Yeter ki Kalpler Kör Olmasın

"Sevgin yoksa dost arama”. (Sadi)

Sen gerçekten iyi bir insan olmaya bak. Musallada; "iyi biliriz” denmesi kimseyi kurtarmaz!

"Kalp, kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur.” (Hz. Ali R.A)

"Af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (A'raf/199)

 

"Zulümden kaçının. Zira zulüm, Kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye sevk etmiştir.” (Hz. Muhammed-sav)

 

 

Adamlık sevgide saklı, 
Barış; sevgiyle mümkün, 
Güneş, sevgiyle doğar, 
Mevsimler sevgiyle düzgün. 
Zikzaklar sevgiyle yok olur, 
Çamurlar sevgiyle pak olur. 
Bu eksik, bu kötü deme, 
Karanlığı yok etmeyi sevgiyle dene. 
Varlık sebebi, 
Neşe kaynağı, huzur nedeni, 
Dayanışma etkeni, 
İnadına sevgi, inadına sevgi...

 

 

Muhterem yazar kardeşim Perihan Akçay, bir yazı paylaşmış. Okuyunca; "insanlık bu mu? Bu; masum, Allah'ın severek yarattığı, günahsız varlıklara böylesine caniyane davranışta bulunanları Allah'a havale ediyorum” demekten başka söz bulamadım. Şahsen bendeniz çok etkilendim. Siz değerli gönül dostlarıyla da paylaşmayı bir görev saydım;

"Ölmesine ramak kalmıştı, onu bulduğumuzda. Bütün vücudunu keneler sarmıştı. Yaralar içindeydi. Kulaklarını kesmeye çalıştıklarını, sineklerin yumurta bıraktığı ve sürekli kanayan kesik izlerinden anladık. Hepsi bir yana boş bir tarlanın içinde aç ve susuz ölmeyi bekliyordu. 

İlk bir hafta antibiyotik tedavisi sonra vitamin desteğinde bulunduk. Vücudundaki keneleri temizleyebilmek için 2 ay boyunca düzenli olarak dış parazit enjeksiyonu yaptık. Çünkü vücudunda sadece keneler yoktu, açık yaralarında kene yavruları ve yumurtaları da vardı. Bu da yetmez gibi sara hastası olduğunu öğrendik. 3 ağır enjeksiyon ile o hastalığını da baskıladık. Yetmedi, iki ay sonra burun kanaması çıktı ortaya. Tahliller sonucunda, kenelerin sebep olduğu ve nörolojik ölüme kadar götüren bir hastalığa yakalandığını öğrendik. 21 gün boyunca 4 ayrı ilacı belli saatlerde, belli dozlarda içirerek bu hastalığı da yendik.

Şimdi çok sağlıklı ve mutlu. Umarım başka bir zorlukla karşılaşmayız. Onu ilk gördüğümde dayanabileceğine inanamamıştım. Ama o bize çok inanmıştı. Şimdi kalbimizin kralı o.”

Görüyorsunuz değil mi? Sadece biraz ilgi ve sevgi ile siz de bir cana can katabilirsiniz.

Karlar altında kardelen gibi gülebiliyor musun?
Soğuğa, sıkıntıya rağmen sevebiliyor musun?
Sahi; "sevgi" nereye gitti?
Bir kadın adı ve isim olarak mı kaldı dillerde?
Yoksa solmuş, pörsümüş bir gül gibi ellerde?
"Sana geliyorum sevgilim" diye yürünen yollarda?
Bu sözler edebiyatta mı kalacaktı;
Yunus ne güzel demiş mi olacaktı?
Mesnevi'de şiir mi bulacaktı?
Resul sevgiden söz ediyor;
Yaratan; "sevgisiz kalmayın diyor!
Sevgi nedir mi?
Âdem olmak, Havva olmak, Hacer olmak,
İbrahimce ateş içinde gülü bulmaktır.
Nuh gibi Dermesil'i suya boğmak,
Musa olup, Firavun sarayında sefa bulmak,
Âsiye olup, zalim yanında Hakka ermektir.
İsa gibi; "teslise geçit yok” diyebilmek,
Muhammed şuurunda hicrete yol almaktır!

 


Yazarın Diğer Yazıları