Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Fitne Adam Öldürmekten Daha Kötüdür

20 Ekim 2018, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

‘'Onları bulduğunuz yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescidi Haram'ın yanında, onlar savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa onları öldürün. İnkar edenlerin cezası böyledir.''(Bakara,191)

        Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felãketle imtihan etme anlamlarına gelen fitne, özellikle dilimizde insanlara fenalık yapmak, onları belaya uğratmak ve genelde toplumda kargaşa çıkarmak gibi kötü fiil ve davranışlar için kullanılmaktadır. Allah, insanların iman ve ahlaktaki samimiyetlerini kanıtlamaları için bir imtihan olmak üzere onları hayırla da şerle de deneyip sınar.''Senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedî mi alacaklar? Her can ölümü tadacaktır. Denemek için sizi kötü ve iyi durumlarla imtihan ederiz. Sonunda bize geleceksiniz.'' (Enbiyã ,35). lnsanlar dünya hayatının geçici güzellikleriyle imtihan edilirler.''Sakın kendilerini sınamak için onların bir kesimini yararlandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine göz dikme! Rabbinin sana verdiği nimetler daha hayırlı ve daha kalıcıdır.'' (Tãhã , 131 ). Mal ve evlât birer imtihan vasıtasıdır.''  Mal ve çocuklarınızın sizin için birer imtihan olduğunu ve büyük mükâfatın Allah katında bulunduğunu bilin. ‘'(Enfãl, 28; . Bol rızık veya genel olarak bir nimet de fitnedir.''  İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır; sonra ona katımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bunu ancak bir bilgi sayesinde elde ettim" der. Aksine o nimet bir imtihandır ama çokları bunu bilmez. ‘'(Zümer,49); Buna karşılık insanlar kederle imtihan olurlar:''Hani kız kardeşin onlara gidip de, ‘Ona bakabilecek birini size göstereyim mi?' diyordu. Nihayet gözü gönlü şen olsun ve kederlenmesin diye seni annene kavuşturduk. Ve birisini öldürmüştün de seni tasadan kurtarmış, ardından da seni ciddi sınavlardan geçirmiştik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkının arasında kaldın, sonra mukadder olduğu üzere buraya geldin, ey Mûsâ!'' (Taha, 40), çeşitli belâlarla da imtihan:''  Ne zaman bir sûre indirilse, içlerinden "Bu hanginizin imanını arttırdı ki?" diye soranlar çıkar. Ama bu, iman etmiş olanların imanını pekiştirmiştir ve onlar sevinç içindedirler. Kalplerinde hastalık olanlara gelince, bu onların (mânevî) kirlerine kir katmıştır ve onlar inkârcı olarak ölüp gitmişlerdir. Görmüyorlar mı ki her yıl bir veya iki defa musibetlerle sınanıyorlar da yine tövbe etmiyorlar ve ibret almıyorlar. Ne zaman bir sûre indirilse, "Sizi biri görüyor mu?" diyerek birbirlerine bakarlar, sonra sıvışıp giderler. Anlamamakta direndikleri için Allah da onların kalplerini haktan çevirmiştir.'' (Tevbe, 126;) imtihan edilirler. Fitneye sebep olan pek çok kötü fiil ve davranış, toplumları içten içe yiyerek temelden çökmelerine neden olur.  Bununu için toplumlar, milli  ve manevi değerler etrafında kenetlenerek, birlik ve beraberlik içerisinde varlıklarını sürdürürmeleri gereklidir.. İslam dini,  fitneyi şiddetle yasakladığı gibi, fitneye götüren fiil ve davranışları da yasaklar. Bu itibarla müminler, toplumun huzur ve barışı bozucu fitneye sebep olabilecek tavırlardan sakınırlar. Fitneye kaynaklık edebilecek insanları ya da anlayışlar konusunda, toplumsal sorumluluklarının bilincinde olarak hareket ederler.  Fertlerin manevi değerlerine ve toplumun birlik ve beraberliğine zarar veren fitneye zemin oluşturan tavırlar karşısında fertlerin sorumluluğu yanında eğitimcilere ve yöneticilere de büyük sorumluluk düşmektedir. 

Bununla ilgili efendimiz şöyle buyurur:"Allah'ın çizdiği sınırları aşmayarak orada duranlarla bu sınırları aşıp ihlâl edenler, bir gemiye binmek üzere kur'a çeken topluluğa benzerler. Onlardan bir kısmı geminin üst katına, bir kısmı da alt katına yerleşmişlerdi. Alt kattakiler su almak istediklerinde üst kattakilerin yanından geçiyorlardı. Alt katta oturanlar: Hissemize düşen yerden bir delik açsak, üst katımızda oturanlara eziyet vermemiş oluruz, dediler.  Şayet üstte oturanlar, bu isteklerini yerine getirmek için alttakileri serbest bırakırlarsa, hepsi birlikte batar helâk olurlar. Eğer bunu önlerlerse, hem kendileri kurtulur, hem de onları kurtarmış olurlar( Buhârî, Şirket 6) yine efendimizin bir hadisinde: "Şüphesiz her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi (imtihan vesilesi) de maldır. ‘' (Tirmizî, Zühd, 26) bugünlerde bu hadisi daha iyi anlıyoruz. Maalesef günümüzde Müslümanlar mal ile olan imtihanlarını kaybettiler. Her şey benim olsun anlayışı ile dünyalık ne varsa içinde kayboldular. Zengin çok zengin fakir yine fakir olarak kaldı. Hâlbuki dünyalık mallar geçicidir. Aslında hepimiz bunu biliyoruz fakat uygulamada bunu yapmıyoruz. Son olarak yine efendimizin duası ile yazımız bitirelim: Sa‘d İbni Ebû Vakkas radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazlardan sonra şu duayı okuyarak Allah'a sığınırdı:

"Allahım! Korkaklıktan, cimrilikten sana sığınırım. Erzel–i ömürden sana sığınırım. Dünya fitnesinden sana sığınırım. Kabir fitnesinden sana sığınırım''amin

Bu yazı 609 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ