Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Hz. Peygamber’in İrşad Metodu

16 Şubat 2019, C.tesi günü eklendi.

‘'Ey örtüsüne bürünmüş peygamber, kalk insanları uyar. Rabbini yücelt. Elbiseni temizle'' (Müddessir, 74/1-4)

‘'Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz''(Buhari, ilim,11)

 

İrşad, doğru yolu göstermek, manen aydınlatmak, gafletten uyandırmak, yani aklı ve kalbi ikna edici ve tesirli olan sözlerle gafletten uyandırıp hidayet yolunu göstermek demektir. İrşad eden kimseye mürşid denir. Yüce Allah, İnsanları yaratmış ve onlara aralarından seçmiş olduğu elçileri vasıtasıyla dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını da göstermiştir. En büyük mürşidler Allah'ın elçileridir. Bu sebeple irşad faaliyeti ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem ile başlamış, diğer peygamberlerle devam etmiş, Hz. Muhammed'e kadar gelmiştir. Başlıca görevleri tebliğ ve irşad olan Peygamberler, insanları Allah'ın buyrukları doğrultusunda uyarıp, onlara doğru yolu göstermek ve örnek edinecekleri bir hayatı fiilen yaşamak ve göstermekle görevlendirilmişlerdir. Kur'anı Kerimde Hz. Peygamber Allah'ın davetçisi (Ahzab, 33/46), olarak vasıflanmış, O'na yüklenen görev de "öğüt ver”, "davet et”, " ikaz et”, "tebliğ et” gibi emirlerle ifade edilmiştir. Kendisi "beşir” ve "nezir” olduğundan, uyarıcı ve müjdeci olma görevi ile görevlendirilmiştir. Hz. Muhammed (sav) de her türlü zorluk altında bu irşad ve tebliğ görevini, en güzel örneklerini sunarak yerine getirmiştir.

 

Hz. Peygamber irşad görevini yerine getirirken şu hususları göz önünde bulundurmuştur.

a) Peygamber, İrşadı güzel ve tatlı söz ile öğüt vererek yapmıştır. Kur'an Hz. Musa ve Hz. Harun'a, Firavun'a karşı bile yumuşak sözlü olmayı emretmiştir. (Ta-Ha, 20/44)

b) Hz. Peygamber (sav), ayette de belirtildiği gibi irşada yakınlarından başlamıştır. Kızı Fatıma'yı bile zaman zaman uyarmıştır.

c) Emir ve yasakları samimi bir şekilde önce kendisi uygulamıştır. Kendisinin gelmiş gelecek günahları affedilmişken, niçin ayakları şişinceye kadar namaz kıldığı sorulunca Şükreden bir kul olmayım mı? Demiştir.

ç) Ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmadan büyük bir inanç, sabır, azim ve kararlılıkla görevini yerine getirmeye gayret saf etmiştir. Hayatının en zor günleri olan hüzün yılında, Taif'ten dönerken, Hicret esnasında düşmanları mağaranın önünde iken ve Uhud savaşı'nda dişleri kırılmış, ölümle karşı karşıya iken bile hiçbir zaman ümitsizliğe düşmemiştir.

d) Muhataplarını tanımaya büyük önem vermiştir. Hz. Peygamber irşad görevini yerine getirirken muhatabın durumunu dikkate alırdı. "Hangi amel daha hayırlıdır” diye soran sahabelerden kimine "namaz kıl”, kimine " anana iyi davran”, kimine "diline hakim ol” kimine "az da olsa devamlı olan ibadettir”, kimine "Allaha iman ve onun yolunda cihad'dır” "Oruçtur” , "yemek yedirmek ve cihaddır” şeklinde farklı farklı cevap vermesinin nedeni, toplumunda ki insanları iyi tanımasındandır.

e) İrşad ve tebliğ de O daima affı, hoşgörüyü, saygıyı, sevgiyi, yumuşak sözlülüğü, şefkat ve merhameti önde tutmuş, insanlara kaba olmamış, kini, nefreti, öfkeyi ise daima kendinden uzak tutmuştur. Hz. Hamza'nın cesedini parça parça eden vahşi'yi bile affetme erdemini göstermiştir.

f) İnsanların kusurlarını yüzüne vurmamış, eleştirilerini isim vermeden yapmıştır. Peygamber (sav) irşad da karşıdaki kişinin anlayışına ve kavrayışına uygun, makul şeyler söyler; onun aklına ve sağduyusuna hitap ederdi. Yanında yanlış bir hareket yapıldığında veya yanlış bir talepte bulunulduğunda kızmaz, o kişiyi eğitirdi.

g) Dini zorla kabul ettirme yolunu hiçbir zaman tercih etmemiştir. Tercih imkanı var ise dini konularda kolaylığı ve kolay olanı tercih etmiştir.

ğ) Görevini yerine getirirken her zaman güvenilir, adil olmuş, hiçbir zaman doğruluktan ayrılmamıştır. Temiz giyinmiş insanların içine çıkacağı zaman durgun suda kendinse bakarak saçını taramış, yüzünde hoş olmayan bir görüntünün olmasına müsaade etmemiştir.

h)Dini bir çıkar aracı olarak kullanmamış, bu yolla şahsi menfaat elde etmeyi düşünmemiştir.

Günümüz mürşidlerinin de, irşad faaliyeti yaparlarken, faydalı bir irşad olması için yukarıda en güzel örneğini kendi hayatından verdiğimiz Hz. Peygamberin irşad metodunu dikkate almaları gerekmektedir.

Toplumda irşad faaliyeti yapılır, toplumda ona uyar ise, bundan o toplumda yaşayan herkes faydalanmış, toplumda da huzurlu bir hayat sürmesine vesile olunmuş olur.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ