Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
İsmail Detseli
İsmail Detseli
ismaildetseli@yenikonya.com.tr

Nasıl Zorla Çavuş Oldum? -III-

18 Ocak 2019, Cuma günü eklendi. Font boyutu:

Nihayet imtihan günleri gelip çattı. Önce genel kültürden imtihan olacağız. Heyecan dorukta... Bir büyük bir askeri hangar binada yüksek rütbeli subayların nezaretinde imtihana girdik. Kimsede çıt yok 2,3,4, puan değerinde sorular var. Coğrafya, tarih, Cumhurbaşkanı Genelkurmay Başkanı kim gibi soruların yanında ince hesap isteyen harita ölçeği ile ilgili sorular da var. Bir tek soruda takıldım, o da harita sorusu idi 4 puan değeri vardı. Akşam üzeri neticeler açıklandı "İsmail Detseli 96 puanla birinci oldu” dediklerinde havalara uçtum. Engelin birini aşmıştım. Ertesi gün askeri imtihan vardı. Orası daha da zordu. Gözler kapalı makineli tüfeği kaç dakikada söküp takabiliyor, savaşta öncü destek silahı olarak komutasındaki silahları nasıl konuşlandırıyor, nasıl sevk ve idare ediyor, silahın muhtemel arızalarını gidermede komutan olarak bilgiye sahip mi, vs...  İmtihan bunlarla oluyor ve iki general var biri Tugay komutanı Tuğgeneral Gani Özden, diğeri Tümen Komutanı Tümgeneral Naci Asutay diğerleri hep omuzu kalabalık yüksek rütbeli subaylar.

Eğitim subayımız baba Orhan Yüzbaşıma "yüzbaşım şu çok övdüğün çavuş adayı Detseli bir silah komutanlığı harp meydanında silahları bir konuşlandırsın da görelim” dediler. "Başüstüne efendim dedi. Bana dönerek "Gel Detseli arkadaşlarını al öncü silahsın. Birlikler ardından geliyor. Sen silahlarını konuşlandır. Hareketli şekilde düşmana doğru ilerle, geri birlikleri destekle de görelim” dedi.

Ben hemen birinci tüfeği bir yere konuşlandırdıktan sonra yerlerde sürünerek onun ateş desteğinde ikinci tüfeği konuşlandırdım. Biri A dört makineli, biri A altı makineli, -ben onları görmüyorum tabi- subaylarımızın hepsi ayakta seyretmişler. Benim hareketlerimi ve yüzbaşımı takdir etmişler. Hareketler sonunda beni yanlarına çağırdılar şimdi artık silah bilgisi üzerine yanlarında imtihan veriyordum.

"Bu tüfeğin bütün parçalarını kaç dakikada söker takarsın?” dediler. "Gözüm kapalı iki dakikada komutanım” dedim. "Hadi bakalım görelim”. 

Hemen gözlerim kapatıldı bir bez parçası ile. Ben de iki dakikada silahın bütün parçalarını söküp yerlerine taktım. Hepsi alkışladılar, aferin dediler. Generallerden biri makineli tüfeği iyi biliyormuş. "Yüzbaşım şu çavuş adayı askerine bir soru sorabilir miyim?” dedi. "Yüzbaşımız tabi komutanım buyurun” dedi. Tuğgeneral Gani Özden Paşa "Çavuş harp sahasındasın. İdarende iki makineli tüfek var. Düşmana durmadan mermi yağdırıyorlar. Bir ara makineli tüfeğin biri aniden sustu, ateş diyorsun ateş etmiyor. Sürünerek yanlarına vardın tüfek boş kovan kesmiş arızayı giderememişler, ne yaparsın?” diye sordu. "Efendim bu seyyar namlu 3 kilo 100 gr ağırlığında tüfeğe sabitlenirken (vidalama diyelim) yandaki maşadan çıt sesleri gelir. Bunlar her çıt bir milyemdir.18 milyem oldu mu namlunun feyür ayarıdır. 19 olursa tetik düşmez ateş etmez. 17 olursa boş kovan keser o sarsıntıda bir milyem düşmüştür namlu, onu ayarlamak lazım” dedim. 

"Tespitin doğru ama neden boş kovan kesiyor? Beni ikna edemiyorsun sorunu biliyorsun nedenini izah edemiyorsun” dedi. Yüzbaşım bana "Detseli” demez "Destekli” derdi "İsmail Destekli Çavuş! Bir şişe düşün, ağzına kadar su dolu mantarını kapadık. İçerde bir boşluk var. Neden o boşluk var?” deyince, "Evet komutanım. Fişengin içinde gaz haline gelen barut bir hacim yaratır. Bunda en kolay çıkış yolu arar. Her ne kadar mermiyi namludan hedefe doğru çıkarsa da tam hedefe vardırmaz ayrıca merminin zayıf yeri olan fişengi de keser ve savaşın gidişatında büyük rol oynar olay budur. Kesimi yapan gaz haline gelen barut gazıdır” dedim. "Bu kadar! Şimdi tatmin oldum gayet bilinçli yetişmiş bir çavuş Allah vatana millete bağışlasın bunları” dedi.

Baş başa verip puanı açıkladılar ve 100 puan dediler hep birlikte. Yüzbaşım geldi alnımdan öptü, 96 puan genel kültürden 100 puan askeri eğitimden 196 puanla 62 kursiyer arasında birinci olmuştur. Komutanım buyurun birincilik hediyesini siz verin” dedi. Tümen komutanı Naci Asutay Paşa'dan Alman malı Kruzer marka altın uçlu bir dolma kalem ve aynı kutu içerisinde bir de tükenmez kalem olarak hediyemi aldım. Belki de yazılarımın sebebinden biri de budur. İkinci 106'lık havan kısmından Yavuz Toker kardeşim bir tıraş takımı, üçüncü tepmesiz top kısmından Nurettin Katmer kardeşim de bir fotoğraf albümü ile ödüllendirildi. 

Ardından Genelkurmay'ın ‘ilk üç sırayı alan çavuş adayları talimgâhın ihtiyacı var ise eğitim çavuşu olarak alıkonulurlar' emrine binaen talimgâh taburu silah bölüğü makineli tüfek kısmında eğitici çavuş olarak alıkonuldum. 

Kırk ağaçtaki Selahattin Üsteğmen benim eğitim çavuşu olarak kaldığım talimgâh taburundan "Eğitim çavuşuna ihtiyacım var bana çavuşumu gönderin” diye beni istiyor. Sürekli "Çavuşa ihtiyacım var” diye dilekçeler verip ısrarla Kırkağaç'a çağıran Selahattin Üsteğmen'le yaşadıklarımı, kendi bölük komutanlarım da bildiğinden, emir Genelkurmay'dan olunca beni Kırkağaç'taki bölüğüne tekrar alamadı, ama devletten bana üç ay çift maaş aldırdı. Sebebi kazan mevcudundan düşmediğim için kırk ağaçtan 28.75 krş maaş geliyor, 1.25 krş posta ücreti kesiliyor. 30 lirada talimgâhın kazan mevcudundayım oradan alıyorum etti 58.75 krş. Zaten fakir aile çocuğuyum, babamdan para gelmezdi. Bu para çok işime yarayıp ihtiyacımı gideriyordu, ama ben bölük komutanıma müracaat ettim ve bu paranın kesilmesini talep ettim, "Oğlum kabahat Kırkağaç'taki bölük komutanının. Boş ver al maaşını ye bir müddet sonra mecburen kesilecek” dedi. Üç ay bu maaşı aldığımı itiraf edeyim.

Allah'a şükür Kırkağaç'a ve bana çok kızgın olan üsteğmenin bölüğüne bir daha gitmedim. 1967'nin 24 Kasım'ında iki yıl askerliğim bitecekti. Askerliğim boyunca bir aylık iznimi kullanmadığım için 20 Ekim'de teskere mahiyeti izin ile kışlamdan ayrıldım, ancak ne var ki o yıllarda çok karışık olan Kıbrıs hadiseleri vuku buluyordu. İznimin bitmesine 10 gün kala bölük komutanımdan bir ELT telgraf aldım. "Şu şu askeri kararlar ile terhisler kapandığından 3 gün içerisinde acele birliğine dön” deniyordu. Hemen bir otobüs bileti alıp gününden önce birliğime teslim oldum ve 1968 yılının birinci ayının birinci günü terhisler açıldı ve terhis oldum. İznimle beraber 47  gün fazla askerlik yapıp vatani görevimi tamamladım, Allah'a şükürler olsun.

Bu yazı 520 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ