Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Fatih KÜT
Fatih KÜT
fatihkut@yenikonya.com.tr

Tesettür nasıl olmalıdır?-3

25 Kasım 2017, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

Bu yazımızda tesettür hakkında bilgi vermeye devam edeceğiz. Dinimizde kıyafet için belli bir şekil emredilmemiştir. İlla şu şekildeki elbiseyi giyeceksin diye bir hüküm yoktur. Dolayısıyla İslam'a karşı dış dünyadan "Niye belli bir şekle mecbur edi­yorsunuz?'' gibi bir itiraza karşı diyoruz ki: İslam'ın emrettiği belli bir şekil yoktur. Dolayısıyla karşı çıkanlar olarak siz de belli bir şekli tenkit edip durmayın. Öyleyse İslam, belli bir şekil koymamış da ne yapmıştır? Kıyafet için ilkeler/ kaideler koymuştur ve demiştir ki, bu ilkeleri kendi­sinde bulunduran her türlü kıyafeti giyebilirsiniz. O takdirde bu ilkeleri/ kaideleri kendisinde bulundurmak şartıyla on çeşit, elli çeşit dahi elbise üretilse, hepsi de İslami olur. O zaman bu ilkeler nelerdir? Dört tane ilke/ kaide, ya da şart söylüyoruz. Bu dört şartı kendisinde bulunduran herhangi bir kıyafet İslami'dir. bunlar:

1-Kıyafet avret yerini örtecek. Malum, avret yerlerini kıyafet buraları örtecek.

2-Vücut çizgilerini belli edecek derecede dar olmayacak. Dolayısıyla vücut çizgilerini belli edecek derecede dar olan, vücut çizgisini dışarıdan gerek az gerek çok belli eden kıyafetlerin hiçbirisi İslam'ın onayladığı kıyafet değildir. Maalesef zamanımız müslüman kadını tesettür adına başını sıkça örtüyor, pardesü vs. de giyiyor ama dar giyindiği için vücut çizgileri olduğu gibi ortada olabiliyor. Bu hanımlar tesettür adına örtü­nüyorum, demesinler. Bunlar İslami anlamda örtünmüş değildirler. Ne şiş yansın ne kebap hesabı bir örtünme olmuş oluyor. İslam'ın örtünme emri bu değildir. Bu husus iyice kafalara yerleşmelidir. Şahsen bu nokta­da müslüman kadınlarda ciddi bir yozlaşma görüyoruz. Allahın emrine uyduğumuz iddiasında isek eğer ilahi emre doğru dürüst uymak zorun­da olduğumuzu da bilmemiz gerekir. Bu ilkeye biraz sonra tekrar döne­ceğiz.

3-Şeffaf olmayacak. Kıyafet dışardan baktığın zaman içini gösterme­yecek. Bu da malum.

4-İslam'dan başka bir dinin simgesi olmayacak. Özellikle bu ilkeye dikkat çekiyoruz. İslam'dan başka bir dinin simgeliğini yapıyorsa bir kıyafet, onu giymek müslümanlar için haramdır. Mesela dindar Yahudilerin giydikleri, kafaya geçirdikleri tepede duran takkeye benzer kippa denilen şeyleri var. Yada diyelim ki papazların ayin sırasında giydikleri, önü haçlı bir kıyafetleri var. Yahut papazların görev icra ederken giydik­leri bir kemerleri var, "zünnar" dedikleri. Bunlar o dinlerin simgesi oldu­ğu için, müslüman bunları giyemez. Bu arada aklınıza takılmıştır, şu so­ruyu da cevaplandırayım: Rahibelerin kıyafetine baktığımız zaman, bizim anlattığımız, anlatacağımız örtü şekline, tesettüre tamamen uyuyor. Öyleyse rahibelerin kıyafeti onların dininin alametidir diye bizim kadınlar giymeyecek mi? Durum öyle değil. Çünkü aslında ilahi din olan İsevilik, bozula bozula iş nihayet kilisede rahibelerin kıyafetine kadar varmış ama o kıyafete müdahale etmemiştir. Yani rahibelerin giydiği kıyafet aslında ilahi emir gereği olan kıyafettir. Yani İsevilik o noktada bozulmamış de­mektir. Dolayısıyla o, ilahi emir gereği olan bir kıyafettir. Bu dine has simge değildir ki zaten ilahi dinlerde olması gereken kıyafettir. Dinimiz de eski ilahi dinlerden bozulmamış ve Cenab-ı Hakk'ın kaldırmadığı ilke­leri aynen geçerli saymıştır. Biz buna fıkıh usulünde" Şeriu men kablena (bizden önceki şeriat)” diyoruz. İşte bu bakımdan rahibelerin giydiği kıyafet, bizim hanımlar tarafından da giyilebilir.

Şimdi tekrar ikinci ilkeye dönüyoruz: Kıyafetin dar olmaması. Her nedense ortalığı dine uymuyor diyeceğimiz şekilde dar kıyafetler sarmış durumdadır. Peygamberimiz aleyhissalatü vesselamın hadislerinde be­lirttikleri gibi "Bir zamanlar gelecek, kadınlar giyili olacaklar ama çıplak olacaklardır. Bunların giyim şekline bir mana veremiyorsunuz, vermeniz de mümkün değil. Bunlar giyindiklerini mi sanıyorlar. Ama benim esas söyleyeceğim şu. Bazıları var ki bu dar kıyafeti giymişler hatta kısa kol da giymiş olabiliyorlar, yanı sıra bir de bakıyorsunuz ki kafaya bir eşarp ge­çirmişler. Bayağı kafayı ciddi ciddi örtmüşler, işte ben bunu anlamada zorlanıyorum. Konuşma imkanı doğarsa binleriyle soracağım sen niye örtünüyorsun? Başını niye örtüyorsun? Herhalde diyecek ki "baş örtmek farzdır”. Ona diyeceğim şu: "Sen bu kıyafeti eğer İslami endişe ile giyi­yorsan İslam bu değil, boşuna İslam'a iftira etme. Örtüneceksen adama­kıllı örtün yada örtünmeyeceksen kendine böyle bir renk, böyle bir süs ve hava verme. O kıyafet İslami bir kıyafet değil. Bir de tahmin ettiğim kadarıyla bizim müslüman çevrede de, onlara özenti var. Yani o dar pantolonu bunlar da giyiyorlar, üstüne de bir pardesü giydikleri için dışarıda belli olmuyor. Onlara da söyleyeceğim şu: "Sizin onlara özenecek bir durumunuz yoktur. Onlara karşı komplekse girecek durumda değilsiniz, girme hakkınız yok, girmemelisiniz. Örtünecekseniz doğru dürüst örtü­nün. Yok örtünmeyecekseniz zaten kimse size bir şey demiyor. Devamı haftaya…

Bu yazı 229 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ