Günün son oturumu, Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Adem Ceylan'ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumun konukları Eski Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Nafi Ali Nafi ile Prof. Dr. Abdülkadir Macit oldu.

Ali Nafi konuşmasında, Gazze direnişinin Batı toplumlarının gerçek yüzünü açığa çıkardığını vurgulayarak, "Artık Batı halkları bile İsrail'i ve ona destek veren kendi yönetimlerini hem vicdanen hem de açık şekilde sorguluyor” dedi. Müslüman ülkelerin ekonomik açıdan güçlenmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Nafi, BAE'ye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bölgedeki birçok krizin arkasında BAE'nin bulunduğunu söyleyen Nafi, bu yapının arkasında ise ABD ve İngiltere başta olmak üzere Batılı ülkelerin yer aldığını ifade etti.

ABD'nin müdahil olduğu ülkeleri iç çatışmalarla zayıflattığını ve ardından kendi çıkarlarına uygun yönetimlerle yönlendirdiğini belirten Ali Nafi, Sudan'da LGBT başta olmak üzere birçok "ahlaki yozlaşma projesinin” arkasında da yine Batı'nın ve BAE'nin bulunduğunu kaydetti.

Müslüman ülkelerin özellikle ekonomik ve askeri işbirliği geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Nafi, "Batılı zengin ülkeler, zayıf ülkelerin doğal kaynaklarını sömürüyor. İslam ülkeleri kendi aralarında ittifak kurarak bu gidişatı tersine çevirmeli. Askeri dayanışma da şart; bugün küresel güçler dünyayı askeri güçleriyle şekillendiriyor” dedi.
Konuşmasında Sudan'a yönelik politikaların kökeninin Osmanlı'nın son dönemlerine kadar uzandığını belirten Ali Nafi, Batılı devletlerin o dönemde Sudan'ı beş parçaya bölmeyi planladığını ifade etti. Ömer Beşir'in iktidardan düşmesinin ardından ülkenin hem ekonomik hem de siyasi anlamda zayıfladığını belirten Nafi, tüm bu sorunların temelinde siyasi istikrarsızlık bulunduğunu söyleyerek, "Ülkelerimizin bu istikrarsızlıktan kurtulması için birlikte hareket etmesi şart” dedi.

Oturumun diğer konuşmacısı Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Macit ise İslam'ın doğuşundan bugüne kadar uzanan tarihsel süreçteki siyasal güç dinamiklerini anlattı. İslam'ın gelişinden 100 yıl sonra medeniyetin Mezopotamya'yı kapsayacak şekilde yayıldığını hatırlatan Macit, Arapların ardından Türklerin de bu medeniyetin taşıyıcısı olduğunu belirtti.

10. ve 11. yüzyıllarda siyasal birlikteliğin bozulmasıyla Haçlı seferleri ve Moğol istilalarının bölgede etkili olduğunu, daha sonra Osmanlı ile yeniden istikrar sağlandığını söyleyen Macit, 19. yüzyılda Osmanlı'nın sahneden çekilmesiyle coğrafyanın tekrar kargaşaya sürüklendiğini ifade etti. 21. yüzyılda bölgesel gücün yeniden kazanılmasının "kendi genetik kodlarımıza dönmekle mümkün olduğunu” dile getiren Macit, İslam Birliği'nin sağlanabilmesi için ilmî, coğrafi ve siyasi ittifakın şart olduğunu kaydetti.

Oturumdan sonra konuşmacılara plaketleri taktim edildi. Konya STK Platformu İcra Kurulu Üyesi ve ANMEG VAKFI başkanı Ahmet Özer Eski Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr Nafi Ali Nafi'ye plaket verdi.
Kaynak: Haber Merkezi