“Zühre’m”in Arzusu

Selçuk Üniversitesi Kitap Fuarında; hem İlesam'ın, hem de TYB'nin standında Kitap İmza günüm var. İlk imza günüm 29 Nisan 2018 Pazar günü TYB'de idi. Aynı standda; Saliha Değirmenci Yavaş, Tayyip Sağ da vardı. Diğer dostlar gelmedi. Yani TYB standında üç kişiydik.

Gerçi katılım pek olmadı ama yazarlar arasındaki muhabbet görülmeye değerdi. Aslında Kitap Fuarları, Kitap İmza günleri bahane. Bendenizi ilgilendiren, dostlarla muhabbet, dost gönüllere girmek, kalpleri fethetmek…eğer bunu başarabilirsem, dünyanın en mutlu adamı ben olurum.

Sohbette Saliha Değirmenci Yavaş (Zühre'm), aşağıdaki bilgileri aktardı. Dinleyince gayet masumane olduğunu, doğru olduğunu anladım ve; "köşemde ele alayım” dedim. Sevindi, dünyalar onun oldu. İşte onun (Zührem'in) masumane dilekleri. Yetkililerin mutlaka bir çözüm bulacağına inanıyorum. Esasında bu, bir problem değil ki çözüm bulunsun, gayet haklı bir istek ve arzu.

"Allah'ın selamı ve bereketi üzerinize olsun. "Zühre'm” mahlasını alalı yirmi yıl oldu. Rahmetli babam çobandı. Bana her zaman; "Zühre'm, sen benim çoban yıldızımsın” derdi.

On sekiz yaşından beri yazdığım şiirlerimde; "Zühre'm” mahlasını kullandım. Sebebine gelince; yıllardır Tahir ile Zühre, benim gönlümde kocaman yer etti. O zamanlar internetim olmadığı için "çevremdekiler belki bilirler” diye düşündüğüm herkesten,Tahir ile Zühre'yi sordum. Türbesinin nerede olduğunu kimse bilmiyordu.

2009 yılında eve internet aldığımda internetten ilk olarak Tahir ile Zühre'yi aradım.Türbenin Konya'da olmasına şaşırdım. Mutluluktan ağladığımı hatırlıyorum. 2009- 2012 yıllarında çok hastaydım. Adım atmaya dermanım yoktu. Biraz iyileşince, bizim değerlerimiz olan Tahir ile Zühre'yi uzun aramalarımdan sonra 2015 yılında Zafer Gedavet parkının yakınında buldum.

Türbeyi ilk gördüğüm anı, ömrüm varsa doksan yaşına bile girsem unutamam. Buldum, ama kapısından içeri girmek nasip olmadı. Belki kapıyı açık denk getiririm umuduyla üç yıldır her gün oraya gidiyorum. Her gittiğimde üzülerek geri dönüyorum. İsmini vermek istemediğim büyüklerimden kapının anahtarını sordum. Hepsi de; "Bilmiyorum” dedi ve bu arzuma kavuşturmadı.

Hatta; "onlar hayali âşıklar” diyen bile oldu. Hayali olsalardı ozan Ahmet Poyrazoğlu türkülerinde, Nazım Hikmet şiirinde Tahir ile Zühre'yi işler miydi?

Daha nice şairlerimiz, ozanlarımız söylemiştir Tahir ile Zühre'yi. Konya'mızın böyle bir değeri var da, neden onları anma programı yapılmıyor? Erzurum'lu Emrah'ın ve Ercişli Emrah ile Selbi ve daha nice âşıklar, ne güzel o illerin ozanları tarafından yad ediliyor. Mesela Âşık Şenlik her sene anılıyor. Zühre'miz, Tahir'imiz neden garip garip yatıyor?

Biz çok mu duyarsısız? Veya Konya'mızın gücü mü yetmiyor? Mevlana'mız, Alaaddin'imiz ve birçok değerimiz elbette çok değerli. Ama soruyorum; Konya'da hiç duydunuz mu Tahir ile Zühre çay bahçesi? Tahir ile Zühre fırını v.b… ya da var da ben mi duymadım?

Bunun için gerekeni yaparlar diye umut ediyorum. Kendi adıma yetkililerden büyük bir şey istemiyorum. Talebim gayet masumanedir. Sadece türbeye girmek istiyorum. Bir Konya'lı olarak değerim olmayabilir, saygı duyarım. Ama Konya'mızın Takkeli Dağı'nı, Beyşehir gölünü, Alaaddin Tepesi'ni, Konya'mızın dört bucağını, kültürünü, yazdığım mısraların da mı değeri yok? Çok üzgün ve sitemkârım. Saygılarımla. Saliha Değirmenci Yavaş (Zühre'm).”

NOT: İMZA GÜNLERİM;

30 NİSAN 2018 İLESAM STANDI SAAT: 14.00-16.00

01-03-06 MAYIS 2018 TYB STANDI SAAT: 09.00- 20.00 ARASI

TÜM GÖNÜL DOSTLARINI KÜLTÜR SOFRAMIZA BEKLERİZ EFENDİM.


Yazarın Diğer Yazıları