Fatih KUT
Fatih KUT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Mübarek Şehir: Kudüs

01 Şubat 2020, C.tesi günü eklendi.

Kuran-ı Kerimde mübarek ve mukaddes olduğu beyan edilen yerler vardır. Bu mübarek yerler sırası ile Mekke, Kudüs ve Sina (tuba vadisi ve tur dağı)'dır.Bu üç yerin mübarek ve mukaddes olduğu kuran da belirtilir. De ki: "Allah doğruyu söylemiştir. Öyle ise, Hanîf olan İbrahim'in dinine uyunuz. O müşriklerden değildi. Gerçek şu ki, insanlar için yapılmış olan ilk ev, âlemlere bir hidayet ve bir bereket kaynağı olan Mekke'deki evdir." Tuva vadisi ile ilgili rabbimiz şöyle buyuruyor:'' Onun yanına geldiğinde kendisine "ey Mûsâ!" diye seslenildi. "İyi bil ki ben, evet yalnız ben senin rabbinim; artık pabuçlarını çıkar, çünkü şu anda kutsal vadide, Tuvâ'dasın''.(Taha–11,12). Kudüs ve Mescid-i Aksa kuranı kerimde şöyle anlatılır: ‘'Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.'' (İsra–1). Dolayısıyla bu gibi mübarek yerlerin mümin insanların sorumluluğunda olması gerekmektedir. Öyleyse yüce Allah'ın çevresini mukaddes kıldığımız dediği yerler bu gün lanetli Yahudilerin işgali altındadır. Buna göre Kudüs ve Filistin meselesi oradaki gariban Filistin halkının meselesi değil, bir uçtan diğer bir uca tüm İslam âleminin meselesidir. Tüm Müslümanlar bunun hesabını vereceklerdir.

Kâbe'yi ilk defa âdem babamız yapmıştır. Bundan 40 yıl sonra Mescidi Aksa'yı yapmıştır. Her ikisi de insanlara kıblelik yapmıştır. Efendimiz peygamberlik yıllarının çoğunda mescidi aksaya dönerek namaz kılmıştır. O halde mescidi aksa bizim için aynı şekilde mukaddestir. Mescidi aksanın bir taşının dahi olsa yıkılması Kâbe'nin yıkılması ile eşdeğerdir. Kâfirler tarafından Kâbe yıkılacak olsa, Müslümanların nasıl tepki vermesi gerekiyorsa, aynı tepkiyi mescidi aksa için göstermeleri görevdir. Bu konuda Müslümanların maalesef gerekli şuura sahip olmadıklarını görüyoruz. Kendimize bir de şeytan bahanesi uyduruyoruz, diyoruz ki Filistinliler topraklarını yahudiye sattılar. Bu gibi iftiralar, yalanlar bizi onlardan uzak tutmak için fitnecilerin uydurmasıdır. Böylece bizim Filistin'e karşı tepkimizi sıfırlamış oluyorlar. Bizler bu şeytan bahaneleri ile kendimizi geçici olarak avutsak, rahatlatsak ve uyuştursak bile bunların hesabını vereceğimiz kesindir. Her Müslüman bu zilletin hesabını vermeye hazır olsun.

Bu konuda bize dayatılan insan hakları, adalet, insan sevgisi, hayvan sevgisi, çevre sevgisi, çocuk hakların, kadın hakları, barış… (v.b) her ne kadar pasifleştirici söylem varsa hepside algı yanıltması meydana getirmekte ve bizleri uyutmaktadır. Bu gibi sözler küfre hizmet etmekten, mazluma zulmetmekten başka işe yaramamıştır. Bu fitne söylemler, adeta çağdaş birer şeytan görünümüne sokulmuştur. Dışı güzel içi münafıklık dolu bu eylemler şeytanlıktan öte bir şey ifade etmiyor. Aslında güzel olan bu sözler içi boşaltıldığından lanetli işlere sebep olmaktadır. Keşke dedikleri gibi bu sözler adaleti getirse sükûneti getirse ama maalesef öyle değildir. Son yüzyıldaki gidişata bakılırsa Müslümanların haklarını almaları için savaştan başka çare kalmamıştır. Bu problemleri ancak savaş çözer. Müslümanların dünya malına olan hırsları ve İslam'ın en önemli emri cihadı bırakmaları, bizleri bu zillete düşürmüştür. Biliyorum kimileri savaş kelimesini yadırgayacaktır. Ancak özellikle son asra baktığımızda birbiriyle düşman olması gereken Hıristiyan ve Yahudiler birleşmiş, dost olmuşlar ve birlikte hareket ederek nerede bir İslam toprağı var ise kan gölüne çevirmişlerdir. İşte tamda bu yüzden Müslümanların yeniden dirilişe geçmesi İslam sancağı altında birleşmesi ve cihad ruhunu diriltmesi gereklidir.

Eğer bizler, gerçek anlamda mümin olursak, yalancı dünyanın süslü görüntüsünden uzaklaşırsak, cihad ruhunu canlandırırsak, yüce Allahın ipine sımsıkı tutunursak rabbimizi bize vaadi vardır.'' Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin; eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan sizsiniz.''(al-i İmran -139)bu ayet Müslümanları, güçlü bir imana sahip olmanın verdiği azim ve kararlılık sayesinde nice zaferlere ulaşmanın mümkün olacağını müjdelemektedir. O halde, bizlerde şu andan itibaren, rabbimizin çevresini mukaddes kıldığı mescidi aksa ve Kudüs başta olmak üzere, işgal altında olan, sıkıntı içinde olan İslam toprakları için bir diriliş başlatmamız gereklidir. O yüzden bizlere görev düşüyor hepimiz tüm müminler bugünden itibaren kendimize görev vereceğiz. Bu gün Allah için ne yaptım? Bu gün Peygamber efendimizin hangi sünneti uyguladım, bu gün İslam âlemi için ne yaptım? Bu gün Kudüs için, mescidi aksa için ne yaptım? Bunlar bizim görevlerimiz olsun. Rabbim tüm İslam âlemini içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtarsın. İslam âlemine birlik ve dirlik versin. Kardeşlik bağlarımızı güçlendirsin. Başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyayı Kuran ve sünnetin hükmü altına alsın. Âmin.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ