Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Ramazan’da İbadetin Önemi

11 Mayıs 2019, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

Pazartesi gününden itibaren bir ay boyunca devam edecek manevi iklime girmiş bulunuyoruz. Oruç ibadeti tüm bedeni sıkıntılarımızı gidermekle beraber tüm ruhi sıkıntılarımızı da giderecek inşallah. Manevi iklime girdiğimiz şu günlerde manevi hayatımıza yön vermek ve nafile ibadetlerimizi ramazan ayında artırmamız ruh âlemimiz için gereklidir. Manevi hayat dediğimiz zaman en çok dikkat çeken şeylerden bir tanesi verimli ibadet hayatıdır. Yani insan farzları yerine getirecek, bir de fazladan verimli namaz kılacak, verimli oruç tutacak, verimli sadaka verecek vs. işte manevi hayat bu yönüyle de dikkat çeker. Farzların da ötesinde, bunun üzerine verimli ibadet eklemek insanın manevi hayatını güçlendirir. Bu verimli ibadet hayatına bakarak, özellikle bizim ilmiye kesimi, ‘fazladan kılınan verimli ibadet cahillerin, işi gücü olmayanların işidir. Varsın onlar uğraşadursunlar. Çünkü onlar ilimle uğraşacak kabiliyette değildirler. Bizim verimli namazlarla uğraşmamıza gerek yoktur', diyerek şeytani mantıkla bir şeyler söylemeye çalışırlar. Bu insanlara bakınca görüyoruz ki bunlar ilmi amaç haline getirmişler, zengin için para neyse bunlar için de ilim o olmuştur. Yani para eğer Allah'a hizmet etmiyorsa ve putlaştırılmışsa, putlaştırılmış olan bu para ne ise, putlaştırılmış olan ilim de bizim âlimimiz için aynı şeyi ifade ediyor. Çok tehlikeli bir iddia ve savunmadır bu, aynı zamanda şeytanidir, kandırmacadır. Hani Şeytan'a "Âdem'e secde et” denilmişti de o; Ya Rabbi! Onu topraktan yarattın, beni ateşten yarattın, ben daha üstünüm, ben ona secde etmem, demişti ya tam ona benziyor bu kıyas.  Oradaki mantık neyse, buradaki mantık da aynıdır. Verimli ibadetler madem cahillerin işi idi de Peygamberimiz niye bu kadar ibadete düşkün idi? Onu düşünelim. Peygamber olduğu halde, cenneti garantilediği halde, hiç günahı yokken, aslında farzların dışında bir ibadete de muhtaç olmadığı halde ayakları adeta şişinceye kadar, başka bir insanın tahammül edemeyeceği kadar uzun uzun namaz kılardı. Madem verimli ibadet cahillerin işi idi Resulullah(s.a.v)niçin kendisini bu kadar yorsun ve bu işe tevessül etsin. Hatta annelerimizden birisi O'na sordu. "Ya Resûlallah! Senin gelmiş geçmiş bütün günahların affedilmişken niçin kendini bu kadar yoruyorsun?” Cevap çok ilginçtir. "Ben şükreden bir kul olmayayım mı?” ibadet, ruhun gıdası olduğu için insan ibadet eder. Ruh adeta mide gibidir. Mide nasıl acıktığı zaman ekmek, yemek vs. ister. Ruh da ibadet ister. İşte o ruhun sesine kulak verilerek ibadet fazla fazla yapılır. Yani ibadet cahillerin işi değildir, bizzat Peygamber işidir, ruhun muhtaç olduğu gıdadır. Peygamberimizin(s.a.v) bir gecede yaptığı ibadeti ömrümüzde tek sefer göze alamıyoruz. Bu ibadete herkes de dayanamaz. Sahabe hayatına baktığımızda efendimizin yaptığı ibadete sahabeler bile dayanamamışlardır. Peki, verimli namaz cahillerin işi idi de Peygamberimiz (s.a.v) niye bu kadar ibadet etti? Burada şunu ifade edelim ki ilim, insanı amele götürmüyorsa, o ilim faydasız ilimdir, peygamberimiz faydasız ilimden Allah'a sığınmıştır. Farz olan ilim, faydalı olan ilimdir. Faydasız ilim mâlâya'niden öte bir şey değildir. Peygamberimiz:"Ya Rabbi ben faydasız ilimden sana sığınıyorum”, demiştir. İşte bizimkiler aslında faydalı olan ilmi, amel etmeyerek faydasıza çeviriyorlar, o ilmi kendilerine sorumluluk yükleyen bir yük haline getiriyorlar. Yarım yamalık biçimde yaptıkları farzlar dışında ibadetleri yok. Öyle olunca da o ibadet ve amelden uzak ilim, amaç haline geliyor, kanaatimizce onlar açısından put halini alıyor. İlim insanları amele götürmelidir. Amele götüren ilim fayda sağlar. Dolayısıyla verimli ibadet hayatına Müslüman düşkün olmalıdır. Farzları yerine getirdiği gibi verimli ibadetleri de elinden geldiği kadar programlamalı, hayat programı haline getirmelidir. Yani verimli ibadet, insanı ilahî vâridâta hazırlayan ibadettir. Bundan öte mesafe almak verimli ibadet ile alınıyor. Demek ki insan tenhada bir köşeye çekilecek, ibadet edecek ve burada Allah ile başbaşa kalacak. İşte bu hareket insanı gelecek olan ilhâmâta, Peygamberi ise vahye, ağır söze hazırlayan şeyler olacaktır. Dolayısıyla verimli ibadet hayatı aslında cahillerin işi değil, Bizzat maneviyatı güçlü olan insanların, başta peygamberlerin ameli ve yolu olmuş oluyor. Onun için bu ramazan ayında verimli ibadetlerimize daha çok dikkat edeceğiz ve rabbimizin razı olduğu bir kul olmaya çalışacağız. Ramazan ayımız hayırlı mübarek olsun. Rabbimiz tuttuğumuz oruçlarımızı, yaptığımız ibadetlerimizi kabul eylesin.

Bu yazı 280 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ