Reklam
Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Hadislere Neden Düşmanlar

21 Temmuz 2018, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

Bazı gruplar sadece Kuran'la amel etmemiz bize yeterlidir, kâfidir sadece bize Kuran yeter, sünnet, hadis olmasa da olur, diye hadis ve sünneti düşmanlık yapıyorlar acaba bunun alt yapısında neler var? Bu düşmanlığın arka planı var mı? gibi sorular bu gün kafamızı karıştırıyor hadislere düşmanlık o kadar fazla dillendiriliyor. Medyada adı hoca olmuş ama, kendisinde hiçbir şey olmayan kimseler, çok rahat hadiste neymiş sünnette ne oluyor diye İslam toplumunun kafasını karıştırıyor. İşte bu mesele ile ilgili olarak değerli prof. dr Orhan çeker hocamız şunları söylüyor: Bu insanoğlu Hz. adem yaratıldı yaratılalı önce şeytan sonra insanoğlu Allah ile mücadeleden vazgeçmedi. Allah'ın gönderdiği Peygamberleri katlettiler, şehit ettiler, indirdiği sahifeleri, kitapları aslını bozdular, kendi istedikleri şekle çevirdiler, yok ettiler ve nihayet 100 suhuf ortadan kaldırıldı. Tevrat'ın aslı bozuldu orijinal şekli kalmadı. Zebur ve İncil bir kültür yığını haline getirildi ve nihayet Kuran geldi. Kuran'ın da lafzını önce bozalım diye bir uğraştılar, sözlerini bozalım diye uğraştılar, ondan sonra Kuran'ın sözlerini bozamayacaklarını anlayınca bu defa b planlarını devreye soktular. Şeytanlar sürekli olarak biri tutmasa öbürü üzerinde duralım diye böyle ard arda planlar düzenlerler. Kuran'ın bozulması ile ilgili b planı ise Kuran'ın sözleri aynen duracak onu kaldırmaya güçleri yetmiyor öyleyse o sözlere verilecek olan mana İslam'ın dışında bir mana olacak. Yani Kuran'a tabi oluyoruz diyecekler ama ona kurana öyle bir mana verecek ki senin benim öteden beri bildiğimiz mananın tamamen dışında bir mana ve üstelik o mananın gerçek İslam'la ilgisi olmayacak ama bozuk mana ya gerçek İslam diyecekler ve razı edecekler. Böyle bir proje var. Şimdi Tevrat'ı, sahifeleri, Zebur'un Efendim, İncili bozan İnsanoğlu Kuran'la ilgili olarak hiç değilse manasını bozalım diye Şimdi var güçleriyle çalışıyorlar. Peki, Kuran'ın manasını nasıl bozacaklar? Bu kadar öyle anlaşılıyor üç merhalede bunu düşünmüşler ve en etkini merhalesi, en etkin aşaması; sünnet düşmanlığı aşamasıdır. Birinci aşama İslam alimlerine ve mezheplere düşmanlık merhalesidir. Bu önemli ölçüde tuttu mu, her ne kadar imanına herhangi bir zafiyet gelmemiş leke gelmemiş. Saf şekilde Duran Anadolu insanın zihninde alimlere düşmanlık diye bir şey yoktur, mezhebi düşmanlık diye bir şey yoktur. Allah'a Sadık kullarına karşı bir düşmanlık yoktur. Fakat biraz entel kesim, okuyan kesim içerisinde, ya da Şehirliler arasında bu konuda epey bir yer tutmuştur mezhep düşmanlığı. Çünkü bizim inancımıza göre insanlık masum değildir, hata edebilirler, suç işleyebilirler. Öyle olunca, alimlere yapılmış bir düşmanlık bir nebze tuttu. Dolayısıyla mezhep düşmanlığı ya da alimlere olan düşmanlık İslam'ı bozma projesinde ilk aşamadır. Alimler tabakasına sahip çıkıldığı takdirde, Müslümanlar tarafından onların dediklerine göre İslamın anlaşılma durumu olduğu sürece İslam bozulmaz. Bunu iyi tespit etmişler ki belli seviyede ilmi olmayan Müslümanlara Kur'an ve sünnetle yüz yüze getirerek Sen kendin oku, öğren mezhepte neymiş diyerek, o belli seviyede ilmi olmayan Müslümanlara yanlış bir İslam bilgisi vermek verdirmek projesini güzel işlemişler. Peki, niçin sünnet düşmanlığı ve mesela Kuran'daki İslam diyorlar sünnetteki İslam değil Kuran'daki İslam diyorlar. Ya da niçin Kuran'ı anlarken sünneti devre dışı bırakalım kendi aklımızla kulağına bakalım diyorlar buna bakalım. Çünkü Kuran'ın manasını bozdurtmayan unsur, peygamber efendimizin sünnetleridir. Dolayısıyla bu insanlar Kuran'a yanlış mana verecekleri zaman karşılarına beş- on tane hadis çıkıyor. Efendim peygamber efendimizin sünneti dikiliyor ve diyor ki onlara siz bu ayeti Kuran'ın burasını böyle dediğiniz manayı veremezsiniz. Onun doğru manası budur. Dolayısıyla Kuran'ın manasını koruyan Kuran'ın manasını bozdurtmayan Peygamber Efendimizin sünnetidir. Şunu söyleyebiliriz rahatlıkla her kim sünnet düşmanlığı yapıyorsa değişik çeşitleriyle, her kim Peygamberimizin hadislerini Efendimizin sünnetine düşmanlık yapıyorsa bilsin ki o İslam'ı bozmak isteyenlerin bedava askerliğini yapıyor Hatta dinin dışına çıkıyor bunun adlarını bilsinler. Peki, sünnet devreden çıktığı zaman insan aklıyla diyelim ki Kuran baş başa kaldığı zaman İslam bozulur mu İslam bozulur. Nasıl diyeceksiniz? Çünkü Kuran çok genel ifadeler kullanır, icabında bir konuda bir kelime söyler geçer ve onu Peygamberimizin sünnetine bırakır. Bunun en başında bir örnek verecek olursak bildiğimiz İslam'ın ilk emirlerinden birisi namaz biliyorsunuz. Dinin direği namaz diye hadis-i Şerif var. Namaz konusunda biz sünneti bir tarafa bırakıp sadece Kuranı baksak namaz ortadan kalkar. Niye İslam'ın baş emri namaz ortadan kalktıktan sonra sünnet devre dışı bırakıldığında İslam'ın geri tarafında bir hayır kalmaz. Yani tekrar söylüyorum Kuran'ın manasını sabitleyen Allah'ın muradı dışında Bir mana vermeyen unsur Peygamberimizin sünnetidir.

 

Bu yazı 768 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ