Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

AHLAK SEFERBERLİĞİ İLAN EDELİM

14 Temmuz 2017, Cuma günü eklendi. Font boyutu:

Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.(Nahl-90) Geçitiğimiz hafta kader konusuna değinmiştik.kader konusu önemli bir konu belki saatlerce hakkında konuşulablir ama bu konuyu fazla konuşmamak daha uygundur. Çünkü bazı insanlar bu konu ile alakalı toplumda yaşanan olayları, kendi işlediği günahları kadere bağlayarak kendisini kurtarma peşine düşüyor. Onun için kaderi doğru algılamamız son derece önemlir. Şimdi gelelim Konya da son 20 gün içinde yaşanan olayları değerlendirmeye... Mevlana şehri, hoşgörü şehri Konyamıza  ne oldu acaba? Cinayet, taciz, tecavüz, gasp, adam yaralama, fuhuş haberleri hergün haber kanallarında, gazetelerde bol bol manşet olarak çıkıyor. Bu toplum nereye gidiyor? Şimdi bunları kadere mi yükleyelim, ne yapalım bunlar bizim kaderimiz mi diyelim yoksa toplum olarak iyi bir düşünelim mi acaba... Bu olaylar neden oluyor? Son dönemde topluma baktığımızda toplumun maddi gelişmeler ile beraber çok değiştiğini görürüz. Maddi gelişmelerle beraber rahata eren  kişi ya da toplum bazen ne yapacağını şaşırır ve önüne çıkan iki seçenekten birini seçer ya Allah'ın verdiği nimetten dolayı şükreder, teslim olur ya da şeytanın adımların takip eder azgınlaşır, tüm günahları işler ve Allah'a isyan eder. Şimdi bizim çoğunluğu müslüman olan toplumumuza bakıyorum; biz, bu dünya malına, Rabbimizin bize verdiği emanet olan dünyalığa o kadar önem  verdik ki gerçek sahibimizi unuttuk, azdıkça azdık, kendimizi dev aynasında gördük. Türlü türlü günahlar işledik ve hala devam ediyoruz. Bunun neticesi hergün cinayetlerin işlendiği, zinanın artık  insanların  gözünün önünde yapıldığı, kul haklarının açıkca yendiği, tecavüzün tacizin alenen yapıldığı, içkili eğlence mekanlarının sayısıının hızla artığı bir Konya haline geldik. Bunun sonuçları elbet olacak, Allah bu suçları, bu günahları kesinlikle cezasız bırakmaz. Haddi aşan bir toplumun -kavmin ne hallere geldiğini Kur'an-ı Kerim'de çokça okuruz.ama buna rağmen önlem almıyoruz. Şu an yöneticileri çoğunluğu müslüman olan Türkiyemize ve özelde Konyamıza çok üzülüyorum. Biz bu yöneticileri seçerken İslami hassasiyeti var buna göre güzel kanunlar çıkarırlar, toplumu huzura kavuşturular diye seçtik ve bu yöneticileri  toplumun büyük bölümü hala destekliyor. Peki son on yıl içinde ülkemizde ahlak ve toplum düzeni açısından neler olmuş bakalım, yeni medeni kanunla toplumun temel yapısı aile yok edildi. İnceleyin. bakın... Yeni Medeni Kanun aileyi tamamen yok ediyor, dağıtıyor. Maddeler özenle seçilmiş, müslüman aile yapısını tamaman çökertiyor. Sanki birileri ki maalesef müslüman görünümlü münafık diyeceğim ben bunlara, toplumu bir yerlere götürmeye çalışıyorlar. Neslimiz ve geleceğimiz olan çocuklarımız medya tarafından çok kötü pragramlar, filmler ve diziler tarafından zehirlenmeye çalışılıyor. Her dizide mutlaka zina, tecavüz, ahlaksızlık ve sakın insana güvenme mesajları veriliyor. Buna karşın RTÜK  kanunlarda olmasına rağmen hiç bir şey yapmıyor. Hatta bu ülkenin Dış Işleri Bakanı  bu sıkıntılı dediğmiz programlara katılıyor ve doğal olarak onlara destek veriyor. Bazen diyorum kendi kendime, Rabbim bizler ne hallere düştük böyle. İslam toplumu münafıkların, kafirlerin, zengin medya patronlarının oyuncağı haline geldi. Kötüler iyi insan olarak, iyi ve güzel insanlar da kötü olarak gösteriliyor .Aile çökertilmeye çalışılıyor, gençlerimiz manevi olarak yok edilmeye çalışılıyor. Toplumun dengesi, doğası bozuldu. Artık buna dur demenin zamanı gelmedi mi? Bu görünmeyen savaşın sonu gelmeyecek mi? İşte bu soruların cevaplarını bulmamız gerekir. Nesil bizim, aile bizim, toplum bizim ise bunun hemen çözümünü bulmamız lazım.Yoksa toplum elden giderse çok ah, vah ederiz. Toplumun gerçek  iman ehli adamları çıkıp bu keşmekeşe dur demelidir. İnsan kılığına girmiş şeytanlara, müslüman görünümlü münafıklara fırsat vermememiz gerekir artık. Eğer bu sıkıntıların bitmesini istiyor isek önce kendimizden, çeveremizde başlayıp maddi menfaatleri bir kenara itip sadece Allah rızası için buna dur dememiz  gerekecektir. Onun için topyekün bir ahlak seferberliği ilan etmemiz lazımdır. Bunu müslüman toplum olarak  başta sivil toplum örgütleri ve idari yöneticiler hep beraber yapmamız gerekecektir. Bizlere emanet edilen bu cennet vatanın cehenneme cevrilmesine izin vermeyeceğiz. İçimizdeki hainleri, münafıkları, teröristleri, zinakarları, faizcileri, katilleri, tecavüzcüleri, kul hakkı yiyenleri inşaallah temizleyeceğiz. İşte o zaman gelecek nesillerimizin ufku daha aydınlık olacak. İşte o azaman atalarımızın bizlere emanet ettiği vatanımıza sahip çıkmış olacağız. Yazıma Peygamber Efendimizin bir hadisi ile son vermek istiyorum. Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Yapılan bir bağyden (haddi aşma ve taşkınlıktan), daha çabuk cezası verilen hiçbir günah yoktur.” (Ebu Davud, Edeb 43. Tirmizi, Kıyame 57)

Bu yazı 264 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ