KÜRESEL SİYONİST OLİGARŞİNİN KAÇINILMAZ TASVİYESİ YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI AĞIRLIĞI
NATO'NUN Ankara'da toplanan zirvesinin hemen öncesinde Abd-İran savaşı yeniden başladı.Bu savaşın ilk başlangıcında ABD Siyonist İsrail'i bir kol mesafesinde yanında tutarak başlatmıştı. Savaş inişli çıkışlı ateşkes görüşmeleri ile sürmekle beraber Türkiye-Katar-Pakistan arabulucuğu ile 14 maddelik bir anlaşma ile ABD ve İran arasında varilan mutabakat ile önemli bir ilerleme kaydedilmişti.
Fakat savaşın ilk evresinde muhtemelen ABD'nin de onayı ile İsrail'in Lübnan'a saldırması bölgede yeniden Siyonist bir kaos üreten bir gerilimi tetikledi.Savaşin ABD ve İran mutabakatında önemli bir İran talebi vardı...Siyonist İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi koşulu ısrarla İran tarafından diretiliyordu.Oysa Siyonist İsrail yönetimi bu anlaşmanın olmazsa olmaz maddesine rağmen Lübnan saldırısını daha da arttırarak derinliğine kalıcı mevziler edinmeyi hedefliyordu.Abd israrla Lübnan'daki istilayı durdurmak için önce İsviçre'de daha sonra da Washington'da tarafları masaya oturtarak ve İsrail'i zorlayarak varılan anlaşma ile küresel bir rahatlamayı hedefliyordu.
İsrail kör göze parmak sokma hesabı ve de bir adım ileri iki adım geri mottusuyla ABD içindeki etkili Siyonist şebekeleri hareketlendirecek kaosu fasılalarla tırmandırma hesabı ile direniyordu.
İran tarafında ise içerdeki ikili iktidarın "Şia Ekseni" doktrini yanlısı "Devrim Muhafızları" ile seçilmiş siyasi yapı temsilcileri arasında ayrışmayı ve ABD ile varılan mutabakat anlaşmasını var-yok hükmünde çatışmayı giderek derinleştiriyordu.Trump yönetimi bu Siyonist kaos oyununun farkındaydı ve NATO Zirvesi haftasında zirveye gölge düşmemesi için ihtiyatlı bir dil kullandığına tanık olduk.Ayrıca ABD medyasına taşınan sızıntı bilgilerden Trump'ın Netanyahu hakkında çok sert suçlamaları gündeme düşüyordu... Trump'ın Zirve'ye hareketinden öncesinde F35 ve Caast yaptırımları hususunda Türkiye'ye rahatlatıcı mesajlar veriyor ve yetmezmiş gibi Kaan uçakları için motor tedarik anlaşmasıňı da makul karşıladığını açıklıyordu. Netanya ve Küresel Siyonist çete panik ve öfke dolu beyanlarla Trump'a karşı tavır gösterilerinde bulunuyorlardı.. Trump ise görüşme talebinde bulunan Netanyahu'yu reddediyor ve üstüne üstlük "..sana mı danışacaktım" beyanında bulunuyodu.
Küresel Siyonist çete İran'daki yukarda belirttiğim paralel yapı ile uzun yıllara dayalı örtülü ve dolaylı ilişkilerle ABD ile İran'ın savaşının tırmanması girişimlerini sürdürmekte geri durmuyor...
Gördüğümüz kadar,ABD yönetiminin Siyonist yapıya karşı olan kanatları Netanyahu ve küresel çeteye yönelik sert saldırılara başladılar.
Mesela,Başkan Yardımcısı Vance sertlik dozu hayli yüksek çıkışlarda bulunmaya başladı.Medyada da Vance'i sert ifadeleri büyük başlıklarla geçti ve ayrıca Vance'i yalnız olmadığı intibasını güçlendirmek için arada bir de Trump'ın devreye girdiğini de görmeye başladık...
Yıllardır, daha ağırlıklı olarak internetinin küresel ağlarının hayata ve geçirildiği yıllardan itibaren Küresel Batı ve özellikle ABD medyası ve fikir sitelerini takip ettiğim için ikinci defa iktidara gelen Trump Amerika'sının siyasi,jeopolitik ve jeostratejik çıkmazlarını ve Tek Kutuplu Dünya Düzeni'nin parametrelerinden kaynaklandığını da bilerek, artık köhnemiş paradiğmalarını yenilenmesine yönelik kısa-orta-uzun vadeli projeksiyonlara dayalı hamleleri içeren yol haritaları üzerine eğildiğini de ABD'nin iç ve de dış kaynaklardaki yorum ve analizlerde gördük.Şunu da belirtmekte fayda var... Büyük değişimin yada resetin başına Trump'ın gelmesi basit bir seçim olayı değil.Trump'ın daha ilk başkanlık döneminde ABD'nin Afro-Avrasya hatlarında, özellikle Afganistan ve Irak işgalleri örneği ile,Abd'nin bir trilyon üzerinde maddi kaybı olduğunu ve bugünkü rakamlarla devletin borcunun 40 trilyon dolara doğru tırmandığın nedeni olarak Küresel Oligarşinin marifeti suçlaması göz ardı edilmemeli.Yine bugün için de geçerli olan ifadeye uygun açıklamada ki Siyonist ön takı ibaresi Küresel Oligarşi için artık açık ve net ifade ile bütünlük arz ediyor.
Bu son günlerde İsrail medyasının Siyonist kanadında Trump'a okunan lanetlere Türkiye konusunda kışkırtıcı,korku üretici ve tahrik edici ifadeler de eşlik ediyor.Bu konularda hayli kaynağı sizlere sundum.Siyonist telaştan bir kaç örnek vermekte fayda var. "... Türkiye,Trump desteği ile bizi kuşatıcı anlaşmalar yapıyor...bizim üretemediğimiz sofistike silahlar üretiyor... Doğu Akdeniz'den Badel Mendeb Boğazına ve Basra Körfezine,Suriye'den Mısır'ın Sina hattına doğru ve Doğu Afrika'da Altın Boynuz bölgesine kadar bizi kuşatıyor... Akdeniz'de geniş bir egemen alan tesis ediyor giderek...Güney Kafkasya'dan İsrail sınırına uzanan koridorda hakimiyet oluşturdu... Suriye'de ki üsleri ile bizim rahat olarak İran'a uzanan hava koridorunu kapatmak üzere... Doğu Akdeniz'deki Aksaz Deniz üssü ile ve o hatlardaki dağlardaki füze rampaları ve Sihalar ile ve de Kıbrıs'ta ki en son takviye edilmiş askeri yapısı ile tehlike altındayız ..." bu çığlıklar ve yakarışlar gün geçmiyor ki saymakla geçmiyor..
Daha dün Trump seni kimse sevmiyor ifadesi ile çekil defol git anlamında sertlik gösteriyor Netanyahu iblisine...
NATO Zirvesi oncesinde AB kurumsal siyasi yapıları İsrail'in Siyonist yönetimini aşağılayıcı ifadelerle suçlayarak ambargo ve seyahat yasağı tehtidinde bulundu...
Daha da önemlisi,NATO Zirvesi'nde Avrupalı NATO üyesi devletlerin ve siyasi temsilcilerin yöneticileri Türkiye'nin kendisini çevreleyen büyük coğrafyadaki Stratejik Özerklik Doktrini'nin NATO üyeliğiyle çatışır bir durum olarak görülmediği gibi Eksen ve İkili anlaşmalarının da NATO güvenlik mimarisinin Güneydoğu hattındaki konsepti için önemli bir güç çarpanı olarak gördüklerini beyan ettiler...
Dünya, Siyonizmin önce kaosa sürüklediği
cografyalarda ve ardından küresel her alanda tasfiyesinin ilk adımlarının atıldığı bir sürece doğru ilerliyor.
ABD,Rusya,Çin ve hatta AB bile Orta Güçte Devletler'in ve de Küresel Güney'in temsil edileceği yeni bir dünya düzeninin desteğini alarak ve herbir hegemon da bu yolda yol haritalarını belirme adımlarını hızla atmaktalar...
Küresel Batı içindeki SİYONİST Küresel Oligarşinin etkisiz kılınması ve ardından tasfiyesi en önce Siyonist İsrail karakolunun tasfiyesi ile başlayacak.
Kadim Türk Devleti'nin bu büyük cograyada tarihi parametreleri temel alan stratejik dinamikleri Küresel Siyonizmin tasfiyesinde başat güç olarak sonuna kadar bu yolda inat ve dirençle dünyamız ve insanlık adına durmaksızın
ilerleyecektir.
Nahit Tören,18 Temmuz 2026
Yazarın Diğer Yazıları