Fatih KUT
Fatih KUT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Müslüman basireti

23 Kasım 2021, Salı günü eklendi.

Her gün farklı haberlerle uyanıyoruz içimiz kan ağlıyor Dünya'daki şer güçler tüm güçlerini topladı İslam'a ve Müslümanlara saldırıyorlar. Peki, biz nasıl Müslüman olacağız ki dünyanın bu zulmüne dur diyebilelim. Öncelikle Allahın sevdiği bir kul olmaya çalışacağız, basiretli ve ferasetli Müslüman olmaya çalıcağız, bunları yapabilirsek Müslümanların önünde kimse duramaz inşallah. Güzel iyi bir mü'min olmaya çalışacağız, birlik ve beraberlik içinde olcağız ki rabbimizin rahmeti hepimizi kuşatsın ve türlü sıkıntılarımız gidersin, Rabbimiz kuranı kerimde şöyle buyurur:"Dikkat edin Allah'ın Velî kulları, onlar ne üzüntü duyacaklardır. Ne de endişe edeceklerdir (rahat ve emin olacaklardır. Allah'ın Velî kulları) o kimselerdir ki iman etmişlerdir, bir de takva üzere yaşıyorlardır” (Yunus suresi, 62,63). O zaman Allahın sevdiği bir veli kul olmak nasıl olur acaba, bununla ilgili Allah'ın veli kullarının kim olduğunu açıklayan hadis-i kudsi, veli olan bir kulu böyle tarif ediyor.
"Kim benim velî bir kuluma ( dostuma ) düşmanlık yaparsa, bilsin ki ben ona savaş açmış bulunuyorum. Kişi farzlarla bana yaklaştığı kadar başka hiç bir şey ile bana yaklaşamaz. Kişi ondan (farzlardan) sonra nafile ibadete devam eder eder nihayet ben onu severim. Ondan sonra da artık ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. O benimle işitir, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür. Benden ne isterse veririm” (Buhari, Rakaik (Rikak) : 38 ; İbn Mace, Fiten: 16).
İşte hadis-i şerîfin ifade ettiği gibi insan, nafilelerde ilerleye ilerleye öyle bir makama geliyor ki o artık Allah ile görüyor, Allah ile duyuyor, Allah ile yakalıyor, Allah ile tutuyor, Allah ile yürüyor. O kişinin görmesi de, işitmesi de, tutması da, yürümesi de Allah'ın özel yönlendirmesi ile olur. İşte yukarıda da bahsettiğimiz gibi Basiret denilen şey bununla hasıl oluyor. Hadis-i kudsi Allah'ın veli kulunu, Allah ile işiten, Allah ile gören, Allah ile tutan, Allah ile yürüyen… kul olarak tarif ediyor. Bu makamda Basiret (firaset) denen şey ortaya çıkıyor İşte Allah ile görenler, Allah ile işitenler, Allah ile tutanlar, Allah ile yürüyenlerdir Allah'ın velî kulları. Kim de bunlara düşmanlık yaparsa hadîs-i şerifin ifadesine göre, Allah o düşmanlık yapana savaş ilan ediyor. Bundan dolayı diyorlar ki Salih insanlara düşmanlık edenlerin akıbetlerinden korkulur. Çünkü Allah'ın velî kuluna düşmanlık yapan bir insana Allah düşmanlık yaparsa, savaş ilan ederse o insanın akıbeti, o dedikleri kötü sonuç olacaktır Allah'ın velî kulları imandan sonra takva üzere yaşayanlar, farzları eksiksiz yapanlar, haramlardan kâmil anlamda uzak duranlar, bu arada nafile ve zikir hayatında önemli dereceler kat edip bunun sonucunda Allah'ın sevgisini kazananlar ve bütün uzuvları, gözleri, kulakları… Allah ile işleyen insanlardır. İşte bu insanlarda feraset, basiret denen şey meydana gelir. Firaset, sezgi gücü dediğimiz şeydir ki kalb gözü diye de ifade edilir. İnsanın başında gözü var, bir de kalb gözü vardır. O kalb gözüne basiret deniliyor. Kalp gözü bizim başımızın üzerinde bulunan gözler gibi fiziki şartlara bağlı olarak gören gözler değildir. Gönül gözü / basiret / firaset bu şartların ötesini görür
Bu konu ile ilgili Mevlana'dan bir beyit Mesnevi'nin taç beyti, bu beyittir. Diyor ki Mevlana :
"Dîde-i tu çûn dilem râ dîde şud
İn dil-i nâdîde ğark-ı dîde şud”
Ya Rabbi! Senin gözün benim gönlüme göz olur olmaz bu basiretsiz gönül tümden basiret oluverdi” (Mesnevi: 4087. beyit). Yani bu gönül Ya Rabbi seninle görür hale geldikten sonra, artık görmediği bir şey kalmadı. Ortadan duvarlar kalktı, mesafeler kalktı, fiziki şartlar kalktı, gönül gözü her şeyi görüyor, diyor. Yine kendisi bu durumun bizler tarafından iyi anlaşılması için şunu ekliyor: Sen gözünü yumup uyuyorken, rüyadayken birçok olağanüstü şeyler görüyorsun da gözün açıkken niye görmüyorsun? Acayip gelmiyor mu sana (Mesnevi, 6183.beyit). Rüyada gözün yumuk gördüğün şeyin, gözünü açtığında daha fazlasını görmen gerekirken niye görmüyorsun? Yani bu basiretin niye kapalı? Niye uykuda, rüyada gördüğünü, uyanıkken görmüyorsun? Rüyada diyelim ki, Peygamberimizi gördün, uyanıkken niye görmüyorsun? İşte Mevlana ne güzel anlatmış basiret konusunu bizim rabbimize yönelmemiz gereklidir. Ondan başka gidecek kapımız da yoktur. Tüm Müslüman alemi ona tam manası ile yönelirse birlik beraberlik içinde olursa inanın tüm sıkıntılarımız sona erecektir. Artık uyanmanın ve yeniden dirilmenin vaktidir. Bunun ilk adımı da kendimiz düzeltmek ve Allahın sevdiği bir kul olmak için çalışmaktır.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ