Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Aileyi Korumak mı? Dağıtmak mı?

07 Ekim 2017, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

Bu hafta Gündemimiz aile olacak. Bu konu ile çok değerli Orhan çeker hocamızın bir açıklaması var onu aktaracağım: Aile bakanlığı ya da onun etkisi ile aile konusunda yapılan uygulamaların yada çıkarılan kanunların hiçbirisinin bu toplumun, örfü ile, adeti ile uyuşur tarafı yok. O ayrı bir yerde türkü söylüyor toplum başka bir yerde. Mesela Aileyi koruma kanunu, Ben rastladığım Milletvekillerine sordum o zaman. Ya siz bu kanunlara nasıl el kaldırdınız? Hatta dedim ki siz bu toplumdan hangi kötülüğü gördünüz ki siz bu kanunu çıkararak topluma kötülük yapıyorsunuz. Bir kanun çıkarılırken adam sahadaki uygulayıcılar ile bir istişare yapar. Aile mahkemeleri hakimleri ile bir istişare yapın. Onlar cephede bunun mücadelesini veriyor. Bu konuda avukatlık yapanların fikrine bir müracaat edin. Bu konularda danışma görevi yapan dini kurumlar, psikologlar, psikiyatrisiler ile bir istişare yapın. Bir çalıştay yap. Senin bu çıkardığın kanunun milletin dini imanı ile adeti ile ilgisi yok. Bir de adını aileyi koruma kanunu koymuşsun. Aileyi dağıtma, yıkma, savurma kanunu bunun adı. bu kanun Avrupa da aileyi dağıttı savurdu. Aile diye bir şey bırakmadı sen getiriyorsun aileyi dağıtan bu kanunu aileyi koruma kanunu ile millete dayatıyorsun. Bunun neresinde akıl, mantık var. Aile içerisinde, her aile de ufak tefek huzursuzluk olur. Aile içinde bu halledilir. Hemen eşin birisi öbürü canını sıktı diye telefona sarılıyorsa karakol gelip bir ay uzaklaştırma cezası veriyor. Ee peki bu aileyi dağıtır mı? Yoksa korur mu. Bu şekilde uzaklaştırma verildiği halde sonradan ben terbiyemi aldım özür dilerim elini öpüyorum bir daha olmasın diyen bir örnek var mı. Yoksa bütün aileler dağılmış mıdır? O zaman sen bu kanunu koymakla topluma bu kötülüğü niçin yapıyorsun. Gel de hakimleri bir dinle. Avukatları bir dinle de o zaman ne yaptığının farkına varırsın. Örnekler vereceğim. Aile reisi diye bir madde vardı orada. Şimdikinde aile reisi yok başıbozuk bir aile. Bir bakkal dükkanında bile iki baş olursa o yürür mü? Güncel bir şey söyleyeceğim. Şimdi Başkanlık tartışması yapıyoruz değimli hocam neden yapıyoruz bu seçimi devletin başında çift başlılık diye bir şey olmaz tek baş olsun tamam çok güzel. Peki, ailede baş kim? baş yoksa karmakarışıklık var, anarşi doğmaz mı? Şimdi onu yaşıyoruz. Eski medeni kanunun bir güzel maddesi daha mülkiyet ayrılığı ilkesi vardı. Yani kadının malı kendisine koca müdahale edemez, erkeğin malı erkeğe ait kadın müdahale edemez. İslam'a da uygundu bu. Yeni medeni kanun ortaya çıktığında mülkiyet ortaklığı çıktı. İlginçtir bizim hanım köşe yazarları karşı çıkacağına ateist olduğunu söyleyen bir hanım köşe yazarı karşı çıktı ve dedi ki bu yeni kanuna hanımların karşı çıkması gerekir aslında dedi. Ben soruyorum önceki mi İslam'a uygun bu mu? Önceki. Peki, sonra ki medeni kanun bir serbestlik getirdi. İsterseniz eski rejimi takip edebilirsiniz. Soruyorum Müslümanlardan kaç kişi müracaat etti de biz eskisini istiyoruz diye? Hiç yok. Ben bilmiyorum. Tam o zaman bir hanım beni aradı telefonda. Dedi ki ben göz doktoruyum. İyi para kazanıyorum. Beyimde para bol geliyor diye akşama kadar kahvehane de vakit geçiriyor dedi. Şimdi biz ayrılacak olsak malımın yarısı onun mu olacak dedi?

Dedim ki yeni medeni kanuna göre böyle. Mülkiyet ortaklığı daha örfümüze iyice yansımadı yansısa fesatlığını o zaman göreceksin. Ortalığı iyice karıştıracak dediğiniz doğru hocam. Şuan toplumumuz medeni kanunu bilmiyor ve icraata geçmedi, geçtiği zaman çok sıkıntı olacak.Eskiden gelen bir örfümüz biraz etkili de ondan. Yeni medeni kanunda bunu düzenleyenler karı kelimesini kullanmamak için yırtındılar çatladılar patladılar. Karı kelimesi güya feminizme göre aşağılayıcılığı ifade ediyormuş biz bu kelimeyi kullanmayacağız kafası ile hareket ettiler. Amma bu kadar yırtılmalarına rağmen bir maddede kullanmak zorunda kaldılar yeni medeni kanunda. Çünkü hiçbir kelime eş, hanım, hatun, karı kelimesinin yerini tutmuyor. Karı kelimesi nikahlı kadını ifade ediyor. Ayette ki muhsane kelimesinin tam karşılığıdır. Sen bu kadar değerli manası olan bir kelimeyi tamamen manasını boz ve yabancı kültürün etkisi ile karşı çık, gel de bu anlayışa gülme. Kullandığımız kelimelerde bile feministçe hareket ediyoruz. Bana sorular gelir. Yarım sayfa soru yazmış mesaj yazmış. Eşimden ayrıldım. Ben cevap vereceğim ama bu eş ,karı mı koca mı anlayamıyorum. Hukuk dilinde de anlaşılmıyor yani eş kelimesi. Soruyorum ya sen kadın mısın erkek misin ona göre cevabını vermek durumunda kalıyorum. Eş kelimesinin kullanılmasında bile yerine göre doğrudur. Ama her yerde kullanmak doğru değildir.Hukuk dilinde karı-koca olması lazım.Onda bile feminizm in etkisi vardır. Konuşulan kelimede ve ses tonunda bile. İlgililere diyeceğim şu. Özellikle aile konusunda bir kanun ya da yönetmelik çıkaracağınız zaman bu topluma hizmet etmek istiyorsanız sahadakilerle istişare edin. Veya eski tahribatı düzeltirken. Tekrar tekrar söylüyorum sahadakilerle istişare edin. Aile mahkemeleri hakimlerini bir çağırın. Arkadaşlar bu konuda siz ne düşünürsünüz tecrübeye saygı duyulur, Ya da bu işteki tecrübeliler, hukukçular, din adamları bizzat toplumun içinde olan yetkililerle bir konuşun. Ahlak masasındaki polislerle savcılar la bir konuşun bu sizin önünüzü açar toplumu görürsünüz.

Bu yazı 153 kez okundu.
Yorumlar
KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ