Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
Emrah SAVSAR
Emrah SAVSAR
esavsar@yenikonya.com.tr

Kıymeti Gidince Anlaşılır

01 Temmuz 2019, Pazertesi günü eklendi. Font boyutu:

Bir insan bir insandan, bir durumdan veya nebilim bir imkândan acizliğini dillendirirken o şeyin yokluğunda ise eksikliğini yaşar…

Aşkta böyle bir şey değil midir zaten? Hani ne onunla nede onsuz olmaz ya…

Zaten her şey dört dörtlük olsa onun adı aşk olmaz…

Neyse şöyle ufaktan aşka da dokundurup başka bir yazıya aşk konusunu bıraktıktan sonra gelelim asıl konumuza…

Başlıkta da dedik ya Kıymeti Gidince Anlaşılır diye…

Son bir haftadır yaşamış olduğum imtihanlar bu konuyu daha iyi anlamama fırsat vermiş oldu…

Biraz hava şartları biraz dikkatsizlik derken birden bire rahatsızlandım…

Bir hafta kadar yoğun bir rahatsızlık yaşadım yorgunluk, halsizlik, ateş vs…

Ateş gelip 39.5'a dayanınca sağlığın ne denli önemli bir şey olduğunu hissettirdi bana…

Tabi aynı zamanda bir nasihat oldu bu durum benim için hani derler ya bir musibet bin nasihatten iyidir diye…

Yanlış anlaşılmasın hastalığa musibet gözüyle bakmıyorum asla zira bunlar Rabbimin güzel birer imtihanıdır şüphesiz…

Malum kurtuluş için birer fırsattır insana imtihanlar…

Elhamdülillah bu imtihanı da geçtik ama başarıyla ama başarısızlıkla onu da Allah bilir…

İnşallah bu imtihanım da başarılı olabilmişimdir…

Sağlıklıyken farkına varmıyor insan sağlığın ne kadar çok önemli bir şey olduğunun…

Ancak o elden gidince veya sağlıkla ilgili yaşanan bir imtihanla fark ediyoruz bunu…

Sağlık bir servettir, sermayedir aslında…

Servettir çünkü bulunmaz bir nimet bir güzelliktir sağlık…

Sermayedir çünkü doğru ve dikkatli kullanılması gereken bir şeydir sağlık…

Bu sermayeyi hor kullanmamalıyız…

Bununla ilgili bir sıkıntı yaşadığında insan, hiçbir şeyden tat alamamakla birlikte huzuru da kaçıyor maalesef…

Hiçbir şey yapası gelmiyor ve neredeyse zehrolur hayat insan için…

Böylesi imtihanlar sağlığın zekâtıdır, sadakasıdır…

Yaşanan sıkıntıların en güzel ilacı ise tevekkülle sabır ve sebat göstermektir…

Zira Allah sabredenlerle beraberdir şüphesiz…

Mesela bu konuda hep aklımdan çıkarmadığım Hz. Eyyüb (a.s.)'ın hayatıdır…

O'nun yaşadıkları bizim yaşadıklarımızdan ve yaşayacaklarımızdan çok çok daha çetindi…

Ama O yine de büyük bir sabırla sabredenlerin örneği, önderi oldu…

Eşi Rahime Hatunla aralarında geçen şu diyalog beni çok etkilemiştir;

Rahime Hatun bir ara efendisine:

"Sen bir peygambersin..! Allah-ü Teâlâ'dan sıhhat ve afiyet istesen de bu dertleri Senden alsa..!” Deyince Eyyûb aleyhisselam ise:

"Sıhhat ve afiyetle geçen günlerimiz ne kadardı..?” Diye sormuş…

Rahîme Hâtun da:

"Seksen yıl idi.” Diye cevap vermiş…

Bunun üzerine Hazret-i Eyyûb:

"Ey Rahîme..! Şiddet ve belâ zamanı sıhhat ve safa süresi kadar olmadan Cenab-ı Mevla ya şikâyet etmekten hayâ ederim… Allah-ü Teâlâ bizlere nimetler verirken razı oluyoruz da, O'ndan gelen belâlara neden sabretmeyelim..?” Demiş…

Ne büyük bir tevekkül, ne büyük bir sabır ve sebat…

Evet, sabır zordur ve her kişinin harcı değildir. Lakin sabrın sonu da selamettir, mükâfattır, rahmettir, aydınlıktır…

Yeter ki insan layıkıyla sabretmesini bilsin ve yine sabır kadar önemli olan şükrü ve hamdı kusursuz bir şekilde yerine getirebilsin…

Her halimize ELHAMDÜLİLLAH…

Allah'a Emanet Olun…

Bu yazı 623 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ