Fatih KUT
Fatih KUT
fatihkut@yenikonya.com.tr

TİCARET HELAL FAİZ HARAMDIR

06 Haziran 2020, C.tesi günü eklendi.

‘'Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar. Bunun sebebi onların, "Alım satım da ancak faiz gibidir" demeleridir. Halbuki Allah alım satımı helâl, faizi ise haram kılmıştır.''( Bakara, 275 )

İslam, gerek insana, gerek eşyaya baksın, Allah'ı,( insanında, eşyanın da yaratıcısı ve yaşatıcısını) asla unutmaz. Mutlak anlamda eşyada insanda ona aittir. Mülk mutlak anlamda sadece O'nun dur. Müslüman mülk edinişinde ve ona tasarruf edişinde, daima asıl mülk sahibini hatırlar ve hatırlamak zorundadır. En geniş daire Allah'ın hakkıdır. Mutlak hak O'nun dur. Sonra insanın, sonra hayvanın, bitkinin ve eşyanın hakkı gelir. İslam düzeninde, bu açıdan bakılınca, bir taşın bile bir hakkı vardır ki, o hakkı ne insan, nede toplum elinden alabilir. İslam düzeni öyle bir düzendir ki getirdiği dünya görüşü, ahlak, erdem, toplum dayanışması, değerlendirme ve cezalandırma ölçüleri, hürlük ve kontrol ediliş dengesi ile toplum ve kişilere öyle bir ruh ve disiplin aşılar ki, her kişi, en küçük davranışı, düşünüşü ve duyuşunda, Allah'ın elinin üstünde durduğunu unutmaz. İnsan Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Bu bağlamda şahsiyetli bir birey olarak kabul edilmesinin bir sonucu olarak insana yeryüzünde bizim cüz-i irade dediğimiz şahsi teşebbüs hakkı tanınmıştır. Bu anlamda düşündüğümüzde öncelikle ekonomik olarak kazanç elde etmek, İslam'da emeğe dayanır. Sermaye ancak alın teri dediğimiz emekle birleşirse meşru olur. Paranın para olarak para getirmesi yasaktır

‘Allah, ticareti helal, faizi haram kılmıştır.'Açık nassı ile İslam'a özgü ekonomik yapının temel prensiplerinden biri ortaya konmuştur. İslam, getirdiği dini ruhu ve öte dünya inancı hesap verme şuuru, faiz yasağı, zekat kurumu ve devletin ölçü(adalet) müdahalesi prensipleriyle serbest oluşan piyasanın kapitalistik bir piyasaya dönüşmesini önler. Bu konu ilgili ayeti kerimelerde şöyle buyrulur"Allah faizi adım adım bitirir, sadakaları ise büyütür. Allah günaha batmış hiçbir katmerli inkârcıyı sevmez” (Bakara,276).Ayette sadaka ile kastedilen şey zekâttır. Kişinin imanındaki sadakatin göstergesi olduğu için Kur'an-ı Kerim'de zekâta da sadaka denir. Bu durumda faizin bir alternatifi alışveriş ise, diğerinin de zekât olduğu anlaşılır. Faizin bitirilmesinde ya da mahvedilmesinde ilk akla gelen şey faizin manevi bereketinin kalmamasıdır, ancak ekonomistler faizin ekonomiye toplamda bir katkı sağlamadığını, hatta zarar verdiğini söylerler. Zekât ise servet dağılımı oluşturması sebebiyle ekonomiye canlılık ve artış getirir, refah düzeyini artırır. Ayetin son cümlesi faizin inkârdan ve günahta derinleşmekten, kısaca dünyalık için gözü dönmüşlükten, ihtirastan kaynaklandığına da işaret eder."İman edip salih amelleri yapanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve zekâtı verenlere gelince, onların ücretleri Rableri katındadır, ne bir korku vardır onlar için, ne de üzüleceklerdir” (Bakara, 277)

Demek ki, faizli işlem yapmamak, faize bulaşmamak bir iman meselesidir."Eğer faiz alıp vermekten vazgeçmezseniz Allah ve O'nun Resulü karşı bir savaş halinde olduğunuzu bilin. Eğer tövbe ederseniz anaparanız sizindir. Böylece ne zulmetmiş ne de zulme uğramış olursunuz” (Bakara, 279)Allah ve Resulü ile savaşı göze alabilenin sonu bellidir. Ayrıca ayet faiz alanın zulmettiğini, verenin zulme uğradığını da gösterir. Kuran-ı Kerim'de şirk dışında bu kadar büyük bir tehditle karşılık gören bir başka günah yoktur. Faiz ile ilgili efendimizin hadisleri ise şunlardır: Hz. Peygamber Veda Haccı sırasında Mekke'de faiz yasağı uygulamasını şu ifadelerle bildirmiştir: "Dikkat ediniz! Cahiliye devrinden kalma faizin hepsi kaldırılmıştır. Kaldırdığım faizin ilki, amcam Abbas b. Abdilmuttalib'in faizidir” (Müslim, ts.: Hac, 147)İbn Mes'ud şöyle bir rivayet nakletmektedir: "Hz. Peygamber ribâyı (fâizi) yiyene de, yedirene de lânet etti” (Müslim, ts.: Müsâkât 25)Ebu Hüreyre'in naklettiği diğer bir rivayet ise şöyledir: "Hz. Peygamber buyurdu ki: "İnsanlar öyle bir devre ulaşacak ki, o zamanda faiz yemeyen kalmayacak. Öyle ki,(doğrudan) yemeyene buharı ( veya tozu)ulaşacak” (Ebu Dâvud: Büyû 3) Ayet-i kerimelerden ve efendimizin hadislerinden elde ettiğimiz bilgilere göre, biran önce millet olarak, devlet olarak bu faiz belasını terk etmemiz gereklidir. Zannediliyor ki bu verilen ya da alınan faizlerle ekonomi düzelecek sıkıntılar geçecek. Tam aksine hem maddi hem de manevi sıkıntılar artacak. Çünkü faiz Allah ve resulüne savaş açmaktır. Şimdiye kadar bu savaşı kazanan var mıdır? Rabbim bizleri maddi-manevi belalardan, hastalıklardan, her türlü musibetten, faizden, ahlaksızlıktan korusun. Âmin…

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ