Konya'da yıllardır baştan aşağı kırmızı kıyafetleriyle sokaklarda dolaşan ve kentte "Kırmızılı Kadın” olarak tanınan Sultan Özcan, hayatını kaybetti. Rengârenk görüntüsüyle hafızalara kazınan Özcan'ın vefatı, onu yıllardır tanıyan Konyalıları derinden üzdü.

Kırmızının ardında acılarla dolu bir yaşam vardı
Sokakta gören birçok kişinin farklı gözle baktığı Sultan Özcan'ın yaşam öyküsü ise görünenden çok daha derindi. Henüz 17 yaşındayken çocukluk aşkıyla evlenen Özcan, yıllarca aile içi şiddete maruz kaldı. Çocuk sahibi olamaması nedeniyle yaklaşık 20 yıllık evliliği sona erdi.
Yaşadığı tüm zorluklara rağmen eski eşi hakkında kötü konuşmayan Sultan Özcan, verdiği röportajlarda ayrılığın en büyük sebebinin çocuk sahibi olamaması olduğunu anlatmıştı.

"Biz çok sevdik, şamar yedik” sözleri hafızalara kazındı
Sultan Özcan, hayat hikâyesini anlatırken şu ifadeleri kullanmıştı:
"Beni başkasıyla nişanlandırdılar. Ama birbirimizi seviyorduk. Nişanlımdan ayrıldım. Ona vardım, 16 yıl yaşadık. Mesleği gereği Hakkari'de, Giresun'da kaldık. Çocuk olmayınca ayrıldık. Çocuk yüzünden ayrıldık. Çok üzüldüm. Çocuğum olsaydı boşanmazdık. Boşandıktan sonra evlendi, iki oğlu oldu. Kıskanırdı, sonra da döverdi. Kıskanması nasıl olurdu biliyor musun? Bir adamla konuşsam çok kıskanırdı, yanına otursam yere çalardı. Çarşıya getirmezdi. 8-10 yıl cezaevinde gibiydim. Biz çok sevdik, şamar yedik.”
2006 yılında sağlık raporu almıştı
Sultan Özcan'ın, yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle 2006 yılında Konya Numune Hastanesi'nden sağlık raporu aldığı biliniyor. Kırmızı renge olan bağlılığının da yaşadığı acıların dışa vurumu olduğu ifade ediliyordu.
Konya sokaklarına sessiz veda
Yıllarca Konya'nın cadde ve sokaklarında kırmızı kıyafetleriyle görülen Sultan Özcan'ın vefatıyla birlikte kentin en tanınan simalarından biri daha hayata gözlerini yumdu. Acılarla geçen ömrüne rağmen hafızalarda kırmızı kıyafetleri ve güler yüzüyle yer edinen "Kırmızılı Kadın”, Konya sokaklarına sessizce veda etti.
(Berna Ata)