Reklam
Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Salih amel -2-

03 Kasım 2018, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

Geçtiğimiz hafta Salih amel konusunu ele almıştık bu hafta buradan devam edeciğiz. Salih amelde amellerimize kıymet kazandıran niyettir. Bir amelin Salih olup olmaması niyete bağlıdır. Çünkü mesuliyet, niyet ve buna bağlı olarak da işi iradî olarak yapmaktır."Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.” (Münafikun, 10)"İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz” diye Allah'a söz verenler de vardır” (Tevbe, 9/75) Salih insanlardan olmanın en önemli özelliği, Allah tarafından dost edinilmiş olmak'' Ama bilin ki benim velim, kitabı indiren Allah'tır. O, iyileri koruyup kollar.'' (A'râf,196) Buna göre Allah ile müminler arasında samimiyet vardır; müminler Allah'a gönülden inanıp bağlanmakta, O'nu dost bilmekte; Allah da onları sevmekte, yollarını aydınlatan kitabı göndermek suretiyle doğru yolu bulup o yolda yürümelerini sağlamaktadır. Bunun yanında Allah'a ve Rasül'üne itaat etmek gerekmektedir bunun karşılığı olarak peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraber olma gerçeğidir.'' Kim Allah'a ve peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lutuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve Salih kişilerle beraberdirler; bunlar ne güzel arkadaşlardır! Bu lütuf Allah'tandır; bilen olarak Allah yeter.'' (Nisa,69–70). Salih insanlardan olmanın temel şartı ise, iman ve salih amel işlemektir. ‘' İman edip dünya ve âhirete yararlı işler yapanlara gelince, onları (katımızda) mutlaka iyiler arasına alacağız.''(Ankebut,9). Salih insanların derecelerine ulaşmak için, sarp ve dik yokuşları aşmak, canlı bir Kur'an olmaya gayret etmek lazımdır.

Kur'an-ı Kerim'de, iman edip Salih amel işleyenleri güzel bir gelecek ve mutluluğun beklediği ifade edilerek şöyle buyrulmaktadır:"İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.”(rad,29)İşte kim bunları yerine getirirse, Allah böylelerine mutluluk ve güzel gelecek vaat etmektedir ki, Allah'ın verdiği sözden dönmeyeceği açık bir şekilde beyan edilerek şöyle buyrulmaktadır:"Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah gerçek bir va'dde bulunmuştur. Allah va'dinden dönmez.”(Zümer,20)bu ayetlerle birlılte bu konu ile ilgili efendimiz şöyle buyurmuştur:"Ameller, ancak niyete göre değerlendirilir. Kimin hicreti, Allah ve Rasül'üne ise, onun hicreti Allah ve Rasül'ünedir. Kimin de hicreti, nail olacağı bir dünya veya nikâh edeceği bir kadın ise, onun hicreti de onadır.” (Buhari, Sahih, İman, 2/41)

Kişinin faaliyetlerindeki samimiyeti, ihlaslı olmasıyla değer kazanır. İhlâs aynı zamanda dinin esasındandır. "Halbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” (Beyine, 5)Çünkü ihlaslı bir kişi riyadan arınmış bir şekilde dine hizmet etmeyi kendisine vazife bilen bir insandır."De ki: "Ben dinimi Allah'a has kılarak sadece O'na ibadet ediyorum.” (Zümer,14)Kur'an-ı Kerim'de ister kadın, isterse erkek olsun, mü'min olarak salih amel işleyene güzel bir hayat va'dedilmekte ve şöyle buyrulmaktadır:

"Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.” (Nahl, 97)İman edip salih amel işlemek, insanı dinamizme sevk eder. Çünkü iman ve salih amel, bir noktada, mü'minin boş işlerle meşgul olmasını engeller."Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah'a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner. Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir. Onlar, kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.” (Furkan, 70-73)

Bu yazı 781 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ