RAMAZAN MEKTEBİNDEN MEZUN OLMAK DEĞİL RAMAZAN’I HAYATA TAŞIMAK
870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Trump küresel ekonomiyi kaosa sürüklüyor
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
ÜNLÜ EDELİM
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Değerlerimizden koptukça toplumdaki kirlilik daha da artıyor.
Herkesin temiz toplum istediği bir ülkede yaşıyoruz ama temiz toplum isteyenlerin suya sabuna dokunmadığını da müşahede ediyoruz.
Kiminle konuşursanız konuşun, kime sorarsanız sorun toplumun yarasını kanatanlar hep başkaları.
Bu kadar kokuşmuşluk almış başını giderken "Ben bu işin neresindeyim?” diye kendisine soran yok.
Sosyal medya yokken gazetelerde ağzından lağım akan kimse olmazdı. Birkaç kişi vardı sadece kendisi gibi düşünmeyenlere "Bidon kafalı, göbeğini kaşıyan ayı” falan diyen. Onlar da gücünü okuyucularından alırlardı, ne kadar hakaret ederlerse gazeteleri o kadar çok satardı, patronun da işine gelirdi. Gene de çok değildi…
Sosyal medya çıktı mertlik bozuldu. Daha doğrusu mertlik bozulmadı da insanların içindeki kin ve nefret duygusu açığa çıktı.
Hani;
"Para insanı değiştirmez, içindekini dışarı çıkarır.” derler ya.
Sosyal medya da insanların içindekini dışarı çıkarmaya başladı.
Bidon kafalıları okuyanlar, göbeğini kaşıyan ayıların pınarından beslenenler dikenlerini salıverdiler ortalığa.
Ne kutsal tanıdılar ne devlet erkânı tanıdılar.
Karikatür dergilerinde güya mizah adına etmedikleri hakaret bırakmadılar, toplumun değerlerine ve değerlilerine…
Bu tür pespayeliklerden güç alanlar türedi.
Şimdi açın sosyal medyayı…
Kendisi gibi düşünmeyen herkesi trollükle suçlayanların öteden beri yazdıklarına bakın…
Öyle iğrenç, ağıza alınmayacak kadar ağır hakaretler görürsünüz ki, sanki onları kendileri değil "miki” yazmış.
Ve bu tür insanlar kendilerine hakaret edildiği zaman suratına eşek derisini kösele yapıp, "Yetişin a dostlar linç ediliyorum!” diye feveran ediyorlar.
İlginçtir ki, her cenahta ağzı bozuk olan yığınlarca insan var…
Peki, insanlar neden hakaret ederler karşıtlarına?
Bunun birkaç sebebi vardır, en önemli sebebi hakaretin dozu arttıkça aldıkları alkış…
İkinci sebebi de, fikir kırıntılarıyla beslenmeleri. Fikrin fahişeleri yani… Fikir kırıntılarıyla değil de, sağlam fikirlerle donatmış olsalar kendilerini hakaret etmeden de karşı tarafa haddini bildirebilirler.
Son bir tespitle kapatalım mevzuyu:
Karşıtlarına hakaret edenlere baktığımızda;
Hakaret edenleri ödüllendirenlerin Türkiye'yi kirletenler olduğu aşikârdır…
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
İrtifa kaybeden muhalefet
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sanat linç içindir
Belediyecilik CHP’nin işi
İş yapmayana oy vermek