörülmüştür. En önemlisi gediklerin tasfiyesine yönelik olarak mirasçısız ölen gedik sahibinin hakkının satışının yasaklanmasıdır. Bu arada 1853 'te ticarette tekel usulünün kaldırılmasıyla gediklerin de hukuki bakımdan bir imtiyaz değil, yalnızca tasarruf hakkı olduğu kabul edilmiştir. 1855'te havaî gediklerin kaldırılması da aslında fiilen ortadan kalkmış bir hakkın tescili olmaktan öte bir anlam taşımamaktaydı. Gediklerin resmen ortadan kalkması II. Meşrutiyet döneminde gerçekleşmiş, 16 Şubat 1328/1 Mart 1913 tarihli Gediklerin İlgasına Dair Kanun-ı Muvakkat'le hukuki varlıkları son bulmuştur. Ancak dönemin İttihat ve Terakki yönetimi önemli bir güç olarak gördüğü esnafı cemiyetler içinde örgütleyerek kendisine destek kılmaya çalışmıştır. Bu yolla havai gedikler de bir anlamda yeniden canlanmıştır. 1913 tarihli kanunun getirdiği en önemli düzenleme gayrimenkul üzerinde iki ayrı hak olarak bulunan mülkiyet ve tasarruf hakkından daha çok gedik sahiplerinin yararlandığı tasarruf hakkını kaldırması, bu hakkı da mülk sahibine vermesidir.

Bu yazı 217 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ