DOLAR
47,900 TL
EURO
55,148 TL
STERLİN
64,794 TL
GRAM
6.667 TL
ÇEYREK
10.888 TL
YARIM
21.710 TL
CUMHURİYET
43.086 TL
Nahit Tören / Doğru Açıdan
Nahit Tören / Doğru Açıdan
bilgi@yenikonya.com.tr
15 Temmuz 2026 Çarşamba günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

İHANETİN GECESİNDEN DİRİLİŞİN ŞAFAĞINA TÜRK HALKININ YENİDEN VAROLUŞ DESTANI...

Kadim çağlardan bu hyana Türk Devleti ve Halkı nice iç badirelerden,fetretlerden,isyanlardan ve istilalardan büyük destansı karşı koyuşlarla ve başından defederek bugünlere şükür olsun dimdik geldi.
Türk Vatanı, Küresel Batı'nın istilası ile başlayan süreçte, Sevr Anlaşması ile ülkemizi parçalama girişimlerini İstiklal Harbi ile başlayan bağımsızlığa giden yolda Milli Birlik şiarı ile yerlebir ettik.
Bu üzerinde yaşadığımız Aziz Vatan Topraklarında, çökertilen İmparatorluğumuzun devamı olarak,Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletini tesis ettik...
İmparatorluğumuzdan bakiye kalan devşirme, dönme ve masonik yapılar İngiliz aklının projesi Siyonist kurgunun kanatları altında ülkemizi ve devletimizi vesayet altına aldılar.Kültür,tarih,dil vs.alanlarda hafızamızı birbir karartarak sahte ve yapay bir zihniyet haritasını eğitimin ilk basamağından en üst kademesine kadar uygulamaya sokarak bir Siyonist Model olarak  Vesayetci-Kemalist rejimini tesis ettiler..
Burada seksen yıllık baskıcı vesayet rejiminin dökümüne girmeyeceğim
Fakat bazı kırılma noktalarını zikretmekte de fayda var.İsmet İnonü Lozan Anlaşması dönüşü yaptığı anlaşmada şöyle diyordu: "...bu anlaşma ile Türkiye'nin mevcut yapısını koruyacak yüz yıllık bir imkan kazandık" 
Bu imkanı yüzyıl için tanıyan İngiliz aklının stratejik hesabını kısaca belirtmekte fayda var:
#-İngilizler SycPcot Anlasması ile Arap Yarımadası'nda haritalar üzerinde cetvelle sınırları çizilmiş ve sonradan herbiri devlet olacak bir coğrafya ve özellikle İmparatorluğumuzun hükmettiği Müslüman ahaliyi parçalayan bir jeopolitik bir coğrafya tesis etti..
#-Bu coğrafyaya kuzeyden sınır olan Türkiye toprakları mayınlandı...
#-Böylece Müslüman Ortadoğu coğrafyadan koparıldık...
#-İngiliz stratejik aklı kontrolü altına aldığı Türkiye üzerinden enerji coğrafyasına uzanacak rakip Batı devletlerinin önünü kesmiş oldu.. Misakı Milli toprakları sayılan Musul-Kerkük petrolleri den cüzi bir payla vesayetcilerin yarım istek ağızlarını kapattı...
En temel ve önemli gördüğüm hususu üç başlıkla açıkladım.
Bu tesis ettikleri Vesayetçi dönem boyunca Kadim Türk Devlet Aklı,zamanın ruhuna uygun adımları temel alan bir güç ve kudret biriktirme tarzında uygun adımlarla yolunda yürüdü..
Küresel Batı'nın çatışan hegemonlarının Türkiye üzerindeki stratejik güç önceliği mücadelesi hiç bitmedi bugüne kadar.Türkiye'deki askeri müdahalelerde de bu güç devşirme mücadelesinin derin izlerini hep gördük...
Gelelim 15-16 Temmuz 2016 kanlı Fetö kalkışmasına.
Bu kalkışma, vesayet rejiminin sonunu getiren,
Türk Devleti ve Halkının ortak karşı duruş ve akabinde tasfiye sürecini başlatmasının kısa tarihidir.
Ben bu kısa tarihin başlangıcını Kozmik Oda operasyonu olarak görüyorum.Bülent Arınç'a suikast iddiası ile başlayan açıklamalar, Uğur Mumcu ve diğer suikastların kanıtlarının Kozmik Oda arşivlerinde olduğu kesin iddiaları ile harmanlanarak bir nevi Silahlı Kuvvetlere operasyon tahrik iliğine kadar uzatıldı...Komplo oyunu B.Arınç üzerinden yürütüldü.Bu komplo da baş figürlere bakınca bugün çoğu Erdoğan tarafından ustalıkla tasfiye edilenlerdir.Ozellikle Abdullah Gül ve B. Arınç yapılanması Erdoğan'ı devre dışına alacak bir çok girişimin merkezinde olduğu bugünler için artık tartisılmayacak kadar açıktır...
Bu Kozmik Oda operasyonu üzerine 11 Ocak 2019 yılında İngiliz yayın organı İndependant Türkçe web sitesinde yapılan röportajda E.Genenel kurmay Başkanı İlker Başbuğ'un şu ifadesi ini ozellikle dikkate almakta fayda var.Paşa olayla ilgili söyle konuşuyor: "...Kozmik Oda'nın açılmasını özellikle ben emrettim.. çünkü Uğur Mumcu ve diğer suikastların kanıtı buradadır iddialarının önünü kesmek ve bu cinayetlerin arkasında Ordu'nun olduğu iddia ve yaygın dedikoduların da önüne geçmek için ben emrettim..," diyor.General Başbuğ ayrıca röportajın bir yerinde şu çok net ifadeyi kullanıyor: "...Başbakan Erdoğan bu ve benzer vakalarda son derece makul biriydi..ama Gül ve bazıları öyle değildi..".
Görüleceği gibi,2010 yılına doğru hem Ak Parti içinden ve de muhalefetin en azgın Siyonist aparatları ve PKK lobisi ve de tekelci büyük sermaye ve medya   Erdoğan karşıtı ahlaksızca iftiralar ve bilinen hain merkezlerde üretilmiş algı yüklü yaygın iftiralarla durmaksızın saldırılara başladığını görüyoruz.En çok da Ordu ile Erdoğan arasına nifak sokmaya  ve Orduyu kışkırtmaya yönelik girişimlerle siyaset dünyası kirletiliyordu.
Bu kirli algıların dalga dalga yaygınlaşmasının ardında Gezi Olayları,MİT Müsteşarını tutuklama, Erdoğan'ın ameliyat masasında öldürülme planı ve Fidan'ın acil müdahalesi ile bu suikastın önüne geçilmesi ve.bir dizi girişimler birbiri ardına geldi...
Ayrıca, Güneydoğu'da PKK'nın talimatı ve  Selahattin Demirtaş'ın açık kışkırtması ile PKK unsurları sokaklara silahlı olarak dökülerek 6-9 Ekim 2024 de Kurban Bayramı günlerinde katliama başladılar.Bunun bahanesi de Suriye'deki Kobani olaylarıydı.
Türkiye bir kargaşa bitmeden biri yenisi ile karşı karsıyaya kalıyordu.Bütün bu kargasanların ardından bir ordu müdahalesi körükleniyordu.
Muhalefet "gemini azıya"
almış halde ateşe körükle koşuyordu.Vesayetci güçler ve arkalarındaki batılı istihbarat örgütlerinin Siyonist kanatları,Soros ve içteki adamları,Ak Parti içindeki malum adamlar ve kanatlar "Erdoğan nefreti" üzerinden meşru ve seçilmiş Başbakanı devirmek için sahte İslamcılar,sahte milliyetçiler,sahte cemaatler ve sahte solcu ve demokratlar elele birlikte kaosu körüklüyor- lardı.
MHP içindeki sahte milliyetçi Akşener-Özdağ hizbi Devlet Bahceli'yi uyduruk yasal yollardan devirme girisimini amansız biçimde sürdürerek kaosu milliyetçi hareket sarsmaya başlamışlardı.Devlet Bahçeli usta manevralar- la bu ihanet çetesinin kapının önüne koymayı başararak bir büyük tehlikenin önüne geçiyordu, yıl 2014 yılı Kasım ayı...
Bütün bunlar olup biterken ve kaosun tozu dumanı içinde Türk Devleti nihai bir hesaplasmaya doğru gidişatın örgüsünü ilmik ilmik örüyordu.
2015 yılına öyle- böyle çalkantılı bir halde girildi.2015 Haziran seçimi gündeme düşmüştü... MHP'den kovulanlar İYİ başlıklı bir parti kurarak bütün azgınlıklarıyla muhalefet cephesi saflarında yerini almıştı.
2015 Haziran seçimleri olaysız bir biçimde yapıldı.AK Parti yüzde 43 oy almasına rağmen tek başına iktidara gelemiyordu...Muhalefet kanadı MHP' yi yanlarına almadıkça yeterli çoğunluğa ulaşıp iktidar olamıyordu...Bunun üzerine aralarında bir mutabık fikir neticesinde S.Demirtaş aracılığı ile Bahçeli'ye bir öneride bulundular: "Sayın Bahçeli bizler arkanizdayız,kabinenizi oluşturun tek başına hükümeti kurun..." Bu akılsızlar güruhunun Devlet Beyi hiç tanımadıkları ne kadar da belli...Devlet Bey için Devlet'in Bekası önceliktir...
Bu öneri üzerine Devlet Bey, Erdoğan ile görüşerek şöyle bir yol haritası belirlediler:
#-Kobani Olayları sonrası Güneydoğu'da PKK'nın kazdırdığı tüneller ve hendekleri yerle- bir edilmesi...
#- ...ve Kasım ayında seçimler yenilenene kadar Ak Parti'nin iktidarının devamı...üzerine ikili mutabakat açıklandı.
Bu arada Davutoğlu'nun Ak Parti içindeki Erdoğan karşıtı kanatlarla ve Batılı belli merkezlerin de desteği ile kendi başbakanlığın da, Erdoğan dışlanarak,zorlama projesi de hükümsüz kaldı ve yeni seçimlere giderken Erdoğan tarafından Başbakanlık görevinden azledildi.
Bu süreçte Güneydoğu'da PKK'nın üzerinden Ordu ve Polis ve de Jandarma özel kuvvetleri ezerek geçti...
#-Kasım seçimlerinde Ak Parti yüzde 49 ve MHP yüzde 16 oy alarak çıktılar..İşte bu tarih siyasi tarihimize CUMHUR İTTİFAKI olarak geçti ve halen de sürmektedir.
2016 Temmuz 15-16 tarinde patlak verecek muhalif ihanet cephesi destekli kanlı darbe girişimine uzanan zaman aralığında tüm önlemleri alarak hazır ve nazır olarak beklemeydi.
Bugün o hain kalkışmanın 10.yılı.Ben bu kalkışma gününe uzanan zaman diliminin bir özetini yaparak sizlere sundum.
Nahit Tören,15 Temmuz 2026

Yazarın Diğer Yazıları