Fatih KUT
Fatih KUT
fatihkut@yenikonya.com.tr

15 Temmuz ve emanete sahip çıkma meselesi

17 Temmuz 2021, C.tesi günü eklendi.

15 Temmuz milli birlik ve kardeşlik günü tüm yurtta coşkuyla kutlandı. Şehitlerimiz rahmetle anıldı, gazilerimiz hayırla yâd edildi. Rabbim 15 Temmuz'u tekrar yaşatmasın. Bizlere düşen görev hain darbe girişiminden ibret almak ve tekrar yaşanmasının önüne geçmek için bize emanet edilen bu ülkeye sahip çıkmak. Peki, bu nasıl olacak. Öncelikle Müslüman basiret ve feraset sahibidir, olayların iç yüzünü arka planını iyi okur. Bu olayın arka planını iyi okumalı ve aynı hatalara düşülmemelidir. Öncelikle devletin tüm işlerinde emaneti yerine vermek lazımdır. Eğer emaneti yerine getirmezseniz ortalıkta kargaşa çıkar, buna öncelikle dikkat etmek lazım Rabbimiz kuranı kerimde şöyle buyurur.'' Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.''(nisa, 58)

 

Hz. Peygamber Mekke'yi fethedince burada Kureyş kabilesinin çeşitli ailelerinde bulunan bazı salâhiyet ve vazifeleri yeniden düzenlemiş, bir kısmını kaldırmıştı. Kaldırmadığı hizmetler arasında Mescid-i Haram ve çevresinin hizmetiyle su işleri vardı. Birinci hizmet Abdüddâroğulları adına Osman b. Talha'da, ikinci hizmet ise Hâşimoğulları'ndan –aynı zamanda Hz. Peygamber'in amcası olan– Abbas'ta idi. Hz. Peygamber, vazifelerle ilgili yeni bir düzenleme yapmak üzere Kâbe'nin anahtarını Osman'dan almıştı, amcası Abbas bu hizmetin de kendisine verilmesini talep etti. Bunun üzerine emanet ayeti geldi ve anahtar yine Osman b. Talha'ya teslim edildi (Müslim, "Hac”, 390). Burada emanetin yerine getirilmesi, ehline verilmesi ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesi yönündeki emirlerin muhatapları genel olarak bütün insanlar, özel olarak müminler ve daha özel olarak da yöneticiler gibi emanet ve adaletten kamu adına sorumlu olan şahıslar ve kurumlardır.

 

Tarih boyunca insanların huzur ve mutlulukları iki sebeple kazanılmış veya kaybedilmiştir: Emanet ve adalet. Emanetler ehline verildiği ve adalete riayet edildiği müddetçe cemiyette huzur ve saadet bulunmuş, hıyanetler ve haksızlıklar ise huzursuzlukların, kavgaların, savaşların, servet ve neslin helâk olmasının baş sebepleri arasında yer almıştır. Emanet, korunması istenen maddî ve manevî değerdir. Kişinin kullanıp sahibine iade etmek üzere aldığı eşya emanet olduğu gibi devletin hizmet makamları da emanettir; ilim, din, antlaşma ve sözleşmeler, komşuluk hakları... Emanettir. Bütün bunlar korunacak, muhatap ve ilgililerine teslim edilecek, ne maksatla verilmiş ise ona uygun olarak kullanılacaktır. Hz. Peygamber "Münafığın üç belirtisi vardır: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde yerine getirmez, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder” (Müslim, "Îmân”, 107-109) buyurarak emanete riayet etmeyenleri münafık vasıflı insanlar olarak tescil etmiştir. Onun için bizlere verilen emanetlere sahip çıkalım. Bu cennet vatan bizlere dedelerimizden emanettir. O yüzden bu emanete sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Yazımızı dua ile bitirelim. Rabbim cennet vatanımızı pis ayaklara çiğnetme. Emaneti ehline ver. Ülkemizi Kuran'ın hükmü altına al. Âmin.

 

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ