Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Habib Görün
Habib Görün
habibgorun@gmail.com

Zemzem’in Yeryüzüne Çıkışı

21 Mart 2019, Perşembe günü eklendi. Font boyutu:

Zemzem ‘in sözlük anlamı: Yavaş, yavaş veya çok bol anlamında.

Istılah manası. Mekke'de Kabe-i Muazzama civarındaki, dinimizce kutsal sayılan bir kuyunun adıdır.

Bu kuyunun tarihçesi şöyledir:

Allah'ın emri üzerine Hz. İbrahim (AS), eşi Hz. Hacer ile iki yaşındaki oğlu İsmail'i Filistin'den getirdi ve bugünkü Zemzem Kuyusunun yanında bulunan bir ağacın gölgesine onları oturttu. O tarihte Mekke şehri olmadığı gibi, burada içecek su da yoktu. Hz. İbrahim (AS) onlara yiyecek olarak bir dağarcık hurma ve içecek olarak da bir testi su bıraktı. Sonra Şam'a gitmek üzere oradan ayrıldı. Hz. Hacer, İbrahim (AS)' ın arkasından takip etti. Ve ‘Ey İbrahim görebileceğimiz bir insan ,yiyip içeceğimiz bir şey bulunmayan bir vadide bizi nasıl bırakıyorsun ?' dedi. Hz Hacer bu soruyu tekrar sormasına rağmen ; İbrahim (AS) cevap vermedi. Ve yoluna devam etti. Nihayet Hz. Hacer O'na: ‘Bizi burada bırakmayı Allah mı emretti?' dedi. Hz. İbrahim de ‘evet ‘ diye cevap verdi. Bunun Üzerine Hz. Hacer ‘Öyleyse Allah (C.C) bizi zayi etmez ve korur' diyerek oğlunun yanına döndü. (1)

Hz. İbrahim (AS) Seniyye mevkiine varınca, yüzünü Kabe tarafına çevirdi. Ellerini kaldırarak şöyle dua etti: Allah (C.C) Kuran-ı Kerim de yaptığı duayı şöyle anlatır.

‘Ey Rabbımız, zürriyetimden bir kısmını senin mukaddes olan evinin yanında , namazlarını dost doğru kılsınlar diye , ekinsiz bir yere yerleştirdim. Artık insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir. Şüküretmeleri için onları bazı meyvelerle rızıklandır.' (2) diyerek Allah'a dua etti.

Hz. Hacer oğlu İsmail'i emziriyor ve testideki sudan da içiriyordu. Testide ki su tükenince hem Hz. Hacer, hem de çocuğu susadı. Hz. Hacer çocuğunun susuzluktan toprak üzerinde yuvarlandığını görünce yavrunun bu acıklı haline bakmaktan üzüldü. Onun yanından kalkıp Safa tepesine çıktı. Bir kimse görebilir miyim diye çevreye baktı. Hiç kimseyi göremedi. Sonra Merve'ye gitti. Dağın tepesine çıktı çevreye baktı burada da kimseyi göremedi. Böylece yedi defa safa ile Merve arasında say etti.

Safa' dan Merve'ye çıktığında Kulağına bir ses geldi. Ve kendi kendine ‘sus iyi dinle' dedi . Dikkat kesilince aynı sesi bir defa daha işitti. Sonra Zemzem kuyusunun bulunduğu yerde Cebrail (AS)'ı gördü. Cebrail (AS) sordu . Kimsin?

Hz. Hacer: ‘İsmail'in annesi, Hz. İbrahim'in eşiyim.' dedi.

Cebrail: Hz. İbrahim sizi kime emanet etti.? diye sordu.

Hz. Hacer: ‘Allah'a emanet etti.' diye cevap verdi.

Cebrail: Sizi her şeye Kadir olana emanet etmiş. Dedi.

Cebrail (AS) ayağını yere vurunca zemzem suyu fışkırmaya başladı. Hz. Hacer bu sudan kana kana içti. Oğlunu doyuncaya kadar emzirdi. Hz. Cebrail (AS) Hz. Hacer'e ‘sakın perişan olurum diye korkmayın. İşte burası Beytullah ‘ın yeridir. O beyti, bu oğlanla babası yapacaklar. Muhakkak ki Allah-ü Teala o Beyt'in ehlini zayii etmez.'dedi. Hz. Hacer bu şekilde yaşarken Curhumiler geldi. Hz. Hacer'e ‘Bizim de şuraya gelip civarınızda barınmamıza müsaade eder misiniz.?' dediler. Hz. Hacer de ‘Evet kalabilirsiniz. Bu sudan da istifade edebilirsiniz. Fakat bu sudan mülkiyet iddia edemezsiniz. 'dedi.

Onlar da buna razı oldular. Böylece Curhumiler Mekke şehrini kurdular.ve yerleştiler. Önceleri ıssız ve kurak olan Mekke, Zemzem suyu ile birlikte şenlendi.

Curhumiler Mekke'den çıkarken Zemzem kuyusuna eşyalarını doldurup ağzını kapatarak kuyuyu belirsiz hale getirdiler. Yıllar geçince hafızalardan silinerek tamamen unutuldu. Allah Rasülün' ün dedesi bir gece rüyasında bir şahsın:' Ey Abdülmuttalib, kalk Zemzem kuyusunu kaz.' deyince Abdülmuttalib: ‘Zemzem nedir ?' diye sordu. O zat da : ‘Zemzem hiç eksilmez.ve dibine erişilmez bir sudur. Dünyanın her tarafından gelen bütün hacılara yeter. Cebrail'in kanadını vurduğu yerden çıkmıştır. Allah ‘ın Hz. İsmail (AS) için yarattığı sudur ‘der. Bunun üzerine Abdümuttalib ve oğulları uzun çalışmaları sonunda Zezem kuyusunun duvarlarını bulurlar.Tekbırler getirerek, kurbanlar kestirip, fakir fukaraya ikram ettikten sonra Zemzem'i tekrar insanların istifadesine sunarlar.

Rabbimiz dünyada zemzem suyunu Ahirette de Kevser suyunu kana kana içmeyi ehl-i imana nasib etsin. Amin.

ZEMZEM SUYUNUN FIKHİ YÖNÜ:

Zemzem suyunu sadece hac ve umre yapan kimseler içmezler. Herkesin Zemzem suyunu içmesi sünnettir.(3) Ancak üzülerek ifade edeyim ki hacılar ve umreciler yurda döndükleri zaman ziyaretine gelen kimselere zemzemi ikram ederler. Fakat bazıları sadece hurma alırlar Zemzem'i içmezler. Bununla alakalı acı bir hatıramı arz edeyim.:

Eğirdir müftüsü iken 1981 yılında ilk defa hacca gitmiştim. Hac dönüşü Konya'dan Eğirdir'e iki kişi ziyaretime geldi. Kendilerine hurma ve zemzem ikram ettim. Birisi hurmayı aldı fakat zemzemi içmedi. Bütün ısrarıma rağmen zemzemi içmek istemiyordu. Buna bir anlam verememiştim. Ancak çok üzülmüştüm. O da benim üzüldüğümün farkındaydı. Beraber geldiği akrabası gizlice: Hocam bu arkadaş içki içiyor. Zemzem'i içtikten sonra içki içerse, daha çok günaha gireceğini düşünerek ikram ettiğin Zemzem'i içmedi. İçmek istemiyor. ‘demişti. Gerçekten şoke olmuştum. Hactan yeni döndüm. Henüz günah kirleri ile kirlenmemiştim. Dua edersem belki Allah seni bu günahtan kurtarır ‘dedim. Gerçekten ağlayarak dua etmiştim. Benim bu duamı başkasından öğrenince derhal içkiden vaz geçmiş. Bir daha içki kadehini eline almamıştır. Hac kendisine farz olunca , eşi ile birlikte hacca gitti. Şimdi beş vakit namazında ve Kuran okuyarak günlerini geçiriyor. İnşaallah bana da dua ediyordur.

İçilmesi sünnet olan zemzemi kana kana içmek, içerken kıbleye karşı dönmek, ayrıça ‘Allah'ım vücuduma sağlık ver. Dünyada zemzemden içmeyi nasib ettiğin gibi Ahirette de Peygamberimizin(SAV) Kevser ırmağından içmeyi nasib et diye dua edilmelidir.

İbni Abbas (RA) zemzemi içerken ‘Allah'ım senden faydalı ilim. Geniş rızık ve her hastalığa şifa istiyorum ‘diye dua ederdi. (4)

Zemzem ayakta veya oturarak da içilebilir. Ancak normal suları ayakta içmek mekruhtur.

  1. Kütübü sitte C.4 S. 222, 2. İbrahim suresi: Ayet 37, 3.Fıkhul İslam. C.^S. 481. 4.Hakkun Kadun.

Bu yazı 624 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ