Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

İbadetin Anlamı

18 Mayıs 2019, C.tesi günü eklendi.

"Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”(Enam-172)

 

İbadet (yani ubudiyyet) ferdin Yüce Allah' kulluk etmesi anlamındadır. Ubudiyyet de aynı anlamdadır. Yani kul ile ibadet etmek arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Dünya hayatına ancak ve ancak Yüce Allah'a kulluk yapmak için gönderilmiş olan insanlar( Zariyat, 51/56 )kulluk yapmak suretiyle Allah'a kurbiyyetin zirvesine ulaşırlar. Zira Yüce Allah' karşı kulluk imandan sonra hareketlerle, tavırlar ve davranışlarla ortaya konulur. Bu kullukla Yüce Allah' olan şükran borcumuzu ödemeye gayret etmiş, bağlılık ve sevgimizi göstermiş oluruz.

 

Hiç şüphesiz kulluk ancak Allah (c.c.)'a olur.Her gün namazlarımızda okuduğumuz Fatiha suresindeki (Allah'ım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz. Ayeti ibadetin merkezinin sadece Yüce Allah olması gerektiğini Kur'an-ı Kerim'de ibadet kelimesi genellikle ubudiyyet, boyun eğit itaat etmek, Yüce Allah'ı Rab olarak tanımak anlamlarına gelir. (Müminun 23/45)Kur'an-ı Kerim'deki diğer bazı kavramlar da ibadet anlamında kullanılmıştır. Hudu' (boyun eğmek) Tezellül (Kulun aczini bilip itiraf etmesi), itaat, zikir,inabe, tesbih, nüsuk. Dua gibi kelimeler kulluk anlamına yakın anlamlar taşırlar.Çok iyi bilinen ve ihsan hadisi diye anılan rivayet, bizlere bir müminin kulluğu nasıl anlaması gerektiğini açıkça belirtiyor. Bu hadiste Hz. Ömer (r.a.) şöyle anlatıyor: Biz Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanındayken hiçbirimizin tanımadığı ama uzaktan gelen bir insandaki görüntüyü de vermeyen beyaz elbiseler içinde, simsiyah saçlı bir adam geliverdi. Adam Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanına yaklaşıp dizlerini Peygamberimizin dizine dayadı. Sonra şöyle sordu: "Ey Muhammed! İman nedir? Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah'a, Meleklerine, Kitaplarına, peygamberlerine, Ahiret Gününe, Kadere Hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğine iman etmendir.(Bu cevap üzerine) adam İslâm nedir diye sordu. Hz. Peygamber 8s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah'tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna iman etmek, namaz kılmak, zekat vermek, hacc yapmak ve Ramazan orucunu tutmaktır.”(Bunun üzerine) adam şu soruyu sordu: Peki ihsan nedir? Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle cevap buyurdu: "Allah'a O'nu görüyormuşçasına ibadet etmendir. Sen O'nu göremezsen de O seni görüyor.” Hz. Ömer hadisin sonunda soru soran bu zatın Cebrail olduğunu söyler. Bu hadise dikkat ettiğimizde İslami hayatın üç kategoriden geçtiğini görürsünüz. Sağlam, şeksiz ve şüphesiz bir iman; bu imanın amele dönüşümü olan ibadet ve ibadette ihlası yakalamak.İbadetin içinde en dikkat çekici olan namazın gayesi insanı her türlü fenalık, kötülük, hayasızlık, ahlaksızlık ve şerden uzak tutmaktır. Bu neticeleri sağlamayan namaz Kur'anın öngördüğü namaz değildir. Hakkıyla eda edilen bir namaz kişiyi tertemiz yapar. Kalbini her türlü kötülükten pak, arı ve nezih hale getirir. Ruh aleminde güzellikler meydana getirir. Rabbıyla arasında yıkılmaz bir bağ oluşturur. Salihlerin, takva sahibi insanların namazları böyleydi. Onlar namaza başlamadan evvel beyinleriyle, ruh ve bedenleriyle tertemiz hale geliyor ve namaza odaklanıyorlardı. Namaz esnasında da mâsivadan (Allah'tan gayrisinden) uzaklaşıyorlardı. Kişi namaz kıldıktan hemen sonra şerre bulaşıyorsa, harama dalıyorsa, ahlaksızlığın pençesine düşüyorsa o kıldığına namaz demek mümkün olabilir mi?Hz. Ali (r.a.) hakkında şöyle anlatılır: "Namaz vakti gelince yüzünün rengi değişir, vücudu titrerdi. Sebebini sorana şöyle demişti. "Yer ve göğün kaldıramadığı, dağların taşımaktan aciz kaldığı bir emaneti eda etme zamanı gelmiştir. Onu kusursuz olarak yapabilecek miyim, yapamayacak mıyım bilemiyorum.

Hz. Aişe (r.a.) Peygamberimizin namazını anlatırken O'nun iç alemine şöyle dikkat çekerdi. Resulüllah (s.a.v.) bizimle konuşur, biz de onunla konuşurduk. Ama namaz vakti gelince sanki bizi tanımıyor gibi bir hale gelir, bütün varlığıyla Allah'a yönelirdi.1

İbadetlerden sadece namazı mercek altına aldık. Oruç, zekat, hac, sadaka gibi mali ve bedeni ibadetlerin yanı başında; iyilik, merhamet, rahmet, hoşgörü, öğüt, düşküne yardımcı olmak, sıkıntıdakinin problemini gidermek, takvada yarışmak, iyilikte yardımlaşmak gibi manevi ve ruhi ibadetleri de ihmal etmememiz gerekir. Kandehlevi, a.g.e., 303

1

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ