Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
150 YILDIR İNGİLİZ SİYONİZM-KEMALİZM PARANTEZİNE ALINMIŞ VE ZİHNİYET HARİTALARI İBLİS’İN ALGORİTMASI İLE KOTLANMIŞ OLANLARIN SON SİYASİ HAMLESİ...
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Teşkilatın amacı Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını engellemektir. Başta İngilizler olmak üzere ülkeyi parçalamaya çalışan yabancı servislerin faaliyetlerine engel olmak ve neticede Türk –İslam birliğini tesis ederek içinde bulunulan zorlu süreçten ülkeyi kurtarmak, Türk – İslam birliğini tesis etmektir.
Örgüt genelde gazeteci, doktor, mühendis gibi uzmanlık alanları olan iyi yetişmiş insanlardan oluşturulmuştur. Bunlar aynı zamanda alt kadroları da eğitmişlerdir. Maddi anlamda Harbiye Nazırlığı'ndan elde edilen gizli bir ödeneğin yanı sıra Almanya ile yakınlaşmamız neticesinde oradan gelen yardımlardan istifade edilmiştir.
İtalya birliğini sağladıktan sonra sömürge elde edebilmek için gözünü Trablusgarp'a yöneltmiştir. Burada Teşkilat-ı Mahsusa yerel halkıda yanına alıp, eğitmeye çalışmış böylelikle İtalyanları durdurmayı amaçlamıştır. Bundan başta büyük ölçüde başarılı olmasına karşın daha sonra İtalya'nın 12 adaları işgal ederek uyguladığı şantaj nedeniyle Trablusgarp kaybedilmiştir. Daha sonra Teşkilat-ı Mahsusa Mısır'ı stratejik önemi dolayısıyla işgal etmek isteyen İngilizlerin elinden kurtarmak istemiştir. Bu amaçla Mısır'da bir ayaklanma tertip etmek ister. Ancak Mısır halkını harekete geçiremez. Bundan dolayı da başarısız olur. Daha sonra Irak petrolleri üzerinde gözü olan İngilizleri durdurmak için Süleyman Askeri görevlendirilir. Bölgedeki bedevi yerli halkı örgütleyerek İngilizleri engellemesi istenir. Ancak bölge aşiretleri Teşkilat-ı Mahsusa'nın cihat çağrısı yerine İngilizlerin rüşvet olarak dağıttığı altınları tercih etmiştir. Cemal Paşa bu dönemde bölgede görev yapan ve aynı zamanda işgalcilerle işbirliği içerisine giren devlet memurlarını tek tek tespit ettirerek ağır cezalar verdirmiştir. Bunların kimi sürgün edilmiş kimi de hapsedilmiştir. Yerli halktan olanlar halkın gözü önünde idam edilmiştir.
Teşkilat-ı Mahsusa emperyalist ülkelerin işgallerini engellemeye ve bölgede ki İslam birliğini korumaya çalışırken onun bu çabaları bölgede Arapların özgürlük mücadelelerini engelleme olarak anlaşılmıştır.
İngiliz emperyalizminin en zafiyetli alanı yoğun Müslüman bir kitleyi bünyesinde barındıran Hindistan'dı. Osmanlı Devleti Cihad-ı Ekber ilan ederek tüm Müslümanları İngilizlere karşı savaşmaya çağırmıştı. Ancak ne var ki Hindistan'a ulaşmak ve orada ki Müslümanlara yardım ulaştırmak son derece zordu. Üstelik içimizdeki hainler vasıtasıyla İngilizler bölgeye gönderilen Teşkilat-ı Mahsusa üyelerini daha yola çıkmadan deşifre ediyordu.
Teşkilat-ı Mahsusa'nın içerisinde Karakol adlı bir birim vardır. Bu teşkilat Milli Mücadele'de Anadolu'ya silah ve insan kaçırma faaliyetlerinde bulunmuş, önemli katkı sağlamıştır. Teşkilât-ı Mahsûsa'nın tarihe mal olmuş ünü, kurum kadar kurumu kuran irade ve oluşturan kişilerin ruh yapısı, vasıfları ve çabaları ile alakalıdır. Bu iradeye sahip olup, Teşkilât-ı Mahsusa kadrolarına mensup olmasalar bile, aynı hedef doğrultusunda faaliyet gösterip, aynı performansı sergileyen herkes, sahip oldukları ruh yapısı ve sergiledikleri irade nedeniyle Osmanlının Son Nesli olarak tarihte yerini almıştır.
Teşkilât-ı Mahsusa'ya bakışlardaki sakatlıklara değindikten sonra yapılması gereken, Teşkilât-ı Mahsusa'nın ne olduğu, kimler tarafından niçin kurulduğu ve neyi amaçladığı gerçeği ile hiç bir çekince duymadan yüzleşmektir. Çünkü bugünkü şartlar ile o günkü şartlar aynıdır. En yetkili ağızlardan ifade edildiği gibi devlet olarak bir beka sorunumuz var ve harp halindeyiz.
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK