İHANETİN GECESİNDEN DİRİLİŞİN ŞAFAĞINA TÜRK HALKININ YENİDEN VAROLUŞ DESTANI...
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
Taşkent’te Tarihi Toplantı : 1. Uluslararası İslam Medeniyeti Forumu
Allah Sonumuzu Hayreylesin
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
Ters Dolarizasyon Süreci Kalıcı Olur mu?
YARIŞ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Son günlerde her platformda paylaşılan bir fotoğraf var...
Bir yanda 28 Şubat dönemi başörtülü kadınlar resmedilmiş bir yanda İslâmî camianın modacı kadınları...
Fotoğrafın altına da Aliya İzzetbegoviç'in;
''Davalar, acılar içinde doğar, refah içinde ölür.''
Sözünü koymuşlar.
Karşıdan bakınca, fotoğraf da, cümle de tam yerine oturmuş diyorsunuz. Öyle oturmuş ki ayakta kimse kalmamış.
O cümleyi Aliya'ya söyleten neydi?
Tabii ki çektiği acılardı.
Bosna, tarihin en büyük trajedilerinden birini yaşarken, Müslümanların içinde bulunduğu gafletin bir tezahürü olarak nitelendirilmişti o savaş.
Savaş esnasında İslam'a sarılmaktan başka yol bilmeyenler savaş bittikten sonra maalesef eski gaflet zamanlarına dönmüştü.
Son yıllarda üç kez gittiğim Balkanlar'da bunu gözlemlemiş birkaç makale de yazmıştım konuyla alakalı.
Evet, günümüze bakıldığında Aliya'nın o müthiş tespiti, o fotoğraftaki gerçek hepimizi derinden yaralıyor.
Bu fotoğrafı gözümüzün önüne getirdiğimizde ''dava şuuru'' olan hepimiz Müslüman kadınların ne denli refah içinde yaşadığını düşünüyor. Oysa eskiden öyle miydi? diyor, eski günlerdeki çekilen acıları hatırlayıp iç geçiriyoruz.
Peki, şunu da düşünüyor muyuz?
Refah içinde yaşayan sadece o kadınlar mı?
Rengarenk kıyafetlerle boy gösteren, zengin sofralarda ''sol elde çatal, sağ elde'' bıçak, birkaç lokma alıp kalanını çöpe döken sadece o kadınlar mı?
O fotoğrafa dikkatimizi çekmeye çalışanlar veya dikkati çekilip de hayıflananlar nasıl bir hayat yaşıyorlar acaba?
Özellikle İslâmî kesimden geçmişte acı çeken ya da çektiğini iddia edenler?
Altında son model arabasıyla en lüks evlerde oturanlar da o fotoğrafa göndermede bulunuyor, yaz tatilinde lüks otellerde keyif çatanlar da, evinin önünde iki araba bulunan da, çocuğunu özel okula gönderen de, markete girince sepeti sonuna kadar dolduran da, fakir birinin bir yıllık ev kirası mukabilindeki telefonla o fotoğrafa göndermede bulunuyor.
Alıcı da buluyorlar ha...
Diyanet'in belirlediği miktarın üstünde zekât, sadaka vermemiş insanlar başkasının yaşadığı lüks hayata çıldırıp vicdanını sızlatmadan yan gelip yatıyor...
Müslümanları batırırsa bu bolluk batıracak mealindeki yazısını okuduğum bir köşe yazarının dar kapsamlı bir istişare toplantısından tevafuk eseri gördüğüm bir fotoğraf karesi vardı...
Masanın üstünde tek bir şey vardı o da 'yok'! Kuş sütü eksikti yani masada.
O okuduğum yazıyı düşündüm o masayı düşündüm...
Dedim ki sonra,
Davalar, acılar içinde doğar, refah içinde ölür ölmesine de, refah içinde olduğu halde kendisinin değil de başkasının refahına dikkat çekenler yüzünden de kahr-u perişan oluruz...
''Ne yapıyorsun, ne söylüyorsun?''
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?