Kazım ÖZTÜRK
Kazım ÖZTÜRK
kazim.ozturk@yenikonya.com.tr

TOPAL MOLLA VE BİR KAÇ ANEKDOT

24 Temmuz 2020, Cuma günü eklendi.

1919 yılında Afganistan'ın yönetimini İngilizlerden bağımsız yürütme hakkını Ravalpindi savaşı ile kazanan Emanullah Han, 1923'de kendisini padişah ilan eder. Afganistan üzerinde ekonomik yaptırımlarını kaybetmek istemeyen İngiltere, Lawrence tipi bir İngiliz ajanını görevlendirir. İngiliz Ajanla birlikte görevli gelen diğer ajanlar, Topal Molla lakabı verilen ajan hakkında kerametler anlatmak üzere bölgeye dağılırlar. Köy köy, kasaba kasaba gezerek Topal Molla'nın kerametlerini anlatırlar. Bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde binlerce müridi olur Topal Molla'nın. Üç yıl içerisinde yüz bin civarı (bazı kaynaklarda daha fazla olduğunu yazıyor) mürid toplar etrafında.

 

Tarikat şeyhi olarak geniş bir çevre ve etki alanına sahip olduktan sonra ülkesini bağımsız yönetmeye karar veren Kral Emanullah Han'a karşı müritlerini kışkırtır Topal Molla. Devlet yönetiminde yolsuzluk yapıldığını, ahlaksızlık ve israfın çok olduğunu, hükümeti ve başındaki krala karşı mücadele etmenin farz olduğunu anlattığı müritleriyle beraber ülkeyi iyice karıştırır. Ülkede kardeşkanı dökülmeye başlayınca, halkı karşısına almaktan korkan Emanullah Han 1928'de ülkesini terk eder. Bu şahsın ‘ajan' olduğunu bildiği halde, halkına bunu söyleyemez. Bir daha da ülkesine dönemez.

 

Emanullah Han, Kabil havalimanında İtalya'ya gitmek üzere uçağın hareketini beklerken, bastonlu, İngiliz tipi takım elbiseli, beyaz şapkalı sarışın bir adam yanına yaklaşır. Bu kişi Topal Molla'nın kendisidir. Kralı selamlar ve hemen sorar; ‘Benim ajan olduğumu bildiğin halde neden bunu halkına söylemedin? Bu benim en büyük korkumdu, ama sen bunu bile yapamadın! Bildiğin halde neden sustun?'

 

Ülkesini terk etmek zorunda kalan Kral Emanullah Han, ‘Söyleseydim daha da kötü olayların olabileceğinden korktum. Çünkü halkımın size olan güveni çok fazlaydı' der.

 

Bu olayı İngiliz ajan Topal Molla hatırlarında anlatır.

 

Irak'ta Keskinazi Tarikatı, liderleri Kürt asıllı Muhammed Keskinazi tarafından yönetiliyor, mensuplarına Kur'an-ı Kerim yerine Kabala öğretileri öğretiliyor, insanlar din adı altında safsatalarla uyutuluyor. Şeyhi tanıyan yoktur ama yüz binlerce kitabı bedava dağıtılmaktadır. Bu tarikat sadece Kürtler değil, Araplar ve Türkmenler arasında da hızla yayılıyor. Güya Hak Dinini seçmiş görünümlü Musevi Hahamları ders vermektedirler. Aslında bu tarikat İsrail İstihbarat teşkilatı MOSSAD ile A.B.D. İstihbarat teşkilatı CIA tarafından organize edilmektedir. Tarikatın hedefi, Irak Ordusu mensupları ile Saddam'ın yakın çevresini elde etmektir. Saddam'ın karısı, Genel Kurmay Başkanı, hava Kuvvetleri Komutanı, İstihbarat Daire Başkanı dahil tüm Ordu Komutanları, Generaller tarikat tarafından elde edilmişlerdir. Bu tarikat tarafından ablukaya alınan Saddam'ın her hareketi anında CIA ve Mossad'a bildirilmektedir, Saddam Hüseyin, son zamanlarında durumu anlıyor ama yapayalnız kalmıştır. Irak'ta nükleer silahlar var bahanesi ile A.B.D. Ordusu işgale başlayınca Muhammed Keskinazi, müritleri olan generallere emir vererek teslim olmalarını emrediyor ve koca Irak orduları tek kurşun atmadan teslim oluyorlar ve Saddam Hüseyin, göstermelik bir yargılama ile Arife günü idam ediliyor.

Sultan Aziz'in torunu olan Şehzade Mahmut Şevket Efendi, kızı ile birlikte zengin olan halasının yanında Mısır'da yaşamaktadır. 25 sene yanında çalışan özel şoförü Mısırlı Arab'ı emekli ediyor. Arap şoför emekli olunca Kudüs'e yerleşiyor ve orada vefat ediyor. Şoförün karısı, kocasının ölüm ilanını Şehzade Mahmut Şevket Efendi'ye gönderiyorki Arap zannettiği ve beraber namaz kıldıkları Arap şoför meğer Yahudi imiş, cenazesi Sinagog'dan kaldırılıyor ve Yahudi Mezarlığına defnediliyor.

Gazeteci Yavuz DONAT yıllar önce yazmıştı, 1973-1974 yıllarında İstanbullu bir iş adamı devamlı olarak Ankara'ya gelerek rahmetli Necmettin ERBAKAN ile görüşmek üzere M.S.P Genel Merkezine geliyor, namazlarını Hacı Bayram camiinde kılıyor, Erbakan çevresi tarafından çok seviliyor. Özellikle M.S.P.'li Bakanlıklara iş takibi için gidip geliyor. Bir gün gazetelerde Musevi bir iş adamının ölüm ilanı yayınlanıyor, bir de ne görsünler herkesin Hacı bildiği bu kişi meğer Musevi imiş ve ölüm ilanında cenazesi Sinagog'dan kaldırılacak ve Musevi mezarlığında toprağa verilecektir yazıyor.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ