Firdevs SAK
Firdevs SAK
firdevssak@yenikonya.com.tr

HİPERTANSİYON

22 Ekim 2020, Perşembe günü eklendi.

Kalpten pompalanan kanın damarlarda dolaşırken damarlara uyguladığı basınca kan basıncı (tansiyon) denir. Bu tanımdan yola çıkarak hipertansiyon yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) olarak tanımlanabilir. Tansiyon yüksekliğini belirtmek için iki sayı kullanılır. Bunlardan ilki (sistolik) kalp atarken kan damarlarında oluşan basıncı ifade eder. İkincisi ise (diastolik) kalp atışları arasındaki dinlenme esnasında damarlarda görülen basıncı ifade eder. Hipertansiyon teşhisi alabilmeniz için iki farklı gündeki tansiyon ölçümünüzde çıkan değerlerden ilk sayının (sistolik) 140 mmHg'dan büyük, ikinci sayınının (diastolik) ise 90 mmHg'dan büyük olması gerekir. Yani 14/9 değerlerinden yüksek çıkmasıdır. Hipertansiyon için birçok risk faktörü vardır. Bunlardan sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün ve alkol tüketimi, fazla kilo değiştirilebilir risk faktörleri arasında bulunurken ailede hipertansiyon öyküsü, 65 yaş üstü olma, diyabet ve böbrek hastalığı gibi eşlik eden hastalıklar değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yer alır. Belirttiğim bu risk gruplarının yanı sıra hipertansiyon, kimi zaman sessiz bir katil edasıyla hiçbir uyarı işareti veya semptom göstermeden gizlice ilerler ve çoğu insan fark etmez. Bu sebeple rutin kontrol ve sağlıklı yaşam tarzını benimsemek çok önemlidir. Hipertansiyon tedavisinin en önemli yolu yaşam tarzı değişikliğine başvurmaktır. Sağlıklı bir yaşam tarzı hipertansiyonu önleyebilir. Değişen bu yaşam tarzı ile beraber doktor kontrolünde ilaç kullanımı da ortadan kalkabilir. Yaşam tarzı değişikliğinde izlenebilecek ilk yol tuz tüketimini minimum seviyeye indirmektir. Yapılan çalışmalarda yüksek miktar (>5 g/gün) sodyum tüketimi ile hipertansiyon arasında ilişki olduğu saptanmıştır. Bu oran günlük 2 gram (yaklaşık 5 g sofra tuzu) olarak düşürülmelidir. Yemeklere fazla tuz eklenmemeli, geleneksel evlerde hazırlanan salça, tarhana, turşu ve konserve, hazır sos, tuzlanmış kuruyemiş tüketimi minimuma indirilmeli, sofraya ekstradan tuz koyulmamalı ve özellikle yüksek miktarda tuz içerdikleri için işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır. Tuz tüketiminden sonra beslenmede esas önemli yol ise sebze ve meyve, kurubaklagil, tam tahıllı ürünler, balık ve doymuş yağ içeriği az olarak beslenmektir. Hipertansiyon hastalarının beslenmesinde esas amaç kırmızı et, doymuş yağ ve şekerli gıda tüketim miktarını azaltmaktır. Bu noktada DASH (Hipertansiyonu Durdurmaya Yönelik Yaklaşımlar) diyeti devreye girer ki bu diyet günlük olarak; 6-8 porsiyon tahıl, <6 yağsız et, tavuk, balık, yumurta, 4-5 porsiyon sebze/meyve, 2-3 porsiyon yağ ve süt ürünleri ve son olarak da 2300 mg sodyum tüketimini tavsiye eder. Yaşam tarzı değişikliğindeki bir diğer önemli adım vücut ağırlığının ve bel çevresinin ideal düzeyde olmasıdır. Tabii ki vücut ağırlığını ve bel çevresini optimal seviyede tutabilmek için düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Düşük yoğunluğa sahip ve süreli olan düzenli fiziksel aktivite hem kilo yönetiminde hem de kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğu unutulmamalıdır.

Hipertansiyon beraberinde birçok hastalığa da davetiye çıkartabilir. Vermiş olduğum tavsiyeler yalnızca hipertansiyon rahatsızlığı olan bireyler için genel bilgilendirme niteliğindedir. Detaylı bilgilendirme ve tedavi için doktorunuz ile görüşmelisiniz.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ