Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Konyaspor’da skor var umut yok!
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
ALLAH İŞLERİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YAPMAYI EMREDER
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
AltınS1 ile Gram altın arsındaki makas gerçekçi değildir
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
Belediyecilik CHP’nin işi
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
KÜFÜR
Hangi Hazine Daha Değerli: Yeraltı mı, Yer Üstü mü?
ÖFKE, TUZAKLAR VE CUMA GÜNLERİNİN HÜZNÜ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Son günlerde her platformda paylaşılan bir fotoğraf var...
Bir yanda 28 Şubat dönemi başörtülü kadınlar resmedilmiş bir yanda İslâmî camianın modacı kadınları...
Fotoğrafın altına da Aliya İzzetbegoviç'in;
''Davalar, acılar içinde doğar, refah içinde ölür.''
Sözünü koymuşlar.
Karşıdan bakınca, fotoğraf da, cümle de tam yerine oturmuş diyorsunuz. Öyle oturmuş ki ayakta kimse kalmamış.
O cümleyi Aliya'ya söyleten neydi?
Tabii ki çektiği acılardı.
Bosna, tarihin en büyük trajedilerinden birini yaşarken, Müslümanların içinde bulunduğu gafletin bir tezahürü olarak nitelendirilmişti o savaş.
Savaş esnasında İslam'a sarılmaktan başka yol bilmeyenler savaş bittikten sonra maalesef eski gaflet zamanlarına dönmüştü.
Son yıllarda üç kez gittiğim Balkanlar'da bunu gözlemlemiş birkaç makale de yazmıştım konuyla alakalı.
Evet, günümüze bakıldığında Aliya'nın o müthiş tespiti, o fotoğraftaki gerçek hepimizi derinden yaralıyor.
Bu fotoğrafı gözümüzün önüne getirdiğimizde ''dava şuuru'' olan hepimiz Müslüman kadınların ne denli refah içinde yaşadığını düşünüyor. Oysa eskiden öyle miydi? diyor, eski günlerdeki çekilen acıları hatırlayıp iç geçiriyoruz.
Peki, şunu da düşünüyor muyuz?
Refah içinde yaşayan sadece o kadınlar mı?
Rengarenk kıyafetlerle boy gösteren, zengin sofralarda ''sol elde çatal, sağ elde'' bıçak, birkaç lokma alıp kalanını çöpe döken sadece o kadınlar mı?
O fotoğrafa dikkatimizi çekmeye çalışanlar veya dikkati çekilip de hayıflananlar nasıl bir hayat yaşıyorlar acaba?
Özellikle İslâmî kesimden geçmişte acı çeken ya da çektiğini iddia edenler?
Altında son model arabasıyla en lüks evlerde oturanlar da o fotoğrafa göndermede bulunuyor, yaz tatilinde lüks otellerde keyif çatanlar da, evinin önünde iki araba bulunan da, çocuğunu özel okula gönderen de, markete girince sepeti sonuna kadar dolduran da, fakir birinin bir yıllık ev kirası mukabilindeki telefonla o fotoğrafa göndermede bulunuyor.
Alıcı da buluyorlar ha...
Diyanet'in belirlediği miktarın üstünde zekât, sadaka vermemiş insanlar başkasının yaşadığı lüks hayata çıldırıp vicdanını sızlatmadan yan gelip yatıyor...
Müslümanları batırırsa bu bolluk batıracak mealindeki yazısını okuduğum bir köşe yazarının dar kapsamlı bir istişare toplantısından tevafuk eseri gördüğüm bir fotoğraf karesi vardı...
Masanın üstünde tek bir şey vardı o da 'yok'! Kuş sütü eksikti yani masada.
O okuduğum yazıyı düşündüm o masayı düşündüm...
Dedim ki sonra,
Davalar, acılar içinde doğar, refah içinde ölür ölmesine de, refah içinde olduğu halde kendisinin değil de başkasının refahına dikkat çekenler yüzünden de kahr-u perişan oluruz...
''Ne yapıyorsun, ne söylüyorsun?''
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
Seküler kesimin çatallı dili
Sessiz Çoğunluğun “Temiz Eller“ Manifestosu
Milletin Sinirini Bozmayın!
İddia ediyorum boş iddianame!
Aileyi madde planında kurtarırken
Torpil iyi işlere gölge düşürüyor
Mülakat sistemi değişiyor mu?