Hayırdan Şer, Şerden Hayır Çıkabilir! (Dijitalleşme Üzerine)
Altın yeni bir çıkış arıyor
İnsana İyi Gelen Melodiler
BİZİM MUHSİN BİR ŞEHİDİN ARDINDAN KALAN MİRAS VE VİCDAN MUHASEBESİ
870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
ÜNLÜ EDELİM
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Türkiye daha öncesinde iki askeri darbe yaşamış, birçok kez asker tarafından siyasilere sopa gösterilmiş, ülkede askeri vesayetin olmadığı bir dönem olmamıştı. Evet darbeler yaşanmış ancak hiçbir darbe Türkiye'de yaşayan belirli bir kesimi hedef almamıştı. 28 Şubat dediğimiz sürecin başlamasında ülkenin muhafazakar kesimiyle birlikte ilk defa uzun zamandır siyaset arenasında olan Erbakan'a şans verildi. İşte milletin verdiği takdiri hiçe sayarcasına bir tavır alındı bu rahatsız olan kesimde. Bu ülkede iktidar olursunuz ancak muktedir olamazsınız sözleri dökülüyordu birilerinde. Asker uluorta söyleyeceklerini söylüyor, medya en küçük meseleleri büyütüyor hatta bir süre sonra yalan haberler yapmaya başlıyor, Hakimler askerlerden brifing alıyor, Atatürkçü Düşünce Derneği gibi kuruluşlar sürekli gündemden düşmüyor, üniversitelerde başörtüsü zulmü başlıyor, holdingler "yeşil sermaye” yaftasıyla engelleniyor, gazeteciler içeri alınıyor, para cezaları kesiliyor, devlet güvenlik mahkemelerde yargılanıyor ve bu ülkede "size yaşama hakkı yok” deniliyordu. Adalet ve özgürlüğün rafa kalktığı bir dönemde rahmetli Erbakan Hocanın sakin, itidalli duruşu taraftarlarının yanlış yapmalarının önüne geçiyordu. Bin yıl sürecek! sevdasıyla yapmadıkları kalmadı ancak milletin nazarında değeri olmayan böyle bir sistemin ayakta kalması zaten beklenemezdi. Hangi sistem olursa olsun milletin aklına yatmayan, içine sindirmediği hiçbir şey bu ülkede kalıcı olamazdı ve olmadı. Allah rahmet eylesin Erbakan Hoca'nın kısa sürede olsa iktidara gelmesi tabi ki emperyalist güçleri rahatsız edecekti. Hayatı boyunca emperyalistlerden, faiz lobisinden, Siyonistlerden bahseden Erbakan hocanın ayakta kalması çok zordu. Çünkü içerde o saydıklarından ziyadesiyle vardı. 28 Şubat geçmişte kaldı belki ama hala bu ülkede yaşayan büyük bir kesimde izleri duruyor. Şimdi bu ülkede yaşayan tüm muhafazakâr kesimin yeniden o süreçlerin yaşanmasına dair endişeleri var. Biliyorlar ki hala kalıntıları var bu ülkede. Başörtüsünden rahatsız olanlar hala salyalarını akıtıyor ekranlarda. Geçmişte iktidar olmasa bile devleti elinde oynatanlar eski günlerin özlemiyle yanıp tutuşuyor. Allah bunlara fırsat vermesin. Özgürlük, adalet, hak, hukuk söylemlerini dillerinden düşürmeyenlerin fırsat kolladığını çok iyi görüyoruz. Böyle bir süreç yaşayıp, acısını çekenlerin bugün maalesef o gün yapılan mücadeleleri unutmasını hazmedemiyorum. Başörtülü kızların başörtüleri var mı bugün? Partisi kapatılmış, lideri siyasi yasaklı hale gelmiş olan parti kimlerle yol yürüyor şimdi. Okçular tepesinden ganimet paylaşmaya koşarak indik. 28 Şubat'ta onurlu bir mücadele veren Erbakan hocamıza Allah'tan rahmet diliyorum. Zulüm görmüş ancak zerre miktarı davasından dönmeyenlere selam olsun. Bugün hala 28 Şubatları yaşamayalım diye mücadele eden saçlarına aklar düşmüş büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Tüm bu izleri silmek için büyük mücadele vermiş siyasilerimize saygılarımı sunuyorum. Unutmamak gerekir. O dönemde yazılarıyla bizlere umut veren, güç veren gazeteci büyüklerimizi de hayırla yad ediyorum. Eyvallah…
AKLIMIZDA DELİ SORULAR!
HELE KAPTAN BİR ÇIKSIN SAHAYA
BAŞKAN KILIÇDAROĞLU!
MASANIN KAZANANI - KAYBEDENİ
AYNI HİZADA DEĞİLİZ!
BAŞKA DEPREMLER YAŞIYORUZ!
HEPİMİZ İMTİHAN EDİLDİK
DOKUNACAKLAR!
NATO’YA ALMAYALIM
HDP YEDEK LASTİKLERİ