Firdevs SAK
Firdevs SAK
firdevssak@yenikonya.com.tr

SEZGİSEL YEME

01 Ekim 2020, Perşembe günü eklendi.

Bireyin; bedeninin doğal olarak verdiği fiziksel açlık ve doyum sinyallerini dinleyerek ve bunlara uyum sağlayarak yemesidir. Yani beden ile bağ kurup sinyalleri fark etmektir.

Zihin-beden arasındaki köprüdür. Birey sürekli moda diyetleri yaparak sürekli kilo alıp verir ve otomatik olarak diyet zihniyetine bürünür. Yapılan çalışmalarda kilo döngüsüne giren bireylerde kalp krizi riskinin arttığı, sonrasında daha fazla kilo alımı görüldüğü ve kas kaybı, yüksek tansiyon, kronik iltihaplanmanın arttığı görülmüştür. Diyet zihniyetinin temelinde yasaklı yiyecekler, yiyecekleri düşman olarak görme, egzersizi fazla kaloriyi telafi etme gibi düşünceler vardır. Bu zihniyete sahipseniz ve değiştirmek istiyorsanız gelin sezgisel yemeye yakından bakalım:

Sezgisel yemenin temel prensiplerinden biri öz şefkattir. Öz şefkatin amacı; kendine nötr ama anlayışlı bir yaklaşımla yaklaşmayı sağlamaktır. Bu sayede yemek seçimindeki suçluluk hissini atlatmak daha kolay hale gelir. Bireyin yiyeceklerle barışık olmasını sağlar. Birey yiyeceklerle barışmadığı için kısıtlayıcı diyet döngüsüne girer. Yasaklanan yiyecekler birey için her zaman heyecan verici olarak kalır. Tanıdık olma ve maruz kalma ise sıradanlık yaratır. Bu sebeple bedeni tanımak, onunla arkadaşınla konuşur gibi konuşmak, ona güvenmek ve neyi neden istediğini bilmek bu noktada önem kazandırır. Sezgisel yemenin temel prensiplerinden bir diğeri de öz bakımdır. Öz bakım ile birey kendisine, "Nasıl bir hayatım var?” sorusunun cevabını verir. Fiziksel, psikolojik, ilişkisel alanda öz bakım becerilerinizi ve öz bakım aktivitenizi engelleyen durumların neler olduğunu fark etmenizi sağlar. Öz bakım; aç olup-olmadığı zamanı bilerek kendini tanıma durumudur. Örneğin; "Şu an aç değilim, 2 saat önce yemek yedim. Genelde 3-4 saat içinde acıkıyorum ve trafiğe çıkacağım için yanıma atıştırmalık (açlık gelmeden neler yenilip yenilmeyeceği yazılmalı ve bu yiyeceklerin amacı sadece bedene enerji vermek olmalıdır.) alayım mantığı ile ilerler. Sezgisel yemede vücut ile bağ kurabilmek çok önemlidir. Bu bağlantıyı, her gün 5 dakika da olsa beden ile iletişime geçmeye çalışılarak yapılabilir. Bağ kurabilmeyi iki durumda ele alırsak;

*Açlık durumunda bağ kurabilmek;

Aşırı açlık durumunda ilkel yeme devreye girer ve farkındalıkla ve bilinçli yeme yetersiz hale gelir. İlkel açlık ise biyolojik açlığa çok uzun süre cevap vermeme halidir. Açlıkla bağ kurabilmek için şu sorulara cevap verebilmek gerekiyor;

Açlığı nerede hissediyorum?

Hangi yiyecekte daha çabuk acıkıyorum?

Ortalama tok kalma sürem ne kadar?

Bana özel olan durumlar ne?

*Tokluk durumunda bağ kurabilmek; "Hangi yiyecekler daha tok tutuyor?” ve "Ne kadar tok iken sofradan kalkıyorum?” sorularına cevap bulur. Bunun yanı sıra yemek yemek "dikkati dağıtmak” amacı için kullanılırsa tokluk fark edilemeyeceğinden dolayı toklukla bağ kurmak açlığa göre daha zor olabiliyor. Sezgisel yemede bireyin yiyeceklerle ilişkisi ele alınacak olursa; yemeğin nerede ve hangi şartlarda yenildiği, tek odağın yemek olması ve hangi besinden ne kadar yenildiğinin farkında olunması ve bireyin yiyeceklerle ilgili tutumu çok önemlidir. Bireyin kendisine yiyeceklerle ilgili kurallar koymadan, yiyecekleri tatmin olması için mi yoksa bazı durumları telafi etmek için mi yemek istediği önem taşır.

Sezgisel yeme ile ilgili daha detaylı bilgi alıp uygulamaya geçmek istiyorsanız bir psikolog ile ve firdevssak92@gmail.com mail adresimden benimle iletişime geçebilirsiniz. Ben de bugünkü yazıma katkılarından dolayı Psk. Egenur Hanım'a teşekkürlerimi sunuyorum.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ