ABD VE PKK/YPG için DEAŞ

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bebek katili PKK terör örgütü'ne yönelik hem yurt içinde hem de sınır ötesinde yaptığı eş zamanlı operasyonlar terör örgütünün artık Türkiye topraklarından ve hatta Irak'ın kuzeyinde bile tutunamayacağını gösterdi. Yurt içinde ki inleri başlarına yıkılan örgüt soluğu önce Hakurk, Sincar, Metina, Gara, Mahmur, Zap, Haftanin, Avaşin, Darabi, Karaçok Dağı ve Kandil gibi kamplarda alırken oradan da çeşitli yollarla Suriye'nin kuzeyine geçiş yapmaktaydılar. TSK ve MİT'in koordineli çalışması sonucu PKK'nın Irak kuzeyindeki Sincar bölgesi ile Suriye ve Kandil'deki kamplarına yönelik yapılan Pençe- Kaplan Harekâtı amaçladığı hedefine her geçen gün yaklaşıyor. Pençe-3 Operasyonu sürerken terör örgütü PKK'ya ait hedefler 15 Haziran gecesi başlatılan Pençe-Kartal Operasyonu ile imha edildi.Pençe-Kartal Operasyonu ile Mahmur ve Sincar'a hava taarruzu düzenlenmiş ve ardından TSK Hakurk, Sinat-Haftanin bölgelerine askeri üs kurarak ilerlemeye devam etmiştir. Pençe operasyonları sırasında örgütün sözde yöneticieri olan "Botan" kod adlı Hacı Kurhan, "Kendal" kod adlı Metin Akgün, "Pelşin Tolhildan" kod adlı Gülüzar Tural, "Dr. Jiyan Garzan" kod adlı Saliha Kaytar, "Kawa Garzan" kod adlı Nedim Karakulak ve "Berivan Sarya" kod adlı Galya Bekir etkisiz hale getirilerek örgütün sözde lider kadrosuna büyük darbe vurlmuştur.Terör örgütünün Suriye'deki Semalka sınır kapısı ile Sincar arasındaki bağını koparmak için başlatılan Pençe-Kartal Harekâtı'ndan sonra Sincar'ın 3 farklı noktasında TSK askeri güvenlik üs bölgeleri kurdu. Kurulan üsler sayesinde Sincar-Suriye bağı tamamen koparıldı ve böylece PKK/YPG terör örgütünün Kandil - Suriye arası personel,ikmal ve iaşe desteği de kesilmiş oldu. TSK'nın Irak'ın kuzeyinde kurduğu Başika askeri üssü ile de bu bağlantı tamamen kopmuş oldu. Türkiye ve Irak'ın kuzeyinde tutunamayan PKK/YPG terör örgütü soluğu son dönemde Suriye'nin kuzeyi ile birlikte siyasi uzantısı SDG ismi ile de Suriye'nin bir çok bölgesinde yer almaktadır. 2011 yılında Suriye iç savaşında Esed Rejimi'ne karşı gelerek ayaklanan ilk örgüt olan SDG/PYD/YPG=PKK olmasına rağmen, son dönemde taraf ve güç kaybeden örgüt Beşar Esed rejimine yakınlaşmak için tüm imkanları seferber etmektedir. Suriye krizinin çözümü ve Suriye topraklarına ve güvenliğine yönelik dış müdahaleleri önlemek için birlik çağrısı yapan terör örgütünün masa başı teröristleri Esed ve Uluslar arası aktörlerle diyalog kurmaya çalışıyor.Ve bu diyalog çağrısında Türkiye düşmanlığını ve şikayetlerini de her seferinde yinelemektedirler. Düne kadar Esed rejimini en büyük düşman olarak gören örgütün uzantıları şimdilerde ise sözde düşman karşısında Esed rejimi yanında olacaklarının sözünü ve andını yineliyorlar. Terör örgütü ayrıca Suriye de ittifak içinde olduğu ABD ile birlikte kendini meşrulaştırmak için yeni yol ve yöntem arayışındadır.ABD'nin Suriye'de kara ordusu görevini üstlenen maşa örgüt aynı zamanda ABD'nin işgal etmiş petrol yataklarının da bekçiliğini yapmaktadır. Ve ABD bu bekçiliğe karşı terör örgütüne Petrol gelirlerinin %25 ‘i kadar pay vermektedir. Bu pay terör örgütünün yeniden yapılaşması, silah,araç ve teçhizat alımında kullanılmaktadır. Aslında ABD terör örgütüne vermiş olduğu payı yine kendi ülkesinde ki silah tüccarlarına aktarmış oluyor. "Sağ cepten alıyorsun, sol cebe koyuyorsun.” Hani meşhur bir deyim vardır: "Ha ali veli, ha veli ali.” İşte yapılmak istenen bunun gibi bir şey. Türkiye'nin Suriye halkının barış ve huzuru için tesis ettiği güvenli bölgeleri bir türlü içine sindiremeyen terör örgütü PKK/YPG sürekli olarak, halk için tesis edilen bu huzur ortamını yok etmek için saldırı ve eylemler gerçekleştirmektedir. TSK'nın misli karşılık vermesi terör örgütüne güç kaybettirmektedir. Sivilleri hedef alan terör örgütü bölge halkı tarafında lanetlenmekte ve terör örgütünün kanlı,kirli yüzünün ortaya çıkması ile de itibar kaybına uğramaktadır. Terör örgütü hem kaybettiği güç ve itibarı kazanmak hem de Suriye topraklarından tutunmak için yeniden DEAŞ terör örgütünün varlığından ve mücadelesinden bahsetmeye başladı. Bu açıklamaları da tek başına değil müttefikleri ABD ile yapıyorlar. 26 Ekim 2019 tarihinde terör örgütü DEAŞ lideri Ebu Bekir el-Bağdadi'nin öldürüldüğünü duyuran ABD Başkanı Trump, ABD'nin Suriye'de kalıp kalmayacağı sorusuna da, "Suriye'de işimiz bitti. Sadece petrolü muhafaza etmek için orada olacağız." diye yanıt vermişti. Dünden bugüne ne değişti de son günlerde ABD'nin Suriye'de olan komuta kademesi IŞİD tehlikesinin halen devam ettiğini dile getirmektedir. IŞİD ve terörle mücadele konusunda işbirliği içinde olduğu PKK/YPG ‘yi de konuşmalarında belirtmeden geçemiyorlar. Son Söz:Türkiye'de bitme noktasında olan,Irak'ın kuzeyinde tutunamayan terör örgütü PKK/YPG'yi ABD Suriye topraklarında yeniden güçlenmesine göz yumarak gelecek yıllarda tekrardan Türkiye'nin başına musallat etmeye çalışmaktadır.


Yazarın Diğer Yazıları