Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

İman- Amel- Ahlak Münasebeti

23 Mart 2019, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

  1. alanından eylem ve hareket alanına çıkamamış olan iman, meyvesiz bir ağaca benzer. Kalpte mevcut olan iman ışığının hiç sönmeden parlaması, giderek gücünü artırması için de salih amel ve güzel ahlakla beslenmesi gerekir. Çünkü salih amel, samimi imanın bir göstergesidir. Salih amel, imanımızın güçlenmesini ve ahlâken olgunlaşmamızı sağlar. İman; kökü kalpte, dalları ise, insan davranışları olarak dışarıda yani hayatta olan bir ağaç gibidir. Peygamberimiz kalpteki inancının sözlü ifadesi demek olan "Allah'tan başka ilah yoktur" ikrarının, iman tezahürünün en yükseği ve en üstünü olduğunu belirtmiştir. Salih amellere devam eden kimselerin kalbinde iman nuru devamlı parlar, bu nur insanı mükemmel bir ahlaka ulaştırır. İmanın gereği olarak Kur'ân ve Sünnete, Allah ve Peygamberin rızasına uygun olan ve bilinçli olarak yapılan her amel salih ameldir. Salih ameller; iman ve iyi niyetle yapılırsa Rabbimizin katına ulaşır İnsanın dünyada hiç bir gözün görmediği, hiç bir kulağın işitmediği, akla hayale gelmeyecek güzellikteki cennete girmemize ve oradaki derecelerimizin yükselmesine vesile olacağı unutulmamalıdır. İman edip sâlih ameller işleyen, İslam'ın emir ve yasaklarına, helal ve haramlarına, öğüt ve tavsiyelerine uyan; insanlarla iyi ilişkiler içerisinde bulunan, onlara kötülük etmekten sakınan kimseler "güzel ahlak" sahibi, aksi davranışta olan kimseler ise "kötü ahlak” sahibi demektir. Aşağıdaki ayetler de ise, iman- ibadet ve ahlâkî görevler iç içe sıralanmaktadır. İman ibadeti, ibadetler de ahlâkî davranışları gerektirmektedir. Kur'ân' tümü tarandığı zaman görülecektir ki onlarca ayette ahlâki ilkeler değişik bağlamlarda anlatılmaktadır. Mesela:(İnsanların kusurlarını) bağışla, ma'rufu (iyi ve güzel olan Söz, fiil ve davranışları) emret ve cahillerden yüz çevir.” (Araf,199)"İyilik ile kötülük bir değildir. Kötülüğü en güzel biçimde sav, bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak ve samimi bir dost oluvermiştir.” ( Fussilet,34).İbadetlerin temel amacı kişinin imanını koruması, Allah rızasını ve sevgisini kazanmasıdır. En güzel ahlak Kur'ân ahlakıdır. Kur'ân ahlakına sahip olan insan, kendisine, yaratanına ve bütün insanlara saygılıdır. Söz, fiil ve davranışlarında adaletli, dürüst olur, edepli ve terbiyeli olur.şimdi bu konu ile ilgili ayeti kerimlere bakalım :'' Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka. (Onlar ziyanda değillerdir)” (Asr, 1-4)anlamındaki bu ayet, amel-iman ve ahlak ilişkisini açıklamak bakımından en güzel bir örnektir. Yüce Allah'ın cennette yüksek derecelere nail olmayı imanla beraber salih amele bağlamış ve bu konuda şöyle buyurmuştur:"Kim de O'na salih ameller işlemiş bir mümin olarak gelirse, işte onlar için yüksek dereceler vardır.” (Taha, 75) Yine aynı şekilde; " İnanan ve salih amelleri işleyenleri, altlarından nehirler akan cennetlerle müjdele.” (Bakara,25) buyurarak bu müjde yalnızca imana değil, salih amele de bağlanmıştır. Bir başka ayette Yüce Allah, dünya nimetleri içerisinde insanın en çok değer verdiği iki nimete dikkat çekmekte ve bu nimetlerin hayatın süsü, zineti olduğunu, bu iki nimetin de dünya ile birlikte sonuçta yok olacağını ve ahirete gidecek olanın yalnızca imanla birlikte salih amel olacağını belirtilmiştir.'' Onlara dünya hayatının örneğini de ver: O gökten indirdiğimiz bir su gibidir; yerdeki (onu emen) bitkiyle karışmış, sonra (zamanı gelince) bitki rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şeyi yapabilecek güçtedir. Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; kalıcı olan iyi davranışlar ise rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.''( Kehf, 45–46)Peygamberimiz en yüksek bir imana sahip olduğu gibi, bu imanın gereği olarak ta ahlakan en yüksek bir derecede olduğu vurgulanarak: " (Ey Peygamberim!) Sen büyük bir ahlak üzeresin”. (Kalem,4) diye belirtilmektedir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) birçok hadislerinde imanın salih ameller işlemeyi gerektirdiğine dikkat çekmiştir. İman kalbin amelidir. Şu hadis bu hususu açıkça ifade etmektedir: ‘'Amellerin en üstünü hangisidir" diye soruldu. Hz. Peygamber"Allah ve Rasûlüne iman etmektir" buyurdu"( Buhari, İman, 18) Peygamberimiz, iman ile amelin birbiriyle olan bağlantısını şöyle ifade etmiştir.''Üç haslet vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve Resulünü, Allah ve Resulünden başka her şeyden fazla sevmek, Sevdiğin! Allah için sevmek, Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra, tekrar küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmektir.” Buharî, İman, 15. ( I,66 )Sevgili Peygamberimiz salih amellerin bizimle birlikte ölüm ötesine de gideceğini, kabirden içeri yalnız iman ile birlikte salih amellerimizin gireceğini şöyle vurgulamaktadır:"Ölüyü kabre kadar üç şey takip eder; ikisi geri döner ve biri onunla daima beraber olur. Ailesi, malı ve ameli onu kabre kadar takip eder, ailesi ve malı geri döner, geriye yalnızca onunla birlikte ameli kalır” (Buhari, Rikak, 42)

 

Bu yazı 1017 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ