Hal-i Pür Melalimiz!

Ramazan gelirken; "hoş geldin on bir ayın sultanı”, "tut bizi oruç”… gibi klişeleşmiş, solganlaşmış cümleler kurduk. Hayatımız hep cümle kurmakla geçiyor. Durmadan; cilalı, karşımızdakini etkileyecek sözler söylüyoruz. Hep; "aman ha yapma bunu, dinimizde böyle şey yok. Sakın ha dinden çıkarsın. Senin bir daha bunu yaptığını görmeyeyim, bak falan komşumun oğlu veya kızı bunu yapıyor mu?”…

Aynayı kendimize tutmuyor, kendimizi eleştirmiyor, daima karşımızdakinden bekliyoruz. İşletme sahibiyizdir, yanımızda bir çok eleman çalıştırıyor, onlara ekmek veriyoruzdur. Camide ön safta namaz kılıyor, her yıl umreye gidiyor, dilimizden; "Allah, peygamber, besmele…” düşmüyor! Ama, yanımızda çalıştırdığımızın hakkını yiyor, onu adeta köle gibi çalıştırmaktan mutlu oluyoruz. Eğer eleman bayansa, onun cinsiyetinden yararlanmak, taciz etmek hoşumuza gidiyor! Ramazanlarda iftar sofralarına hep arkadaşlarımızı, yandaşlarımızı, zenginleri, hali vakti yerinde olanları çağırıyor, fakir, yoksul ve muhtaçları unutuyoruz!

Düğünlerimizde, davetlerimizde israf diz boyu. Başkalarına talkın vermek iyi de, kendimiz israf edince, boşa götürünce iyi mi oluyor?

Halbuki Kur'an;

"Niçin yapmadığınızı söylersiniz?” diyor. Sevgili peygamberimiz;

"kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma” buyurur. İslam, boydan boya güzel ahlaktan ibarettir. Yüce kitabımızda bu davranışa "amel-i salih” denir. Amel-i salih, imanla birlikte yan yana geçer. Tek başına; "ben müminim, Müslümanım…” demek yetmiyor ve sözle bitmiyor. Mutlaka uygulama gerekli, eylem içinde olmamız istenmektedir.

  1. suyla değirmen dönmez, lafla peynir gemisi yürümez, ele verir talkını kendi yutar salkımı, kendisi yarıma muhtaç bir geda, ne kaldı başkasına yardım ede… sözleri boşuna söylenmemiştir.

Muştu!

 

Maveradan gelen haber, budur muştu,

Tüm peygamberlere, emir buyurmuştu,

Karanlığı delmiş, emri okumuştu,

Kitaplı mesajın, halka duyurmuştu.

 

Oruç

 

Oruç, sadece açlık değil,

Özüne ve ruhuna eğil.

 

Kapılar kapandı, İblis giremez,

Orucun ruhuna, ruhsuz eremez.

 

Reyyan kapısı, oruçlu için,

İstemez misin, neden niçin?

 

Oruçla miracım var bu ayda,

Sabır aracım var bu ayda.

 

 

Ramazan

 

Kızgın çölde yalınayak yürüyorum,

Serap mı, göl mü, hayaller görüyorum,

Ateşte yandım, eridim, kül oldum,

Oruçla kendime geldim, kul oldum.

Dudaklarım kurudu, susuzluktan,

Oruç, tut sen beni, duygusuzluktan,

Bana kuvvet ver, tüm uykusuzluktan.

Ramazan; yasakları imsaktır,

Göze, kulağa, haram yasaktır.

Ramazan; cennete açılan kapı,

Nefsini tanımak, dinamik yapı!


Yazarın Diğer Yazıları