Reklam
Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

EMANET 2

04 Ağustos 2018, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

"Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.” (Nisa- 58)

 

İnsan olarak, Allah'ın en seçkin yaratığı olarak pek çok emanetler taşımaktayız. Geçtiğimiz yazımızda emanet konusu ele aldık bu yazımızda devam edeceğiz. Ailemiz ve çoluk çocuğumuz önemli emanetlerimiz arasındadır. Çocuklarımızın eğitilmesi, her türlü zararlı akımlardan uzak tutularak, dinimiz, vatanımız ve milletimiz için yararlı olacak şekilde yetiştirilmesi görevlerimiz cümlesindendir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır: "Ey müminler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden koruyun.” (Tahrim -66)

Müslüman anne ve baba çocuklarının dinî terbiyelerine, vatan ve millet sevgisiyle dopdolu olarak yetişmelerine, kabiliyetlerine göre ya ilmi ya da uygun bir alanda geleceğe hazırlanmalarına özen göstermeli ve ahlâklı edepli birer insan olarak topluma kazandırmalıdırlar. Bu görevlerini ihmal eden anne ve babaların sonradan büyük pişmanlık duyacakları kaçınılmazdır. Zaman zaman basına ve televizyon ekranlarına yansıyan, okunması ve izlenmesi bile üzüntü veren olaylar bu görevin ihmali sonucu meydana gelmektedir. Nitekim Peygamberimiz: "Hiçbir baba çocuğa güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz.” (Tirmizî, Birr, 33 ) buyurmuştur.

Sağlığımız da bir emanettir. Sağlığımıza zarar veren her şeyden korunacağız. Hayatın tadı, ibadetin zevk ve neşesi, vücut sağlığına bağlıdır. Sağlığı yerinde olmayan bir Müslüman, Allah'a anne ve babasına, ailesine, vatan ve milletine karşı olan görevlerini gereği gibi yerine getiremez. Bu sebepten ötürü yüce dinimiz, sağlığa büyük önem vermiş, onu tehdit eden her türlü uyuşturucu maddeleri yasaklamıştır. Peygamberimiz, sağlıklı, kuvvetli müminin zayıf müminden daha hayırlı olduğunu bildirmiştir. Şöyle buyuruyor: "Ölümden önce hayatının, hastalığından evvel sağlığının, meşguliyetinden önce boş vakitlerinin, ihtiyarlığından önce gençliğinin, yoksulluğundan önce zenginliğinin kıymetini bil.”

Malımız ve servetimiz bize emanettir. Bir gün geçici dünya hayatına veda ederken malımızı ve her şeyimizi burada bırakacağız. Ancak Allah'ın huzurunda hesap verirken malımızı nereden kazanıp nereye harcadığımızın hesabını vereceğiz. Nitekim peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Hiç kimse kıyamet günü (beş şeyden) ömrünün nerede ve ne suretle tükettiğinden, gençliğini nerede ve nasıl yıpratıp çürüttüğünden, malını nasıl kazanıp nerelere harcadığından, elde ettiği bilgi ile ne yaptığından sorguya çekilmedikçe Allah'ın yüce katından ayrılamayacaktır.” (Tirmizî, Kıyâme, 1)

Vatan bir emanettir. Vatan bir toprak parçasıdır, ama her toprak parçası vatan değildir. Vatan, uğrunda şehitlerin kanlarını akıttıkları toprak parçasıdır. "Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” sözü bunu güzel ifade etmektedir. Vatan bir Müslüman'ın her şeyidir. Çünkü din, namus, şeref ve bağımsızlık gibi kutsal değerler ancak vatan sayesinde kazanılabilir. Bu sebeple atalarımız "Vatan sevgisi imandandır” demişlerdir.

İşte atalarımız bu cennet vatanı, uğrunda şehit olarak, kanlarını akıtarak bize emanet etmişlerdir. Bu emaneti korumak bizim görevimizdir. Bu güzel vatanı bir taraftan düşmandan korurken diğer taraftan onu imar edip güzelleştirecek ve bizden sonrakilere korumak üzere teslim edeceğiz.

Doğa da bir emanettir. Allah dünyamızı bir denge içinde yaratmıştır. Nitekim Allâh Teâlâ Kurân-ı Kerim'de böyle buyurmuştur: "Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu. Sakin dengeyi bozmayın”. (Rahman, 7–8) Doğal denge bozulduğunda karalarda, sularda ve havamızda çok büyük sorunlar çıkacaktır. Yaşadığımız çevrenin kara, hava, su, bitki ve hayvanlarıyla doğal dengesini iyi koruyamazsak, karşılaşacağımız maddi ve manevi sıkıntıların sorumlusu bizler olacaktır. Nitekim bu husus açık ve net olarak Kuran-ı Kerim'de dikkatlerimize sunulmakta ve insanlar ikaz edilmektedir: "İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler.” (Ahzab–72)Bu nedenle ormanlarımızı, bitki örtülerimizi iyi korumalı, toprağımızın kalitesinin kimyasal bazı terkiplerle bozulmasına fırsat vermemeli, tatlı su ve denizlerimizi muhafaza etmeli, soluduğumuz havanın kirlenmemesi için yakıtlarımızı kaliteli seçmeli, havayı kirleten araç ve sanayi tesislerinin bakımını iyi yaptırmalıyız. Yaban hayatının bitmesinin önüne geçmek için gelişi güzel avlanmalara fırsat vermemeliyiz. Sözün özü bize verilen emanetlere sahip çıkmamız gerekir. Bu emanetlerden sorguya çekileceğimizi unutmamamız lazım.


 

Bu yazı 977 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ