Mehmet Yıldırım
Mehmet Yıldırım
mehmetyildirim@yenikonya.com.tr

UMUT KAF DAĞI’NIN ARDINA BİLET ALMADAN....

10 Aralık 2019, Salı günü eklendi.

Haftalardır yaşadığı düşüşe çözüm bulamayan Konyaspor, sezonun ilk yarısında kalan maçlarda kazanabileceği en olası bir maça çıkıyordu. Şartlar bir yerde kazanma zorunluluğunu getiriyordu. Rakip ise nerde ne yapacağı belli olmayan, sürpriz galibiyetler alırken olmadık yenilgiler de alan, dengesi olmayan Gaziantep takımıydı.

Hafta içinde Aykut Kocaman'ın demeci ve Ali Çamdalı'ının sözleşmesinin feshedilmesi takım içinde yaşanan sorunlar hakkında ipucu verse de maça nasıl yansıyacağı merak konusuydu.

Maç başladığında altı haftadır sahada mücadeleden uzak bir Konyaspor yerine istenildiği kadar olmasa da mücadele etmeye çalışan rakip ceza sahasına girme ve pozisyon üretme anlamında ümit veren Konyaspor vardı. Tüm bunların yanında Konyaspor'un gol atabileceği hususundaki inanç zayıftı.

Bu maç öyle bir maçtı ki nasıl oynandığından çok galibiyet alınma zorunluluğundan dolayı sonuç önem kazanmıştı. Geçen haftalarda istediği sonuçları almış, üst sıralarda olan bir Konyaspor olsaydı bu maçı değerlendirmedeki bakış açısı çok farklı olurdu. Galip gelmek için çabalandı ama kısmet değilmiş denirdi.

Böyle bir maçta yapılan hatalar ve yapılamayan hareketler fazlasıyla göze batar. Hele ki gelecek haftaların kararmaması için kazanma zorunluluğu olan maçta en ufak olumsuzluklar dahi iç karartır.

Oyunda kanatları kullanamamak büyük sorun oluşturuyor. Topu sürme becerisi az, adam geçme becerisi olmayan kanatlarla oyun sıkışıyor ve oluşacak pozisyonlar kanatların beceri yoksunluğu ile üretilemiyor. Bu maçta rakip ceza sahasına bol orta yapılsa da bölgeye yapılan, belli bir mantıktan uzak, sırf orta olsun diye yapılan etkisiz ortalardı. Kendi takım arkadaşını bulan isabetli ortalar yok… Rakibi rahatsız edecek uzaklaştırılması zor ortalar da değil…

Oyunu etkileyen bir sorun da forvetlerin sürekli ofsaytta kalması idi. Etki oluşturabilecek ataklar sıkça ofsayt ile heba olurken, geride oyun kuracak oyuncular için güçlük oluşturuyordu. Forvetlerin ofsaytta kalması gerideki oyuncuların ileriye tpo atamamasına, baskı altında kalmasına ve oyunun sıkışmasına neden oluyordu.

Net pozisyonlar harcandı bu maçta. İlk yarıda maçın en kötüsü Miya kaleci ile karşı karşıya kaçırırken, ikinci yarı da Bajiç atılması en kolay gollerden birini kaçırıyordu. Bunu atmayacaksın da hangisini atacaksın türünden. Miloseviç'in topu kaparak getirdiği, nefis hareketlerle kaleciyi de geçip boş kaleye at diye attığı topu Bajiç boş kaleye gönderemedi. Konyaspor kazanabileceği bir maçta bir kez daha Bajiç engeliyle karşılaştı.

Bajiç ile yakalanan pozisyon keşke yakalanmasaydı. Bu pozisyondan sonra ümidi kırılan ve oyundan düşen futbolcular ve verimsiz bir oyun vardı. Bu dakikadan sonra rakip kaleyi rahatsız edemeyen bir Konyaspor oluştu.

Maç ile ilgili muhakkak hakkını vermem gereken ise maçın hakemleriydi. Ali Palabıyık neredeyse tek bir hata yapmadan mükemmel bir maç yönetti.

İlk yedi haftada on iki, ikinci yedi haftada iki puan alan bir Konyaspor var. Konyaspor zor durumda… Daha da kötü günler bekliyor. İlk yedi haftada eksikleri olan ve bunu gidererek daha organize oyun sergileyen Konyaspor beklentilerinden Bu Konyaspor nasıl kurtulur modunda bir Konya camiası oluştu.

Konya'yı tüm yönetenlerin dahil olacağı ve her kesimi tatmin edecek çözüm yolu oluşturacak süreç umarım başlamıştır. Başlamamışsa da acilen başlamalı… Haftalar ilerledikçe umutlar bitiyor. Umut Kaf Dağı'nın ardına bilet almadan acil çözüm üretilmesi gerekliliği ortadadır.

Selam ve dua ile…

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ