Neyi Konuşalım? Nasıl Konuşalım?

 

"İnsanlar konuşarak anlaşır” denir. İnsan varsa, konuşma da vardır. Meseleler konuşularak çözülür. Hiçbir insan, konuşmadan, serdini karşısındakine anlatmadan rahat edemez. Hasta derdini doktorla konuşur. Davalı avukat ile ve hakimle konuşur. Öğrenci, öğretmeniyle konuşur. Vaiz, cemaatiyle konuşur. Cemaat, topluluk varsa konuşma vardır.

Allah, kullarıyla konuşur. Peygamberler ümmetleriyle konuşur. Kadın, erkeğiyle konuşur…

Konuşuruz, ama nasıl? Konuşurken nasıl bir yol izlemeliyiz? Her ağzımıza geleni söylemeli miyiz? Konuşayım da nasıl olursa olsun mu deriz? Konuşmanın bir kuralı yok mu? Olmamalı mı? "ben her şeyi söylerim, lafımı esirgemem” diyerek karşımızdakileri incitmeye hakkımız var mı?

 

Yüce yaratıcımız, bizim nasıl bir dille konuşmamız gerektiğini şöyle belirtir;

"Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et. Muhatabınla; iyi bir şekilde mücedele et.” "Ey Muhammed! Eğer sen sert sözlü olsaydın, etrafında kimse kalmazdı”, "Ey Musa! Firavun'a yumuşak söyle belki kalbi yumuşar, imana gelir.”…

Yine Kur'anda; babanın, evladıyla nasıl konuştuğu, ona nasıl hitap ettiği örnekleri vardır. Mesela Hz. Lokman, oğluna, "yavrucuğum” diye hitabederken, Hz. İbrahim de; "babacığım” diye söylüyor.

  1. rehberimiz olan Kur'an-ı Kerimde; "Başkasının tanrısına sövmeyin ki o da yanlışılıkla sizin tanrınıza sövmesin” denir. Buradan şu sonucu çıkarıyoruz, dilimizi iyi kullanmak. "tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” denir.

 

Hazer kıl kırma kalbin kimsenin canını incitme
Esir-i gurbet-i nalan olan insanı incitme
Tarik-i ışkda bi-çareyi hicranı incitme
Sabır kıl her belaya hâne-yi Rahman'ı incitme

Felekde, hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i âlem-i zî-şanı incitme

Elin çek meyl-i dünyadan eğer aşık isen yare
Muhabbet camını nuş et asıl Mansur gibi dare
Misafirsin felek bağında bendin salma efkare
Düşersin bir belaya sabrı kıl Mevla verir çare

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem-i zi-şanı incitme

Bulaşma çark-ı dünyaya vücudun pak-tahirken
Güvenme mal u mülk ü mansıbın efnası zahirken
Nic' oldu mali Karun'un felek bağında vafirken
Nedir bu sendeki etvar-ı dert gönlün misafirken

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem-i zî-şanı incitme

Hasislikden elin çek sen cömerd ol kan-ı ihsan ol
Konuşma cahil-i nadan ile gel ehl-i irfan ol
Hakir ol alem-i zahirde sen ma'nada sultan ol
Karıncanın dahi halin gözet dehre Süleyman ol

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem-i zî-şanı incitme

Ben insanım diyen insana düşmez şad'u handanlık
Düşen bî-çareyi kaldırmadır alemde insanlık
Hakikat ehlinin hali durur daim perişanlık
Bir işi etme kim gelsün sana sonra peşîmanlık

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i cilem-i zî-şanı incitme

Ehl-i irfanım deyü her yerde bendin atma meydana
El elden belki üstündür ne lazım uyma şeytana
Yakın olmak dilersin Hazret-i Hallak-ı ekvana
Cihanda tatlı dilli olması lazımdır insana

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem- zî-şanı incitme

Celîs-i meclis-i ehl-i hakikat ol firar etme
Heva-yı nefsine tabi' olan yerde karar etme
Tekebbürlük eden insana asla i'tibar etme
Sana cevr ü cefa ederse bir keş inkisar etme

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem- zî-şanı incitme

Vefası var mıdır gör kim sana bu çarh-ı devranın
Eser yeller yerinde hani ya taht-ı Süleyman'ın
Yalınız adı kaldı alem-i zahirde Lokman'ın
Geçer bir lahzada ru'ya misali ömrü insanın

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem-i zî-şanı incitme

Sana bir faide yokdur bilirsin halk-ı gıybetden
Gözün aç alemi bir bir geçersin çeşm-i ibretden
Zarar gördüm diyen gördün mü sen ehl-i mehabbetden
Yeme kul hakkını korkar isen rüz-i kıyametden

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem- zî-şanı incitme

Hakikat bahrinin gavvası ol terk-i mecaz eyle
Çıkar ha alma mazlumun ahın seni i'tiraz ile
Çehil semt-i Habîb'e ey gönül azm-i Hicaz ile
Yüzün tuk hak-i payine hemen arz-ı niyaz ile

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem- zî-şanı incitme

Gönül ayinesin silmek gerekdir kalb-i agahe
Muhabbet şems-i dogmuşken ne lazım mihr ile mahe
Ne müşkil hacetin varsa heman arzeyle Allah ‘e
Der-i Mevla dururken bakma LÜTFÎ başka dergahe

Felekde hasılı insan isen bir canı incitme
Günahkar olma fahr-i alem- zî-şanı incitme

Alvarlı Efe Hazretleri


Yazarın Diğer Yazıları