Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Niyazi DÜNDAR
Niyazi DÜNDAR
niyazidundar@yenikonya.com.tr

Beyin Dalgaları ve Yaşam

17 Haziran 2017, C.tesi günü eklendi. Font boyutu:

Düşünce, beyin içerisinde durmaksızın hareket eder ve paradoksların, değişimlerin ve gelişimlerin içerisindeki büyük fikirlerin oluşmasına neden olur. Düşünce üzerine yapılan çalışmalarda insan beyini mutlu olduğunda yeniliklerin, mutsuz olduğunda karamsarlık, üzüntü ve eskiye dönüşün kurucusudur. Düşüncenin ve duyguların ilk kaynaklandığı yer ise vücudumuzun en üstünde yer alan 1300-1800 gr ağırlığındaki grimsi madde olan beynimizdir. Beynin kendini gerekli ve olası koşullara uyum sağlama ve esnekliği sayesinde düşüncenin ilk tohumlarını atar ve bu tohum ek düşüncelerle istemli yada istemsiz olarak günden güne gelişmesini sürdürür.

Beyin dalgaları hakkında bildiklerimiz henüz yeterli seviyede değildir. Beyin frekansları "Hz (Hertz)” birimiyle ifade edilir. Hertz, saniye başına düşen devir sayısını belirtir. 

Hızlarına göre beyin dalgaları ve ilişkin oldukları durumlar şöyledir; Delta (0-4 Hz) derin uyku, Theta (4-8 Hz) hayal kurma, Alpha (8-14 Hz) relaksasyon, Beta (14-30 Hz) problem çözme anlarında yayılan beyin dalgalarıdır.

Bu dalgaların ne zaman oluştuklarına bir örnekle bakacak olursak; yatakta kitap okurken yayılan dalgaları incelersek, uykumuz gelince önce düşük frekanslı beta, kitabı okumayı bırakıp yanı başınıza koyunca alfa, uykuya geçmeye başlayınca teta, uyku derinleşince de delta dalgaları devreye giriyor.

Teta ve Delta beyin dalgaları özellikle yaratıcılıkla ilgili olduğunu, bu dalgaların beynimizin içine doğru odaklanmamıza yardım ettiğini ve yaratıcı düşünceyi ortaya çıkardığını ileri sürülüyor. Bu dalgaların en aktif olduğu dönem uykudan uyanma dönemidir. Bu nedenle uykudan uyanma süreci yaratıcılık açısından en yararlı dönemdir.

Uyku, rüyalar, uyanıklık, hayaller ve beyin dalgaları arasında nasıl bir bağlantı var gibi sesleri duyar gibi oluyorum. Bununla ilgili küçük tarihi bir anekdot ile örnek verelim.

"M.Ö.4. yy. Çuang Çou, günlerden bir gün rüyasında bir kelebek olduğunu görür ve anlatır. Çevrede keyfimce dolaşıyorken gerçektende bir kelebek idim. Mutluluk ve neşe içinde asla Çuang Çou olduğumun bilincinde değildim. Uyandığımda meğer ben Çuang Çou imişim, kelebek değilmişim. 

Şimdi acaba rüyasında kelebek olduğunu gören Çou muydu? Yoksa kelebek mi rüyasında Çou olduğunu görüyor.”

Hayal ve gerçek ! "insanlar uykudadır öldükten sonra uyanırlar." Hangisi daha gerçek, bizim hayal dediğimiz ne ölçüde gerçek ve bizim gerçek dediğimiz ne ölçüde hayal. 

Rüyasında kelebek gören Çou kendisini rüyada iken gerçekten bir kelebek sanıyor olabildiğince özgürce uçuyordu. Biz şu anda kendimizin kim olduğundan ne kadar eminiz. Gördüğümüzün bir rüya olduğunu ancak uyanınca anlarız. 

Peki, bilinçli olarak beyin dalgalarını kullanmayı öğrenirsek ne olur? Budist rahipler günlerce meditasyon yaparak bu dalgaların kullanımını öğrenmeye çalışıyorlar. Beyin Alfa dalgasında iken öğrenmemiz hızlanırken hayal gücümüz, şifacılık,  özelliklerimiz artıyor. Delta ve teta dalgalarında gerçekliğimiz değişir duyu ötesi psişik güçlerimizin artığını gözlemleyebiliriz.

Düşünceyi durdurma anlarını keşfetmeniz dileklerimle…

Bu yazı 792 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ