SİGARA VE KAHVE
Zavadanak İrancılar
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
DOSTLUĞUMUZ NE KADAR SAMİMİ?
Türkiye enerji arz güvenliğinin merkezi olacak
ANKARA ASBÜ’DE ALİ ŞİR NEVÂÎ’NİN MİRASI PANELİ ve ZİYARETLERİN ÖNEMİ
Zor Maç Kolay Kazanıldı
Konyaspor Korkuyu Geride Bıraktı, Hedefi Büyüttü
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
HEY GİDİ YALAN DÜNYA... NEYDİN NE OLDUN?
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
İSLAM’DA İNSAN GEÇMİŞİYLE DEĞİL, İSTİKAMETİYLE ÖLÇÜLÜR
Sarı Lacivert Kemer
TEMİNAT
Yazarlık Mektebi
Finansal Nükleer Bomba: Hürmüz’de “Dolar Geçmez“ Dönemi
Konya’ya Bahar Geldi
YOL
Amerika Gidiyor, Türkiye Geliyor
HAYAT VE ÇOCUK
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
İslâm coğrafyası ateşten gömlek giymiş durumda. Müslümanlar kan ağlarken, bir de içeriden vuruluyoruz. Düşman süngüsüyle gelmiyor bu sefer, daha tehlikeli bir silahla geliyor, dille. Din kisvesine bürünmüş, ayetleri kalkan yapmış, kelimeleri mızrağa dönüştürmüş bir dil bu. Ağızlarda sürekli aynı kelime, tağut, tağut,tağut. Dilleriden düşürmedikleri tek ayet, Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirdir. Ama ne ayeti usûlüyle bilen var, ne kelimeyi ıstılahıyla. Bildikleri tek şey tekfir.Herkesi yargılamak, herkesi damgalamak, herkesi kâfir ilan etmek. Bu zihniyet yeni değil. Tarihte adı var, Haricîlik. Bugün yeni ambalajlarla dolaşıyor, bu modern hariciler. Sloganlar, kısa videolar, keskin cümleler. Ama öz aynı, Müslümanları tekfir ederek ümmeti parçalamak.
Vur kaç taktiği.Ayeti Kopar, Usûlü Parçala, Fitneyi Üret.Mâide 44.ayeti dillerinden düşürmezler ama öncesini-sonrasını bilmezler. Sebeb-i nüzulü bilmezler, tefsiri bilmezler, sahabe anlayışını bilmezler. Oysa Hz.İbn Abbas (radıyallahu anh) bu ayeti açıklarken,amelî küfür ile itikadî küfür ayrımı vardır. Bir hükümle amel etmemek, o hükmü inkâr etmek değildir. Bir Müslüman Allah'ın hükmünü bilir, kabul eder ama zaaf gösterir, günah işler. Bu onu kâfir yapmaz, günahkâr yapar. Tövbe kapısı açıktır.İşte tağutcu hariciler bunu bile bile görmezden gelirler.
Ehl-i Sünnet'in asırlık usûlü budur. İmam-ı Azam'dan Ahmed bin Hanbel'e kadar bütün müctehid imamlar bu ayrımı yapmıştır. Haricî akıl ise bu ayrımı bilmez. Onlar için ya hep ya hiçtir, ya bizdensin ya kâfir. Ortası yoktur, merhameti yoktur.
Rabbimiz;Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik, buyururken, biz nasıl rahmeti unutup azap diline,tekfir diline sarılırız kardeşlerim.
Siyonistlerin beslemeleri tağutçular, ürettikleri oryantalist,feylosof ilahiyatçılar ve birkaç şeyi ezberletip yetiştirdikleri youtube gevezesi çocuklar üzerinden abey tağut,bu tağut,şu tağut dedirte dedirte,tağut kavramını sopaya çeviriyorlar.Esas tağut ve tağutcu kendileridir.Zira müslümanı tekfir edenin kendisi küfre düşmüştür.Tağut Kur'an'da vardır ama her hoşuna gitmeyene tağut demek yoktur. Tağut,Allah'ın hükmünü reddedip kendini hüküm koyucu ilan eden, ilahlaştırılan otoritedir. Her yönetici, her kurum, her eksik uygulama tağut değildir. Bir yönetici Müslüman olduğu halde hata ediyorsa, bu onu tağut yapmaz, günahkâr yapar.Bu ayrımı yapmayanlar, tağut kavramını sopaya dönüştürüyor. Önce yöneticilere vuruyorlar, sonra âlimlere, sonra cemaatlere,sonra ümmete, sonra birbirlerine. En sonunda ellerinde sopadan başka bir şey kalmıyor.
İmamı Azam,İmamı Şafi,İmamı Hanbeli,İmamı Malik,İmam Nevevî,İmam Mâturîdî.Hatta onların sevdiği İbn Teymiye bile,hiçbiri bu kelimeyi tekfir silahına dönüştürmemiştir. Onlar kullanmıştır ama usûlünce, ölçüsünce, hikmetle. Hz.Peygamber Efendimiz(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Müslüman, elinden ve dilinden Müslümanların emin olduğu kimsedir,buyururken, biz nasıl dilimizden insanları emin kılamayız? En ağır hüküm, en cahil ağızlarda tekfir,tağut,şirk,müşrik bune yahuu,haşa hadis yok.Siz kimsiniz?
Tekfir, bir insanın İslâm dairesinden çıktığına, ebedî hayatını kaybettiğine hükmetmektir. Bunu verecek kişi,ayet-hadis bilir, usûl bilir, şart-mani bilir, cehalet-tevil-ikrah ayrımını bilir. Bugün tekfir dilini kullananların kaçı bu şartları taşıyor? Bir video izler, bir slogan ezberler, ümmeti yargılar.
Hz.Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ne buyuruyor: Bir kimse kardeşine kâfir derse, o söz ikisinden birine döner.Ya doğrudur, kardeşi kâfirdir,ya yanlıştır, söyleyen kendisi kâfir olur. Bu hadisten korkmayan bir dil, dinden değil hevasından edindiği tağutun ta kendileridir.Benim Din kardeşime,ümmete,Allah cc hu ya inanmış hiçbir kimseye tağut,müşrik,şirk ehlisiniz diyemezsiniz.
Tekfir dili sadece tekfir edilenleri yaralamıyor,bütün ümmeti yaralıyor. İnsanların birbirine güvenini yok ediyor, muhabbeti bitiriyor, dayanışmayı imkânsız hale getiriyor.
Hz.Resûlullah(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onları nasıl tarif etti? Okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar.Sebep neydi? Aklı putlaştırmaları, İşlerine gelen bazı nasları sloganlaştırmaları, Müslümanları tekfir etmeleri.Ama kalplerinde merhamet yok, anlayışlarında derinlik yok, usûllerinde sağlamlık yok. Bu yüzden Müslüman kanını helal sayan tağut vampirine dönüştüler.Ayet var ama ayetin hikmetini görmezden gelen bir oryantal sloganist söylem var.Hikmet yok. Metin var ama merhamet yok. Slogan var ama usûl yok. Tağuti Haricîlik bugün sosyal medyada, bazı gruplarda, bazı söylemlerde karşımıza çıkıyor.Bizden olmayan kâfirdir,Bize uymayan cehennemliktir,Bizim gibi düşünmeyen tağutun askeridir.Bu söylemlerden Allah cc hu ya sığınıyoruz.
İslâm ıslah dinidir, infaz dili değil. Temelinde rahmet vardır, merhamet vardır, af vardır. Emr-i bil ma'rûf vardır ama hikmetle, güzel öğütle. Nehy-i ani'l-münker vardır ama şartlarıyla, edebiyle.Her yanlışı tekfirle karşılamak, daveti öldürür, ıslahı bitirir, fitneyi büyütür. İnsanları kazanmak, onlarla iletişim kurmakla olur. Tekfir dili bütün kapıları kapatır, insanlarla araya duvarlar örer. Bu dil İslâm'a hizmet etmez, düşmanına çalışır. İslâm'ı Haşa sert, acımasız, merhametsiz bir din olarak gösterir.
Oysa İslâm rahmet olarak geldi. Hz.Peygamberimiz(Sallallahu aleyhi ve Sellem) insanlara,ümmetine merhametle yaklaştı. Sahabe insanlara hikmetle davrandı. Âlimler ümmeti birleştirmek için çalıştı. Bugün biz, bu mirasa sahip çıkacaksak, tekfir dilini değil, rahmet dilini konuşmalıyız.
Ehl-i Sünnet'in Net Çizgisi Bellidir ve Ehl-i Sünnet der ki,
-Günahkâr Müslüman kâfir olmaz. Büyük günah işlese bile Müslümandır.
-Hükümle amel etmemek, hükmü inkâr değildir. Zaaf göstermekle inkâr etmek aynı şey değildir.
-Tekfir son çaredir, keyfî değildir. Ancak kesin delillerle, bütün şartlar yerine geldiğinde mümkündür.
-Ümmetin birliği ferdi öfkelere kurban edilemez.
Bu çizgi,sahabenin, tâbiînin, müctehid imamların çizgisidir. Bu çizgiden ayrılan herkes Haricîlik yoluna sapmış demektir.Fitnenin Kazananı Yoktur.Fitne ateşi kontrol edilemez. Onu yakanlar en son kendileri de yanar. Haricîler kendilerinden olmayan herkesi tekfir edip öldürürken, en sonunda kendileri yok olup gitti. Bugün onların izinden giden tağutçularda aynı akıbete uğrayacak.Kardeşini tekfir eden yarın yalnız kalır. Herkesi düşman gören sonunda kimseyi bulamaz. Ümmeti yakmaya çalışan ateş en son sahibini yakar.
Ümmet bugün her zamankinden daha fazla birliğe muhtaç. Düşmanlar her taraftan saldırırken, biz birbirimizi tekfir ediyoruz. Birbirimize destek olmamız gerekirken yargılıyoruz. Birbirimizi kucaklamamız gerekirken uzaklaşıyoruz. Bu gidişin kazananı yoktur. Kaybeden bütün ümmettir.Bugün problem tağut değil,taşkınlıktır. Problem usûlsüzlüktür. Problem din değil,dini sloganlaştıran dildir. İslâm kılıç sallayan dil değil, merhameti kuşanan ahlâktır. İnsanları yargılayan değil, kucaklayan rahmettir.
Tekfir diliyle ümmet inşa edilmez. Tağut söylemiyle adalet kurulmaz. Ayetleri koparan, usûlü yıkan, ümmeti parçalayan hiçbir dil hakikat dili değildir. Hakikat dili, Kur'an'ın bütününü kavrayan, sünnetin derinliğini anlayan, ümmetin birliğini gözeten dildir.
İslâm,bilgiyle, hikmetle, merhametle yaşanır. Bunun dışındaki her sert slogan, fitnenin tercümanıdır. Bunun dışındaki her keskin söz, şeytanın fısıltısıdır. Bunun dışındaki her tekfir, Tağuti Haricîlik yoludur.
Rabbimiz bizleri fitnelerden uzak tutsun. Dilimize sahip çıkmayı, kardeşlerimizi tekfir etmekten sakınmayı,Ümmete dua etmeyi, ümmetin birliğini korumayı nasip etsin.
Ne mutlu, dilini tekfirden koruyana!
Ne mutlu, kardeşini kâfir ilan etmeyene!
Ne mutlu, Rahmet Peygamberinin izinden gidene!
İSLAM’DA İNSAN GEÇMİŞİYLE DEĞİL, İSTİKAMETİYLE ÖLÇÜLÜR
YANLIŞ TRENE BİNDİKTEN SONRA KORİDORDA TERS YÜRÜMENİN FAYDASI OLMAZ
BİZİM MUHSİN BİR ŞEHİDİN ARDINDAN KALAN MİRAS VE VİCDAN MUHASEBESİ
RAMAZAN MEKTEBİNDEN MEZUN OLMAK DEĞİL RAMAZAN’I HAYATA TAŞIMAK
RAMAZAN’DAN BAYRAMA BİR AYLIK TERBİYE BİR ÖMÜRLÜK DİRİLİŞ
FIRSATÇILIKTAN KURTULUŞ AYI RAMAZAN
HAYATIMIZIN HER ANI RAMAZAN OLSUN RAMAZAN SADECE ORUÇ DEĞİL BİR AHLÂK İNKILABIDIR RAMAZAN SADECE İBADET DEĞİL BİR MEDENİYET İNŞASIDIR
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
BİZE KURÂN YETER SÖYLEMİ AYET VE HADİSLER IŞIĞINDA MEALCİLİĞİN ÇIKMAZI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE