Bir yanda modern arkeolojinin büyüleyici bulguları, diğer yanda "taş kesilen" bedenlerin ardındaki ilahi ceza tartışmalarıyla Pompei, sıradan bir antik kentten ayrışıyor. Pompei adete 40 bohça içine sarmalanmış değeri hiç bir şey ile ölçülemeyen bir hazine…
Her şey saniyeler içinde oluverdi:
Vezüv Yanardağı patladığında, gökyüzünü kaplayan devasa kül bulutu şehri önce zifiri karanlığa boğdu. Daha önce birçok kez patlamış olmasına rağmen hiç böyle olmamıştı. Ancak insanları asıl öldüren lavlar değil, "piroklastik akıntı" denilen ve hızı saatte yüzlerce kilometreyi bulan aşırı sıcak gaz dalgalarıydı. Bu dalga şehre ulaştığında, insanlar kaçmaya bile fırsat bulamadan oldukları yerde "donup" kaldılar. Şehir, 6 metre derinliğindeki kül ve ponza taşı tabakası ile örtüldü ve 1700 yıllık bir sessizliğe gömüldü.

Taşlaşmış Bedenlerin Kan Donduran Hikayesi:
Bugün Pompei'yi ziyaret edenlerin gördüğü o meşhur "taşlaşmış" figürler, aslında birer heykel değil. Arkeolog Giuseppe Fiorelli tarafından geliştirilen döküm tekniğiyle, küllerin altında çürüyen bedenlerin bıraktığı boşluklara sıvı alçı doldurularak ortaya çıkarılan birebir aynı boyutlu heykelleri. Belki "heykelden öte” denilse daha doğru olur.
Gerçek Kemik ve Dokular: Bu alçı kalıplar kırıldığında veya röntgenle incelendiğinde, figürlerin içinde o insanların gerçek iskeletleri, kafa kemikleri ve bembeyaz duran dişleri olduğu görülüyor.

O Anın Acısı: Bir bebeğe sarılan anne, el ele tutuşan aşıklar veya yüzünü korumaya çalışan bir adam... Hepsi son nefeslerini verdikleri andaki ifadeleriyle, dişlerinden kemik yapılarına kadar tarihin en acı dolu tanıkları olarak oracıkta duruyor.
Duvarlardaki yazının esrarı, Sodom ve Gomore:
Pompei kazılarında ortaya çıkan bir detay, şehrin yok oluşuna dair teolojik tartışmaları bugüne taşıyor. Bir evin duvarında rastlanan ve muhtemelen bir köle tarafından kazınmış "SODOMA GOMORA" yazısı, şehrin içinde bulunduğu ahlaki çöküntüye isyan boyutunda bir tepki niteliğinde…

İlahi Ceza mı?
Birçok inanç sisteminde Pompei, aşırı lüks, sefahat ve ahlaki sınırların zorlandığı yaşam tarzı nedeniyle "modern bir Sodom ve Gomore" olarak nitelendiriliyor. Şehrin her köşesindeki genelevler ve o dönem için bile aşırı sayılan zevk düşkünlüğü, bu felaketin sadece doğal bir afet değil, aynı zamanda insanoğluna verilmiş bir ceza ve ibret vesikası olduğu düşüncesinin doğruluğunu güçlendiriyor.

Bugünün Pompei'si, Görkemli Bir Açık Hava Müzesi:
Şehrin büyük kısmı hala kazılmayı bekliyor olsa da, bugün ziyarete açık olan kısımlar Roma imparatorluk döneminin ihtişamını sergiliyor:
Amfitiyatro ve Hamamlar: Gladyatör dövüşlerinin yapıldığı ve sosyal hayatın merkezi olan yapılar hala ayakta.
Toledo İstasyonu Sanatı: Napoli'den buraya gelirken kullanılan metro istasyonu, dünyanın en güzel sanat duraklarından biri olarak kabul ediliyor.

Pompei'ye Nasıl Gidilir?
Bu ibretlik şehri yerinde görmek isteyenler için pratik bilgiler:
Ulaşım: Napoli Merkez İstasyonu'ndan kalkan Circumvesuviana treniyle 40 dakikada "Pompei Scavi" durağına ulaşmak mümkün. Her ayın ilk pazar günü müze ücretsiz. Diğer günler ücret 25 Euro.
Pompei, küller altından fısıldayan kemikleri ve duvarlarındaki kehanet yazılarıyla, insanlığa hem tarihsel bir ders hem de manevi bir uyarı sunmaya devam ediyor. Keşke her dünyalı hayatında en az bir kez burayı gezebilse…
Fotoğraflar:










Fotoğraflar: Ertuğrul Özdemir
Kaynak: Haber Merkezi