28 Şubat krizini komprador sermaye tezgâhladı
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
İFTAR VAKTİ
Emir Timur ve Mirası
Ramazan Günlerinde Kitap, Şehir ve Hatıralar
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
POSTMODERN 28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
BESLENME ÇANTASI
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
Hz. Yusuf Kıssası ve Epstein Cemaati
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
“Benim Kim Olduğumu Biliyor Musun?”
Dünya devini farklı yenen lideri devirdik
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Değerli dostlar, çok sık kullandığımız bir söz var; "eğri oturalım doğru konuşalım”. Aslında bunun şöyle olması lazım; "doğru oturalım, doğru konuşalım”. Çünkü doğru olanın her şeyi doğrudur; oturması, kalkması, konuşması, hal ve hareketleri…denir ki; "eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz”. Başkalarına etki edebilmek, sözlerimizin tesirli olması için kendimizin her durumda hatadan salim olması gerekir. Bu hususla ilgili bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Yazının sahibi Mahmut TOPTAŞ. Yazının hiçbir harfine, kelime ve cümlesine dokunmadan olduğu gibi alıntılıyorum;
"Belki biraz abartılı ama anlatıldığına göre Yeniçeri askerlerinden biri, bir Hıristiyan askerinin yakasına yapışmış ve "Kelime-i Şehadet getir bire kafir” demiş. Hıristiyan asker: "Ne söyleyeceğimi bana öğret de onu söyleyeyim” deyince, Yeniçerinin gözleri belerir, elleri gevşer, onu serbest bırakırken "Ben de bilmiyorum” der.
Anlatılan doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama Yunanlı Grafiker bir bayanın Müslüman ettiği bir Türkü biliyorum. Yunanlı bayan Müslüman olmaya karar vermiş ve İstanbul camilerinden birinin imamına başvurmuş.
İmam da beni çağırdı. Bayan İngilizce biliyor, tercümanımız kem-küm ediyor.
İmam caminin karşısındaki halıcıda çalışan birini getirdi. Onun İngilizcesi de su gibi akıyor. Beş yıl İngiltere'de kalmış. Yarım saat kadar Kelime-i Şehadetin anlamını anlattım, çok güzel tercüme ettiğini zannediyorum.
La İlahe illallah'ı anlatırken "yaratan, yaşatan ve yönetenin Allah olduğunu, Turgut Özal ve Karamanlis'in Allah karşısında seninle eşit yerde durduğunuzu hepimizin onun verdiği nefese muhtaç olduğumuz gibi onun belirlediği hukuka uymamız gerektiğini anlattığımda gözlerinden iki damla yaş geldi. Sevgili peygamberimizi de anlattıktan sonra tercümana "Kelime-i Şehadetin Arapçasını ben söyledikten sonra o aynı kelimeleri tekrarlasın” dedim. Tercüman, Yunanlı bayana bir şeyler anlattıktan sonra bana döndü ve "O kelime ne idi?” dedi.
Sen bilmiyor musun? Sorusuna bilmediğini söyleyince ben ona;
"Bak senin bu kelime-i Şehadeti bilmediğini bu bayan bilmesin. Önce seni Müslüman edelim sonra Yunanlıyı” demiştim.
Ülkede veya ülkelerarasında suç işleyen Müslümanlar, büyüteçle dünyaya gösteriliyor ve İslam'ı karalama vasıtası yapılıyor. Dünyadaki suç işleyen bütün Müslümanların öldürdüğü insan sayısını toplasanız, Bush oğlu Bush'un emriyle bir senede öldürdüğüne denk olmaz. Dünyadaki bütün hırsızların çaldığı malın toplamı, yine Bush güçlerinin bir ayda sömürdüğüne denk olmaz.
Müslümanımızın İslami bilgisi de malum. Ben kendimden örnek vereyim, Türkiye'de dini eğitim veren resmi ve resmi olmayan okulları bitirmiş biri olarak söyleyeyim ki, laik eğitim, benim kültür kabımın yüzde doksanını doldurmuş vaziyettedir.
Çünkü onun eğitimi yalnız okulla kalmıyor.
Sokakta, dükkânlarda, dairelerde, kışlalarda, karakollarda, üniversitelerde, televizyonlarda, özetle nefes aldığımız her yerde görülmektedir.
Onun için diyorum ki, kanların dökülmemesi, malların talan olmaması, namusların kirletilmemesi için iyi bir İslami eğitime geçmemiz gerekir.
Yoksa torununuza çok güvenlikli hapishane gibi evler yapmaya başlayın şimdiden.
Evler, hapishaneye dönüşmeden hemen çocuklarınızı ve torunlarınızı alınız yanınıza ve okul öncesi İslami eğitime geçiniz ve resmi eğitimin de İslami olması için bütün gücünüzü kullanınız.”
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
BİR CUMA OLAYI VE OKULLARDA RAMAZAN ETKİNLİKLERİNİN ÖNEMİ
ARINMA ZAMANI
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR